MİRAÇ NEDİR? - GÜMÜŞHANE'DEN HABER - Yerel Haber SitesiGÜMÜŞHANE'DEN HABER – Yerel Haber Sitesi

29 Haziran 2022 / Kuruluş: 15 ŞUBAT 2012

MİRAÇ NEDİR?

Son Güncelleme :

27 Şubat 2022 - 0:15

Hem Kur’an-ı Kerim’in hem de bütün sahih hadis ve tarih kaynaklarının haber verdikleri Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) en büyük mucizelerinden birisi de İsra ve Miraç mucizesidir.

İsrâ ve Miraç; Peygamberimiz (s.a.v)’ın gerçek bedeni ile, bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya, oradan da Yüce Mevla’nın sonsuz âyet ve kudretini müşahede etmek için yaptığı mucizevi bir yolculuktur. Pek çok ilahî hikmet ve bereketi barındıran bu kutlu yolculuk, Kur’an’da İsra Suresi’nin birinci ayetinde şöyle dile getirilmektedir: “Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.”

Miraç; Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) dünyevi vücudu ile Allah (c.c.) tarafından  göğe yükselerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesi olayıdır.

Miraç olayı, Hicret”ten  bir yıl önce, Miladi 621 yılında Mekke’de vuku bulmuştur. Recep ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşir. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.v.) Mescidül-Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürülür. Kur’an’ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında İsra adını alır. İkinci aşama ise Miraç tabiri ile izah edilen Hz. Peygamber (s.a.v.)’ in Beytü’l-Makdis’ten Allah’ın (c.c.) özel davetlisi olarak göklere, maneviyat âlemlerine yükselişidir.

İsra ve Miraç mucizesinin nasıl gerçekleştiği Kur’an’da, İsra ve Necm surelerinde anlatılmıştır. İlgili ayetler şöyledir:

İsra Suresi 1.Ayet

“Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.”  (İsra Suresi 1. Ayet)

Necm Sûresi  (1 – 18)

“Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz. (1-3) O (bildirdikleri) vahyedilenden başkası değildir. (4) Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu. (5-7) Sonra (Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu. (8-9) Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı. (10-11) Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız? (12) Andolsun onu, Sidretü’l-Müntehâ’nın yanında önceden bir defa daha görmüştü. (13-14) Cennetü’l-Me’vâ da onun yanındadır. (15) Sidre’yi kaplayan kaplamıştı. (16) Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı. (17) Andolsun o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü” (18) ( Necm Suresi 1-18. Ayetler)

Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.v.), Kâbe’de Hatim’de ya da amcasının kızı Ümmühani binti Ebi Talib’in evinde yatarken Cebrail gelip göğsünü yardı, kalbini Zemzem ile yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu. Burak adlı bineğe bindirilerek Beytü’l-Makdis’e getirildi. Burada Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve diğer bazı peygamberler tarafından karşılandı. Hz. Peygamber (s.a.v.) imam olarak diğer peygamberlere namaz kıldırdı.

Hz. Peygamber (s.a.v.), Beytü’l-Makdis’te kurulan bir Miraç’la ve yanında Cebrail olduğu halde göğe yükselmeye başladı. Göğün birinci katında Hz. Adem, ikinci katında Hz. İsa ve Yahya, üçüncü katında Hz. Yusuf, dördüncü katında Hz. İdris, beşinci katında Hz. Harun, altıncı katında Hz. Musa ve yedinci katında Hz. İbrahim ile görüştü. Cebrail ile birlikte yükseliş Sidretü’l-Münteha’ya kadar sürdü. Cebrail, “Buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarım” diyerek Sidretü’l Münteha’da kaldı. Hz. Peygamber (s.a.v.) buradan itibaren Refref adlı başka bir binekle yükselişini sürdürdü. Bu yükseliş sırasında Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabını müşahede etti. Sonunda Allah’ın huzuruna kabul edildi. Kendisine ümmetinden Allah’a şirk koşmayanların Cennet’e gireceği müjdelendi, Bakara suresinin son ayetleri verildi ve beş vakit namaz farz kılındı. Yeniden Refref ile Sidretü’l-Münteha’ya, oradan Burak’la Kudüs’e, oradan da Mekke’ye döndürüldü.

image_print