1

GÜMÜŞHANE’DE PARALEL ÇETEYE GEÇİT YOK!

GÜMÜŞHANE OLAY GAZETESİ’NİN 28 EKİM 2016 TARİHLİ MANŞET HABERİGümüşhane Cumhuriyet  Başsavcısı Bozan Çevik,  FETÖ soruşturmalarının Gümüşhane’de kararlılıkla ve titizlikle sürdüğünü belirterek,  paralel ihanet çetesi ile sonuna kadar mücadele edileceğini söyledi.

Çevik, gazetemize yaptığı açıklamada il genelinde devam eden Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması  (FETÖ/PDY) soruşturmaları kapsamında bugüne kadar 279 kişi hakkında işlem yapıldığını söyledi.

Çevik, FETÖ kapsamında Gümüşhane’de 121 kişinin tutuklandığını, 122 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını, 21 kişi hakkında yakalama kararı bulunduğunu,  13 kişinin serbest bırakıldığını, tutuklu olan 1 kişinin ise itirafçı olmasıyla tahliye edildiğini söyledi.

“Terörist başının Bank Asya’yı Kurtarın talimatı”

FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in,  17-25 Aralık operasyonlarının ardından cemaat mensuplarına, cemaate ait Bank Asya’yı kurtarmak için “Kendi adınıza ve yakınlarınız adına bankamızda hesap açtırıp yüklü miktarlarda para yatırın” talimatı verdiğini anımsatan Çevik, “Örgütün lideri olan Fethullah Gülen, örgütün Türkiye’de bulunan üst düzey sorumlularından biriyle yaptığı görüşme sırasında, görüşme yapan şahıs, “Bank Asya zor durumda Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF) el koyabilir, cemaat mensuplarını Bank Asya’ya yönlendirmemiz lazım” diyor. O da, ‘Varını yoğunu satsınlar, Bank Asya’ya yatırsınlar’ talimatını veriyor. O talimat doğrultusunda örgüte yakın olan kişiler, özelikle de gelen kayıtlarda da görüyoruz, 2014 yılı Ocak ayından itibaren bankaya yoğun bir para girişi oluyor, ya da yeni hesap açmalar oluyor. Bankacılık açısından bir bankanın mudi sayısı, bankanın gücünü gösterir. Bankadaki para hareketliliği ve banka yoğunluğu da bankanın gücünü gösterir. Böyle bir bankaya TMSF tarafından el konulmasını engellemek amacıyla talimat veriyor” diye konuştu.

FETÖ’nün finans merkezi Bank Asya ile ilgili kriter

Çevik, soruşturmalar kapsamında, darbe girişiminin finansörlüğünü yapan FETÖ’nün finans merkezi Bank Asya ile ilgili kriterlerini, “Biz diyoruz ki, eğer bu talimat üzerine bankaya para yatırılmışsa, sen örgüt liderinin talimatlarına uyan bir örgüt üyesisindir. Böyle durumda bizim kriterimiz, 2013 yılı Aralık ayına bakıyoruz. Örneğin A şahsın (0) lirası var. Ancak bu şahıs 2014 yılı Ocak ayında 4 bin 300 lira yatırmış. Bu şahsın gücü buna yetmiş. B şahsının ise 7 lira varmış hesabında. 2014 yılı Ocak ayında ise 25 bin 800 lira yatırmış. Biz, bunlara dikkat ediyoruz. Diğer örnekleri verecek olursak, kişinin (0) lira hesabı varken 11 bin 500 lira yatırmış. Yine birinin (0) liraymış 22 bin 500 lira yatırmış. Biz, Gümüşhane’de tüm kurumlarla ilgili ayrı ayrı soruşturmalar yapıyoruz. Bizim için anlamlı olan 2013 yılı Aralık ayından sonra, özellikle 2014 Ocak ayından itibaren Bank Asya’ya yoğun para yatırmalar var mı, yok mu veya bu dönemde hesap açılmış mı, açılmamış mı, bunları soruşturuyoruz. Baktığımızda B isimli bir bayan var. Bayanın 2013 Aralık ayında 10 bin lirası var, 2014 Ocak ayında 12 bin lira olmuş. Bu olabilir, bu bizim için önemli bir şey değil. Buna örgüt liderinin talimatı ile hareket etmiş demiyoruz. L diye bir bayan var. Bunun hesabına baktığımızda, 2013 Aralık ayında (0) lirası varmış, 2014 yılı Ocak ayında 74 bin lira yatırmış. Bu bizim için anlamlı. Biz, Bank Asya konusunda buna dikkat ediyoruz” cümleleri ile açıkladı.

