Türkiye’nin önde gelen Risale-i Nur STK’larından Erzurum Kültür ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti, Ramazan etkinlikleri genelgesi ve okullarda yapılan etkinliklerden dolayı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e hitaben yazdığı hem teşekkür hem de tavsiyeler içeren mektubunu kamuoyu ile paylaştı. Açık mektup şöyledir:
Sayın Millî Eğitim Bakanımız Prof. Dr. Yusuf TEKİN,
Mübarek Ramazan ayının milletimiz, devletimiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara, birlik ve beraberliğe vesile olmasını temenni eder; zat-ı âlinizin ve eğitim camiamızın Ramazan-ı Şerif’ini en kalbî duygularımızla tebrik ederiz.
Ramazan ayı vesilesiyle, 81 ilimize gönderdiğiniz talimat doğrultusunda okullarımızda uygulanacak olan “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı etkinlikler; millî eğitim sistemimizin değer temelli ve insan merkezli yaklaşımının güçlü bir tezahürü olmuştur. Toplumumuzun kahir ekseriyetinin inanç ve değerlerini yansıtan bu kıymetli adımların, din ve vicdan hürriyetini dar kalıplara hapsetmek isteyen, tahammülsüz ve materyalist zihniyetler tarafından hedef alınması, atılan bu adımın ne kadar isabetli ve elzem olduğunu bir kez daha göstermektedir.
Eğitim sürecinin yalnızca seküler ve niceliksel bilgi aktarımından ibaret olmadığı; ahlaki olgunluk ve toplumsal sorumluluk bilincinin kazandırılmasıyla gerçek anlamına kavuştuğu izahtan varestedir. Bu bağlamda asıl gaye; evlatlarımıza kâinatı muazzam bir kitap gibi okumayı öğretmek, varlıklara ve hadiselere kendi adlarına ve tesadüfün eseri olarak (mana-yı ismiyle) değil, Sanatkârlarını tanıtan birer eser, birer ayet olarak “mana-yı harfi” nazarıyla bakabilme şuurunu kazandırmaktır. Fünun-u medeniye ile ulûm-u diniyenin, yani akıl ile kalbin bu şekilde birleşmesi, sarsılmaz bir şahsiyet inşasının en temel şartıdır.
Nitekim Bediüzzaman Hazretleri bu hakikati şu veciz ifadeyle dile getirmiştir: “Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder.”. Bu yaklaşım, eğitimde hem aklî hem de manevî boyutun birlikte ele alınmasının zaruri olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Çocuklarımızın ve gençlerimizin küçük yaşlarda kuvvetli bir ahlaki ve imani terbiye ile yetişmemeleri hâlinde, ilerleyen yaşlarda bu kıymetli değerleri hayatlarına tam anlamıyla yansıtabilmelerinin güçleşebileceği şüphe götürmez bir gerçektir. Yine ifade edildiği üzere; bir çocuk küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imani alamazsa, sonra pek zor ve müşkül bir tarzda İslâmiyet ve imanın erkânlarını ruhuna alabilir; âdetâ gayr-ı Müslim birisinin İslamiyet’i kabul etmek derecesinde zorlanır ve yabani düşer. Bu sebeple erken yaşlarda verilen değer eğitimi, yalnızca bireysel gelişimin değil, toplumsal istikbalin de en mühim teminatıdır.
Gençlerin sahip çıktığı vatan ilelebet devam eder. Millî Şairimiz Mehmet Âkif’in “Asım’ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek” diyerek müjdelediği ideal gençlik; kendi değerleriyle barışık, köklerinden güç alan ve evrensel ölçekte insanlığa fayda üretmeyi ilke edinmiş bir nesildir.
Ramazan ayının manevî iklimini eğitim ortamlarıyla buluşturan; okul-aile iş birliğini güçlendiren, gönüllülük esasına dayalı ve insan onurunu gözeten bu uygulamanın, gençlerimizin karakter inşasına ve toplumsal dayanışma ruhunun güçlenmesine vesile olacağına yürekten inanıyoruz.
Sayın Bakanımız, bir husustaki istirhamımızı da arz etmek isteriz. Anayasamızda yer alan din öğretimine ilişkin düzenlemeler çerçevesinde, zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin ilkokulun ilk kademelerinde (1, 2 ve 3. sınıflar) pedagojik esaslar gözetilerek ele alınmasının, değer eğitiminin sürekliliği ve bütünlüğü açısından önemli olduğu kanaatindeyiz. Bu hususun, ilgili mevzuat ve eğitim politikaları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesinin ve gerekli görülmesi hâlinde düzenleme yapılmasının faydalı olacağını takdirlerinize arz ederiz.
Erzurum Kültür ve Eğitim Vakfı olarak; inanç hürriyetini ve manevi değerlerimizi esas alan vizyoner çalışmalarınızda, özellikle Ramazan etkinliklerine yönelik ortaya koyduğunuz öncülük ve her türlü haksız eleştiriye karşı sergilediğiniz dirayetli duruş dolayısıyla zat-ı âlinize; başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN olmak üzere devletimizin ilgili tüm erkânına şükran ve takdirlerimizi arz ederiz.
ERZURUM KÜLTÜR VE EĞİTİM VAKFI MÜTEVELLİ HEYETİ
***

