Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya

Gümüşhane’nin İstiklal Harbi’ndeki Stratejik Önemi

S.Vedat Karaarslan – Arkeolog – Elektronik Mühendisi  (MSc.) Mondros Mütarekesi’nin

S.Vedat Karaarslan – Arkeolog – Elektronik Mühendisi  (MSc.)

Mondros Mütarekesi’nin 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan kabul edilmez hükümleri içinde bulunan Madde 8  — Elyevm Osmanlı işgali altinda bulunan bilcümle liman ve demir mahallerinden itiláf sefaini tarafindan istifade edilmesi ve itiláfla hal-i harpte bulunanlara karşı mesdut bulundurulması. Süfünü Osmaniyede ticaret ve ordunun terhisi hususlarında serait-i mümasileden istifade edeceklerdir’ hükmünde yer alan işgal güçleri tarafından limanların işgal edilebileceği ve Osmanlı Ordusu’nun terhis edilerek silahlarının teslim edilmesi hususu bulunmaktaydı. Yine aynı mütarekede Madde 7— ‘Müttefikler emniyetlerini tehdit edecek vaziyet zuhurunda herhangi sevkülceyşi [1] noktasını işgal hakkını haiz olacaktır’  ifadesi Anadolu’nun tamamen işgal edilebileceğini öngörmekteydi.

Ancak Mondros Mütarekesi’nin bu ağır maddelerinin gereği olarak stratejik bir coğrafyada bulunan Gümüşhane üzerinden ne doğuya askeri teçhizat ve mühimmatın sevk edilebileceği Trabzon Limanı işgal edilebildi ne de Osmanlı Ordusu’nun terhis edilmesi Mütareke’nin imzalanmasından sonra 1919 tarihinde Kolordu Komutanlığı’na atanan Kazım Karabekir Paşa’nın cesur ve dirayetli tutumu sayesinde gerçekleşebildi.

K. Karabekir Paşa komutanı olduğu 15. Kolordu’yu terhis etmemişti. Bu kararlı tutum ile Gümüşhane’nin sahil kentleri ile doğu cephesi arasındaki konumu gereğince güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak işgalci güçler tarafından tutuklama emri çıkarılan Yarbay Halit Bey’in III. Tümeni gayri resmi olarak yönetmek üzere Gümüşhane çevresinde Torul’da görevlendirmesine vesile olmuştu. Yarbay Halit Bey (Karsıalan) ikamet ettiği Torul’da hem tümeni yönetmiş hem de Gümüşhane çevresinde İstiklâl Harbi’ne giden yolda önemli görevler üstlenen milli teşkilâtların kurulmasına öncülük etmişti. K. Karabekir Paşa’nın bu cesaretli tutumu sayesinde Doğu Cephesindeki savaşın sona ererek kapanmasından sonra aynı yol bu kez sahile doğru kullanılarak doğudaki mühimmatın Batı Cephesine sevkiyatı olarak gerçekleşmişti.  

Karabekir Paşa anılarında Gümüşhane’den üç kez geçtiğini yazar. Bunlardan birincisi zorlu Mütareke yıllarında Gülcemal vapuru ile geldiği Trabzon Limanı’ndan Gümüşhane’ye doğru iki otomobil ile hareket ederek Torul’da (Ardasa) 30 Nisan 1919 tarihinde bir gece kaldığını anlatır. Ertesi gün Gümüşhane’ye 1 Mayıs 1919 tarihinde hareket eden Karabekir Paşa Ardasa ile Gümüşhane arasındaki yolun çok iyi durumda olduğunu, hatta III. Ordu Müfettişliğine atandığını öğrendiği Mustafa Kemal Paşa’ya bu yolun daha güvenli olduğu için Gümüşhane üzerinden Erzurum’a gelmesinin daha uygun olacağını bildirmişti. Karabekir Paşa anılarında bahçelerin Rus işgali nedeniyle harap edildiğini, halkın perişan durumunu yazmıştı. [2]

Mütareke yıllarında Gümüşhane’nin zengin maden yatakları işgalci İngiltere’nin de dikkatini çekmiş Cornor adlı bir maden mühendisini Serikas ve Salarze köylerinde maden aramak üzere görevlendirmişti. Mütareke hükümleri dolayısıyla terhis olması öngörülen Osmanlı Ordusu’nun silahlarını toplamak amacıyla ancak asıl amacının Erzurum Kongresi’ni önlemek olduğu ve Mustafa Kemal Paşa ile görüşmek için bölgeye gönderilen Albay Rawlinson, Gümüşhane’de, halk tarafından büyük engellemelerle karşılaşmış ve Gümüşhane’den ayrılması uzun bir süre geciktirilmişti. [4[ Mühendis Cornor, Rawlinson ile önemini gördükleri coğrafyada bulunan Gümüşhane’de bir temsilci bulundurmak istediklerini Gümüşhane Mutasarrıfı’na söylemişti.

Gümüşhane, kurtuluş yıldönümünü idrak ettiğimiz bugün 15 Şubat 1918 tarihinden Mütareke’nin imzalandığı 30 Ekim 1918 tarihine ve İstiklal Harbi’nin sonlandığı 1922 tarihine kadar Doğu Karadeniz Bölgesi’nin stratejik coğrafyasında bulunması dolayısıyla aynı önemini günümüzde de koruyan bir konuma sahiptir.

ARKEOTEKNO

[1] Askeri birlikleri sevk ve idare etme, ordunun kontrolünü sağlama anlamına gelir.

[2] Karabekir Paşa Gümüşhane’den diğer geçişleri ise I. Dünya Harbi sona erdikten sonra bölge halkı ve 15. Kolordu ile vedalaşmak üzere 30 Eylül 1923 tarihinde Gümüşhane’den geçmiş ve tekrar geriye dönüşü de 17 Ekim 1923 tarihinde gerçekleşmiştir.

[3] Yazının ana resmi Gümüşhane’nin Süleymaniye Mahallesi’nden (Eski Şehir) taşındığı ilk yıllara tekabül etmektedir. (Hükümet Konağı 1922 yılında yapıldı. Resmi taşınma 1927 yılı) Bu resimde Harşit Çayı’nın yanında görülen binalar arasındaki yol, şehre Bağlarbaşı Mahallesi (Sorda) yönünden ana girişi göstermektedir.

[4]  Alfred Rawlinson 1923 yılında yazdığı Adventures in The Near East adlı kitabında bu konudan (nedense) bahsetmemektedir. Bu konudaki değerlendirmeler Türk kaynaklarından alınmıştır.   

***

Yazı Kaynağı: https://www.arkeotekno.com/pg_882_gumushanenin-istiklal-harbindeki-stratejik-onemi