Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Mart 2026 Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmanın bir bölümünde İstiklal Marşımızın 105. yıl dönümü nedeniyle çok önemli mesajlar verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, yarın milletin ortak değerlerinin, ortak geçmiş ve gelecek tasavvurunun en veciz nişanesi, millî mutabakat metni olarak gördükleri İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümünü idrak edeceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı’nın vatanın umumi manzarası açısından nasıl bir ahvalde yazıldığını, devrin maarif vekili Hamdullah Suphi Bey’in, “‘O günlerde cepheler arka arkaya çökmekteydi. Eskişehir’in sükutu hatta Ankara’nın istilası gün meselesiydi. Hükûmetin Sivas’a kadar çekilme hesabı vardı. Ordu her an Sakarya gerisine çekilmek üzereydi. Askerlerimizin maneviyatı son derecede sarsılmıştı'” ifadeleriyle anlattığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatan topraklarını hızla kara bulutların kapladığı bir dönemde merhum Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşı’nın 12 Mart 1921’de TBMM’de tekrar tekrar okunduğunu, ayakta dinlendikten sonra alkışlar ve gözyaşları eşliğinde Genel Kurul’un ekseriyeti azimesi ile millî marş kabul edildiğini belirtti.
“Bu topraklarda, ezelden ebeden hür yaşamış milletimizi esir etmeyi amaçlayan emperyalist kuşatmaya karşı verilen Millî Mücadele, kahraman ordumuza ithaf edilen İstiklal Marşı’mızın kabulüyle kelimelerden mürekkep bir sancağa kavuşmuştur” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İstiklal Harbi’mizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal, Meclis Başkanı sıfatıyla gözyaşlarının sel olup aktığı o tarihî günlerde bu hakikati şöyle dile getirmiştir: ‘Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır. İstiklal Marşı’nda davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. En beğendiğim yeri şu mısralardır. Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet. Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal. Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır. Bu demektir ki, efendiler Türk’ün hürriyetine dokunulamaz’.”
“MİLLET OLARAK HİÇBİR ZAMAN KORKMADIK, KORKMUYORUZ VE KORKMAYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece yazıldığı günler bakımından değil muhteviyatı bakımında da İstiklal Marşı’nın, son devletin kurucu belgesi ve yapı taşı olduğunu dile getirdi.
İstiklal Marşı’nın aynı zamanda milletin bağımsızlık beyannamesi ve hürriyet iradesinin manifestosu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunun için İstiklal Marşı’mız, peygamber efendimizin çetin ve çileli hicret günlerinde yol arkadaşı Hazreti Ebubekir’e seslenişinden ilhamla ‘Korkma’ diye başlar. ‘Korkma. Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak. Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak. O benimdir o benim milletimindir ancak’. Evet, millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl bin yıldır alnımız ak, başımız dik bir şekilde hür yaşadıysak inşallah kıyamete kadar yine hür yaşayacağız. Kendisi muazzam bir şair olmasının yanı sıra hayatı daha muhteşem bir şiir olan Mehmet Akif, İstiklal Marşı ile ilgili şunları ifade etmişti: ‘O şiir bir daha yazılmaz, onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın’ Ben de bugün Cenab-ı Allah bu ülkeye ve bu aziz millete bir kere daha İstiklal Marşı yazmayı gerektirecek şartlar göstermesin diyorum. Burada özellikle, önceki hafta yaşanan süfli ve seviyesiz tartışmalar babında yayımladıkları rezil bildirilerle devletimizin kurucu kodlarına ve milletin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşı’mızı bir kez daha okumalarını, anlayana kadar tekrar tekrar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum. Bilhassa şu mısralar, Türk milletinin asli kimliğinin ne olduğunu, Türkiye’yi hangi iradenin kurduğunu, bu devletin hangi esaslar üzerine bina edildiğini anlamalarına çok yardımcı olacaktır. ‘Ruhumun senden ilahi şudur ancak emeli, değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli’.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Mücadele’yi zafere ulaştıran, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atan, Türk milletinin mayasını çalan asli değerlerin ezan, Kur’an, şehadet, bayrak, hürriyet ve her gönülde yaşayan “i’la-yi kelimetullah” davası olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Nurettin Topçu’nun İstiklal Marşı’nın müellifi ile ilgili yaptığı, “Türk’ün Müslümanlıktan ayrılmayacağını bize Akif öğretti” tespitinin malumun ilamı, üstat Necip Fazıl’ın “İçi alev alev Müslüman, dışı pırıl pırıl Türk ve içi dışına hâkim, dışı içine köle” ifadesinde vücut bulan hakikatin gerçek olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Asya’dan Afrika’ya, Kafkaslar’dan Balkanlar’a kadar Türkiye, Türk milleti denilince akla ilk neyin geldiği belli değil midir? Allah aşkına bu değişmez gerçeklere gözlerini kapamak, bu hakikatlere sırt çevirmek mümkün mü? Sırf birilerinin işine gelmiyor diye aslımızı, neslimizi, ruh kökümüzü inkâr mı edelim? Nesli tükenmekte olan üç-beş kart yobaz rahatsız oluyor diye bizi biz yapan kurucu değerlerimizi yok mu sayalım? Beyefendiler istemiyor diye Allah Allah nidalarıyla üç kıta, yedi iklimde at koşturan kahraman ecdadımızı ret mi edelim? Kimse kusura bakmasın, biz bunu yapmayız, yapamayız. Biz aslımıza da ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz. Kim ne derse desin, kim hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın, bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız. Hiçbir dahili ve harici bedhahın, hiçbir gücün bu asaletlere zarar vermesine, inancımızı ve irademizi kırmasına, bu milleti sahte ve sanal korkularla esir almasına müsaade etmeyeceğiz. 86 milyon hep birlikte, birbirimizin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hukukuna canımız pahasına sahip çıkacağız.”
“Türkiye Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı olarak, hepsinden öte bu aziz ve asil milletin bir evladı olarak, İstiklal Marşımıza da istiklalimize de son nefesimize kadar sahip çıkacağımızı, bunları korumak için gerektiğinde göğsümüzü siper edeceğimizi bugün bir kez daha ilan ediyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, istiklalin ve istikbalin tapu senedi olan İstiklal Marşı’nı armağan eden büyük mütefekkir, münevver ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle yad etti, marşı kabul eden Meclisin muhterem üyelerini rahmetle ve minnetle andı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurtuluş Savaşı başta olmak üzere 1000 yıldır cennet vatanı mübarek kanlarıyla sulayan tüm şehitlere ve vefat eden gazilere de Allah’tan rahmet diledi.
Kaynak: Cumhurbaşkanlığı İnternet Sitesi – 11.02.2026

