ŞAİR ALİ ÖZDOĞAN
EY ŞİVE-NÜMA
Ey şîve-nümâ sanma ezâ sanma cefâ kâr
Sen aşkı o Mecnûn’u yakan kor mu sanırsın
Hakk nîmetidir cehle düşüp olma cefâkâr
Pervâneye bak hâlini gör aşkı tanırsın
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
EY VEFASIZ
Nâr-ı firkat içreyim duy nâle vü efgânımı
Ey vefâsız gel de gör sen çeşm-i pür-giryânımı
Sûzinâkım derd-i aşk kül etti cism ü cânımı
Ey vefâsız gel de gör sen çeşm-i pür-giryânımı
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
ZULMETME
Pek sevdi gönül tavrını ey gonca-i rânâ
Zulmetme günah cevr ile Hakk verdiği câna
Bin katle bedel sanki o çeşmindeki mânâ
Zulmetme günah cevr ile Hakk verdiği câna
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
SON AN
Haydi kalk gururla kolları salla
Kalk da şimdi ört günâhını malla
Duymadın mı ey kibirli garâbet
Sanki mıknatısla tuttu musallâ
Fâilâtü fâilâtü feûlün
NİYE VAR?
Kimden gelir acâib, şu hayatlar niye var
Ah sanki serçelerden biri olmak diye var
Ahret ölüm unuttuk bize sorsan veliyiz
Kaçtık ya Hakk yolundan hepimiz zırdeliyiz
Müstefilün feûlün feilâtün feilün
AH ÂDEM
Sanki şu fânîde o muydu gâye
Fırsatı zâyetti nefisle sâye
Şeytana yem oldu kazandı! Pâye
Ölmeye küs müydü unuttu mâdem
Keyf ile kabrinde uyur mu âdem
Müfteilün müfteilün feûlün
AH LEYLA
Rûhumda ümitler kırılıp derdi kanarken
Sevdâzedeler hâlimi hiç bilmedi Leylâ
Bülbül bile bülbül ile hep aşkı anarken
Hasretle akan yaşları hiç silmedi Leylâ
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
TÛL-İ EMEL
Görmüyor hâl-i melâlim sanki âmâ gözlerim
Ah kabirdir önde cânâ amma gençlik özlerim
Hak konuşmaz gafletinden boş kelamdır sözlerim
Ah kabirdir önde cânâ amma gençlik özlerim
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
NE YAPAYIM?
Yâdında mıdır eski bahar gülleri sorsam
Ümmîd-i rüyâlarla gönül hayra mı yorsam
Ağyâre ne var aşk ile Mecnun oluyorsam
Firkatle yanan sûz-i ciğerler gibi ‘kor’sam
Ümmîd-i rüyâlarla gönül hayra mı yorsam
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
ŞİFAYAP OLURUM
Bir lâhza şifâyab olurum hâtıralardan
Kalbimde firâkınla açılmış yaralardan
Aşktan yana bahtım kara, bahtım karalardan
Kalbimde firâkın ile açmış yaralardan
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
BENLİĞİN HALLERİ
Hiç susmadan âllâmeyim desen de
Zannetme şol kibrin dininde sen de
Birden gelip bâd-ı firâk esende
Gör benliğin kör benliğin tuzaktır
Ben ben diyen Allah’a çok uzaktır
Müstefilün müstefilün feûlün
SIRR-I BAHARDIR
Nemli gözler seni özler yine kalbimde hüzün
O derin hâtıralardan gülüyor sanki yüzün
Bilirim sırr-ı bahârdır erişir rengi güzün
O derin hâtıralardan gülüyor sanki yüzün
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
FİTNE
Şaştım şu dilde hâlâ ayrılık denen nedir
Tâlipli ecnebînin parmağında fitnedir
Mefûlü fâilâtün fâilâtü fâilün
ÖZLEM
Yine canlandı hayâlin yine özlemli bugün
Yine firkat yine hicran yine göz nemli bugün
Nideyim güz mevsimi rûhum yine mâtemli bugün
Yine firkat yine hicran yine göz nemli bugün
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
TAHLİL
Nerdedir hey! Ne getirmiş bana, gelmiş yeni yıl
Eski herşey, ne nehârın ne bahârın tadı var
Bak geçen ömrüne nur var deyivermişse akıl
Şu ümîdim ile mâzim bile yardır, yine yar
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
VEFASIZ YAR
Bî-karârım ye’si sevdâ eylemiş bîmar beni
İnletir cevriyle durmaz ol vefâsız yar beni
Sûzinâk rûhumda bin dert ağlasın ağyar beni
İnletir cevriyle durmaz ol vefâsız yar beni
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
ÖZLEM
Pek nazlı deniz aşk ile mehtâbını bekler
Sandalda gönül nağme-i dem sazda kürekler
Bir tâze bahar özlemi, coştukça yürekler
Sandalda gönül nağme-i dem sâzda kürekler
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
GONCA-İ RANA
Açılır gonca-i rânâ yine gitmez şu hüzün
Soluyor neşvesi cânâ soluyor ömrümüzün
Kanatır rûhumu hâlâ nicedir hârı güzün
Soluyor neşvesi cânâ kısacık ömrümüzün
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