“Bank Asya, Bylock, SGK kayıtları”

FETÖ soruşturmaları kapsamında kendileri için önemli olan kriterlerin Bank Asya, Bylock, SGK kayıtları gibi kriterler olduğuna dikkat çeken Çevik şöyle devam etti:

“Ceza muhakemesinde toplanan deliller, birincisi şüphelinin savunmasını alırız. Kesinlikle yasak sorgu usullerine başvurmadan, şahsın hür iradesiyle savunmasını alırız. O şahıs ile ilgili delil toplarız. Tanık beyanlarını dinleriz. Tanıklardan aldığımız beyanlarla yetinmiyor, alınan bu beyanları birbirleriyle örtüştürüyoruz. Şahsi husumeti bile dikkate alıyoruz. O nedenle zanlı ile ilgili aleyhinde beyanda bulunabilir, bundan dolayı başka beyanlarla örtüştürmeye çalışıyoruz. Beyanlarda geçen somut verileri araştırıyoruz, doğru mu değil mi diye. Tanık beyanlarından sonra aramalar yapıyoruz. Evlerinde aramalar yapıyoruz, dijital verilere el koyuyoruz.  Bizim için Bank Asya, Bylock önemli. SGK kayıtlarına dikkat ediyoruz.”

Hain örgütün gizli yapısı

Başsavcı Çevik soruşturmalarda,  hain FETÖ’nün gizli bir yapısı olduğunu, örgüte ait şirketlerde örgütle bağlantısı olmayan insanları çok nadiren çalıştırdıkları ile karşılaştıklarını belirterek,  “Tüm yaptığımız soruşturmalarda gördük ki bu örgüt, kendilerine ait olan tüm şirketlerde, örgütle bağlantısı olmayan insanları çok nadiren çalıştırıyor. Gizli bir yapısı var. Dışarıdan insanları aldıkları zaman o gizlilik bozulacak düşüncesiyle olabildiğince örgüte mensup kişileri şirketlerinde çalıştırıyor” ifadelerini kullandı.

“İki iddianame düzenledik”

Başsavcı Bozan Çevik iki iddianame düzenlediklerini de kaydederek, “Şu ana kadar iki iddianame düzenledik. Bu iddianamelerimiz Ağır Ceza Mahkemesi’nde. Bir tanesinin yargılanması, ilk duruşması yapıldı. İleri bir tarihe tehir edildi. Bundan sonra delilleri ivedilikle toplayıp masumiyet ilkesi doğrultusunda, lekelememek hakkını da göz önünde bulundurarak bir an önce bu insanları mahkeme huzuruna çıkarıp yargılamalarını yapmaktır. Sonuçta bir karar vermeye çalışıyoruz. Yeni çıkan durumlara göre de yeni operasyonlarımız olacaktır, oluyor da” dedi.

Çevik, Türkiye’nin her ilindeki yapılanmaya benzer bir örgüt yapılanmasının Gümüşhane’de de olduğunu belirtti.

