Eski Gümüşhane’de Ramazan Topu ve Karaysar Taşı

S.Vedat Karaarslan – Arkeolog – Elektronik Mühendisi  (MSc.) Eski Gümüşhane olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi günümüz Gümüşhane coğrafyasının da bulunduğu Geç Erken Karbonifer (358-298 milyon yıl önce) döneminde oluşan Gümüşhane Granitoyidi olarak bilinen depreme oldukça dayanıklı dev bir kütle üzerinde duran bu magmatik kayaç olan granitoyid üzerinde yer alır. Yaklaşık 15 Km çapında olan bu Geç […]

S.Vedat Karaarslan – Arkeolog – Elektronik Mühendisi  (MSc.)

Eski Gümüşhane olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi günümüz Gümüşhane coğrafyasının da bulunduğu Geç Erken Karbonifer (358-298 milyon yıl önce) döneminde oluşan Gümüşhane Granitoyidi olarak bilinen depreme oldukça dayanıklı dev bir kütle üzerinde duran bu magmatik kayaç olan granitoyid üzerinde yer alır.

Yaklaşık 15 Km çapında olan bu Geç Paleozoyik yaşlı bu granit kütlenin içinde kırmızı ortoz billurları olması dolayısıyla tatlı bir kırmızı rengi ve bu billurların ayrışmamış olması ile çatlaklarının birbirinden uzakta olması kolayca nakledilmesini ve masif ve kaplama amaçlı kullanılmasını sağlar. Volkanik kayaçlarda bulunan ortoz bileşimleri feldspat olarak bilinen ve genellikle duvar yer karo kaplamaları ile seramik ürünleri üretiminde kullanılır. Bu ortoz bileşimleri kristal sistemi ve camsı-inci parlaklığı ile karakterize edilen, genellikle arkeolojik buluntularda da karşımıza çıkan silis içeriği yüksek olan riyolit, Romalıların boyut taşı olarak kullandıkları kesilmesi kolay trakit ve Paleolitik Çağ’da silah yapımında da kullanılan cam gibi keskin obsidyen gibi felsik magmatik volkanik kayalarda bulunan potasyum feldspatın yüksek sıcaklık formu olarak tanımlanır.

Bu granityotid kütle üzerinde karbonifer döneminde yer yüzeyine doğru hareket eden sıcak magmatik kütlelerinin yer yüzeyine çıkmadan soğuması olarak ortaya çıkan dev kütlelerin oluşumunu sağlamış ve bu soğuma esnasında altın, gümüş ve bakır gibi zengin mineraller bu kayaçların arasına sızmıştı. Bu gelişim süreci dolayısıyla günümüzde Gümüşhane’nin madenin anavatanı olmasını sağlamış olan günümüzdeki zenginliği olarak ‘altı gümüş-üstü kültür şehir Gümüşhane’ söylemini ortaya çıkarmıştır.

Bir Anadolu geleneği olan Karahisar genellikle ulaşılması güçlüklerle dolu yerlere inşa edilen kaleler (hisar) ve hemen yakınında kurulan yerleşim yerlerine ad olarak verilirdi. Süleymaniye Mahallesi’nin batı yönünde düşen tepenin adı da Karahisar Tepesi olarak adlandırılır. Bu tepenin adından ve etrafındaki kayalıklardan kaynaklanan ‘karaysar’ kelimesi ise Karahisar kelimesinin yöre ağzı olarak söyleniş şeklidir.    

Gümüşhane’nin batı tepesindeki Geç Jura (160-145 milyon yıl öncesi) -Erken Kreatase (145-160 milyon yıl öncesi) döneminde oluşan Berdiga formasyonuna ait bölgede bulunan Karahisar Tepesi’nden adını alan Karahisar Taşları oldukça sağlam, güçlü yerinden oynatılamayan kayalar olarak bilinirdi. Bu kayalar Gümüşhane yerel söylemiyle ‘karahisar’ adının farklı söyleniş şekli olan ‘karaysar taşı’ olarak adlandırılırdı.

Esas adı Karahisar Taşı olarak bilinen bu taşlar kırılarak çeşitli bina inşaatı, ibadethaneler, yol çakıl işlerinde ve köprü yapımı gibi işlerde kullanılırdı. Halen Süleymaniye Mahallesi’nde bulunan 1861 yılında yapılan Zeki Kadirbeyoğlu Konağı’nın zemin katı, pencere ve girişlerinde düzgün kesme taş kullanılan Sarı Mektep (Metropolitan Okulu) gibi tarihsel geçmişi olan binalar da yerel taş ustalarının eseri olarak tüm yüzeyleri yontularak düzeltilmiş kesme bu ‘karaysar’ taşlarından yapılmıştı. Bölgeye yakın olan ve yakın döneme kadar birçok evin yapımında kullanılan ‘karaysar’ kesme taş malzeme, Osmanlı Padişahı III. Murad zamanında 1575 tarihli şehrin ana merkezinde bulunan Harşit Çayı üzerindeki köprünün, Osmanlı’nın I. Dünya Savaşı’na katılması nedeniyle bir anı olarak inşa edilen Daltaban Çeşmesi’nin yapımında da kullanılmıştı.

Karahisar Tepesi’nin kuzeyinde madenciliğin XIII. yüzyılda başladığı Gümüşhane merkezinin 7 Km batısında yer alan Süleymaniye Mahallesi sınırları içinde yer alan Kırkpavli maden ve güney yönünde ise Dere Maden alanları bulunur. Bu maden sahaları ile birlikte güneye doğru Hazine Mağarası hattı ile birleşince XIII. yüzyıldan bu yana işletilmeye başlanan maden ocakları nedeniyle Gümüşhane adının yer altının gümüş yer üstünün ise neden kültür olduğu daha iyi anlaşılırdı. Bu adlandırmada Karahisar Tepesi’nden adını alan ‘karaysar’ taşının önemi de oldukça fazladır. .

Karaysar taşının kuvvetli ve yerinden kaldırılması oldukça güç olması nedeniyle Gümüşhane’nin şimdiki coğrafyasına taşınmasından önceki yerleşimi olan Süleymaniye Mahallesi’nde iftar saatini bildiren ramazan topunun bu kayalar üzerinden atılması yerinden oynatılamayan bu taşların önemini ortaya koyardı.

Eski Gümüşhane yerleşimi olan Süleymaniye Mahallesi’nde anılarla dolu ‘karaysar’ taşı üzerinden atılan ramazan iftarını bildiren top 1970 li yıllarda Çamlıca Mahallesi ile birleşen arka yönünde Kızılköy’ün bulunduğu ve Kuşakkaya’nın doğusunda yer alan ağaçlandırılmasına 1970 li yıllarda başlanan dağın zirvesinde atılırdı. Gümüşhane merkezinden de Ramazan topunun göğe yükselen bulutlu dumanlarının da görülebildiği bu tepede dumanın önceden görülmesine rağmen topun sesinin doğal olarak birkaç saniye geç gelmesi mübarek iftar ezanının duyulmasına rağmen ‘daha top atılmadı’ esprilerine yol açardı.

ARKEOTEKNO   

NOT: Bu yazının hazırlanmasında MTA yayınlarından yararlanılmıştır.

KAYNAK LİNK: https://www.arkeotekno.com/pg_887_eski-gumushanede-ramazan-topu-ve-karaysar-tasi


Exit mobile version