VERİMLİLİK

İktisadi anlamda “verimlilik” girdilerin çıktılara oranının matematiksel ifadesidir.

Genelde ise,”Verimlilik”,insanların ihtiyaçlarını karşılayan kaynakların etkinliğinin ölçüsüdür diye tanımlanmaktadır. Nedir bu kaynaklar? Biyolojik, fizyolojik, sosyal, beşeri, maddi-manevi iş hayatını ve her türlü hizmet alanını kaynak olarak saymak mümkün.

Hizmet kaynaklarını etkin kılacak olan kuşkusuz çalışanların performansıdır. Ama gel gör ki hiçte öyle olmuyor.

Geçtiğimiz hafta sonu yurt dışından gelen cüz-i bir nakiti her zaman aldığımız TC. Devlet Bankasına gittiğimizde, anlayamadığımız bir sistemden söz edilerek ödenemeyeceği bildirildi. Kim bilir belki de dövizleri yoktu! Bir iki daha devlet, özel banka dolaştık olmadı. Ve edindiğimiz bilgi doğrultusunda neticede bizim emektar PTT gişesi önünde kendimizi bulduk. Namı Osmanlıya kadar dayanan PTT’miz de işimiz zor olmadı.  Kolayca halledildi. Yolculandık.

O an, benzer böylesi durumlar acaba kamu hizmeti veren diğer kurumlarda da yaşanıyor mu? Dedim kendi kendime. Ve asıl verimliliği düşüren geç gelip, erken giden memurlar dedikodusu geldi aklıma. Ne varki? Devletin işini yapan memurlardır. Onları zan altında bırakmak, örselemek doğru olmaz, yakışmaz da. Doğru olan: Personelin psikolojik gücünü harekete geçirerek, hizmet kaynaklarından beklenen verimin alınmasıdır. Diyerek kendimizce kısa bir yorum yapmayı yeğledik.

Verimin azda olsa düşme ihtimaline karşı veya düşmesi halinde Merkezi Hükümet ve mahalli idareler, mülki idare amirleri, uyarıcı emirler yayınlayarak duruma müdahale ederler.  Böyle bir durum var mı? Yok mu? Bilinmez ama Cumhurbaşkanlığının Konuya ilişkin 2018/13 genelgesinin son paragrafı şöyle:

“…Bu itibarla; kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan tüm başvurularda, talebin sonuçlandırılması başka bir idari makamın görev alanında kalsa dahi, başvurular anında incelenerek takip edilecek, talebin ilk başvuru yerinde neticelendirilmesine özen gösterilecek, başvuru sahibine yapılan işlemler hakkında gecikmeksizin nihai ve kesin bilgi verilecek, başvuruların süratli ve doğru sonuçlandırılması amacıyla gerekli tüm tedbirler alınacaktır.”

Emir açık ve net. İşlemi sonlandırmada kaçış yok. Benim konum değil diyerek işten sıyrılmakta yok. Yurttaş olarak beklediğimiz: Tanzimattan sonra sıkça kullanılan KAHT-I RİCAL tabirinin (ilgili Makalemiz geçen sayılarda mevcuttur) deyiminin tekrar gündeme taşınmamasıdır.