“Etkin pişmanlıktan faydalanan birçok kişi var”

Etkin pişmanlıktan faydalanan birçok kişinin de olduğuna değinen Başsavcı Bozan Çevik, “Ama sayı gün geçtikçe daha da artacak. Koruma tedbirleri konusunda takdir yetkimizi kullanırken üzerinde en çok durduğumuz hususlardan biri de o. Hakikaten bu yapıyla ilgili ve örgütün Gümüşhane yapısının özellikle çökertilmesine katkı sağlayacak düzeyde bilgi veren, iyi niyetini ortaya koyan, gerçek anlamda etkin pişmanlık gösterenlerle ilgili biz örneğin tutuklama tedbirine başvurmuyoruz. Adli kontrol gibi diğer koruma tedbirlerine başvuruyoruz. Yasada çok güzel bir düzenleme var. Gerçekten etkin pişmanlık gösterip, örgütle ilgili bildiğini anlatan kişilerin ceza almama ihtimali çok yüksek.  Ceza dahi verilmez diyen kanun hükmü var. Onun için sürekli teşvik ediyoruz” açıklamasında bulundu.

“Canavar bir yapı olduğu 15 Temmuz sonrası ortaya çıktı”

FETÖ’nün yıllarca insanların iyi niyetini sömürdüğünü ancak 15 Temmuz’da hain yapının canavarlığının ortaya çıktığını vurgulayan Çevik, daha sonra şu ifadeleri kullandı:

“Bu işin sonu yok. Çok şükür güçlü bir devletiz. Yargı başta olmak üzere idari bürokrasi, emniyet teşkilatımız, tüm kurumlarımızla bu yapı ile mücadele ediyoruz. Güçlü bir devletimiz var. Güçlü bir yönetim şeklimiz var. Özellikle 15 Temmuz’u milat kabul ediyoruz. Yani o tarihten sonra herkes özveri ile çalışıyor. Biz de üzerimize düşeni yapıyoruz. Tabi gizli bir yapı olduğu için ve yıllarca insanların iyi niyetini sömürdükleri için biraz daha yavaş ilerleniyor olabilir. PKK terör örgütü gibi net değildir bunlar. Çok yakınımızdaki insanlar dahi olabiliyor. Mücadele biraz daha zor olabiliyor. Ama vatandaşımızdan destek bekliyoruz. Bunların gerçekten silahlı terör örgütü olduğu, bu ülkenin anayasada öngörülen kurumlarına rahatlıkla bomba atabilecek, 240’ın üzerinde insanı şehit edebilecek, canavar bir yapı olduğu 15 Temmuz sonrası ortaya çıktı. Onun için kimsenin bu saatten sonra mazeret üretme hakkı yok. Hiçbir mazerette kabul etmiyoruz.”

“Bir sürü itiraflar geliyor”

Birçok itiraf aldıklarına da dikkat çeken Çevik, “Bir sürü itiraflar geliyor. Ama bir insan gelip kendisi anlatırsa, bunlarla bağlantısını ve hangi gerekçe ile bunlarla birlikte olduğunu, kendisi ile ilgili somut bilgileri bize anlatırsa iyi niyetine inanıp ona göre onunla ilgili lehine olan yasal düzenlemeler uygularız. Ama bu yönde bir girişimi olmayan, iyi niyetini görmediğimiz şahıslarla ilgili başka türlü delil elde ettiğimiz zaman bizim de onlara yaklaşımımız tabi ki hukuk çerçevesinde daha şedit oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Paralel ihanet çetesinin kirli yüzü

Başsavcı Çevik, paralel ihanet çetesinin birçok kirli yüzü bulunduğunu, kendilerine ait platformlarda örgütle mücadele eden kamu bürokratlarını da tehdit ettiklerine de dikkat çekerek,  “Örgütün kamu kurumlarına sızmış mensupları tarafından,  o birimlerden alınan bilgilerin paylaşıldığı ve bunlarla mücadele eden kamu bürokratlarını tehdit ettikleri platformları var. Kendilerine ait çeşitli platformlarda onlarla mücadele eden kamu bürokratlarını, örgüte yaptıkları operasyonlardan dolayı  ‘yargılanacaksınız’ diye tehdit edebiliyorlar. Böyle bir yapıyla karşı karşıyaydık. 15 Temmuz’ da halkımız gerçekten bunların kirli, kanlı yüzünü gördü”