RUBAİ MISRALARINDA HİKMET DAMLALARI (31) - GÜMÜŞHANE'DEN HABER - Yerel Haber SitesiGÜMÜŞHANE'DEN HABER – Yerel Haber Sitesi

24 Nisan 2024 / Kuruluş: 15 ŞUBAT 2012

RUBAİ MISRALARINDA HİKMET DAMLALARI (31)

Giriş Tarihi: 01 Mart 2020 - 17:49

Son Güncelleme: 01 Mart 2020 - 17:49

NEFESE MUHTAÇSIN

Nefes nefes ikrâm eyler ömrümü Rabb-i Kerim

Derim şol gafil nefsime gör fakr içinde açsın

Bir lahzadır ya sonrası ah hayat tâc-ı ser’im

Zanneyleme kendin varsın bak nefese muhtaçsın

İSRAF

Kimlikte İslam yerine hâşâ israf mı yazar

O senindir bu benim âdem azdıkça azar

Bir pis yarış donmuş kalmış ruhlarda islâmiyet

Harcamak mı insaniyet ha bre çarşı pazar

OYUN

Milletlere oyun kurar hem oynatır da siyon

Koyar üç beş fraksiyon böler başlar aksiyon

Kimi devrilir kıyafet evrilir yüksek topuk

Gösterişe düşürülür millet özünden kopuk

Üstle başla yarıştırır kıskanç eyler fertleri

Kimse bilmez daima çok kazanmaktır dertleri

Kişilik yok hak getire insanlık hepten kayıp

Hayvanca didişmek moda tek insaniyet ayıp

Kimi parfüm kimi saçtır kimi dudakta boya

Koşar her gün arenaya tek evde çıkar foya

Ah insanı mahpus eder benliğe binbir marka

Bilemez ki o pis nefsi şeytana vermiş arka

Emr-i hakkın zerresiyle gör bozulur mâyesi

Zir ü zeber olur kâfir dünyalık sermayesi

İşte anla bunun için dine düşman bu güruh

Bilenler der yüzlerine olsun binler kere tuh

MUSALLA DİLE GELDİ

Dile gelmiş o musalla bize söyler deli der

Bu ne gaflet ki gülenler konuşanlar deli der

Ne hüzün var ne de ibret panayır sanki bu dem

Utanın bâri göçenden size saşmış deli der

NASIL ZEKA?

Nasıl zeka bir muammâ yaratana gözü kör

Ah beşerde arar bekâ yakar firkat özü kor

Bilene sor be hey cahil kim yarattı ya seni

Ayrı tut ruh vü bedeni koma yakın kabri zor

DUA

Hevâya râm nâ ehiller göz koymuş her makâma

Helal haram yer cahiller meftun üç günlük kâm’a

Ya Rabbenâ şerlerinden emin eyle milleti

Ol ahiret ülkesinde yük eyle bin zilleti

GÖLGEYE ATEŞ ETMEK

Sen akılsız avcı misâl ateş eyle gölgeye

Nerde aklın aldatıldın taptın her hasis şeye

Hem kimseye zırnık vermez dersin bahşiş şu vücûd

Üç gün avun kendin uyut sonra dön harabeye

HASED

Hased yakar şol hâsidi hasedinden bocalar

Kimine hiç fayda etmez okunsa da hocalar

Yanma hâsid bilmez misin güzellikler kimindir

Bil Allah’ın gayrın bilen ateş içre koca’lar

YALAN – DÜNYA

Yalan değilsin sen Dünya zayi olan olsun yalan

Her zerrende binbir hikmet âbâd olur ona dalan

Ya ilâhi ver basîret nigahla nur olsun sîret

Cem eyle müminler bir et olmasın dışarda kalan

KİM DEMİŞ

Ahreti de unuttuk göz kırptık şu fâniye

Zannettik hazır lezzet şu ruha derman olur

Sürmedi geçti safâ velev bir kaç saniye

Ah o nefisten heves kim demiş fermân olur

HAKKA DAVET EDEN SES

Bunca güzel ses bizi ederken Hakka dâvet

Hâlâ çer çöpte gözler eder durur adâvet

Câhilane rehavet ah üç gündür şu fâni

Bunca sevilen hani kahrolası gabâvet

BİZDEN KURTARSA BİZİ

Var mı acep gelse biri bizden kurtarsa bizi

Simâlardan kalbe indi riyâkarlığın izi

Bir maskeli balosuna attı bizi ecnebi

Kalpten önce bildik cebi tilki ruhun ikizi

GÖZÜ BOYA KİN İLE

Şanlı maziye set çek gözü boya kin ile

İsyankar hâinlerin meğer zoru din ile

Üç beş âdem ya ecdâd gayrısına yasak yâd

Garb’a kölelik murâd özü örten bin hile

SÖYLE EY AŞIK

Şu sevda ne içindir niçin girdâbı aşkın

Ah aşkın iksirini nûş eden âşık şaşkın

Hâlli mümkün olmayan müşkül muammâ mıdır

Söyle ey âşık söyle dil lâl göz âmâ mıdır

KEMAL ZATINDA SEVİLİR

Kemâl zâtında sevilir, etme âyineye senâ

Benliği hak mülküne katma, hû deyip eyle tecerrüd

Senindir hep güzellikler, affeyle de Yâ Rabbenâ

Şeytandandır nefsten hevâ, rezil vesveseyi çürüt

ANLAYAMADIM

Anlayamadım zahir kibar zatlara buğzu

Efendiye bin poz yap serseriye ol kuzu

Zanneyleme sendedir ah onu suskun kılan

Kafanı kaldır yılan fikir versin gökyüzü

BİLMEDİK

Bilmedik rızk içün var taahhüd-ü rabbani

Letâif esir oldu var yok derd-i iâşe

Meğer zerreyi dahi takdir eylemiş sâni

Serçe misâli hayat ruh dahi esir lâşe

BİNLERCE BİRİMİZ VAR

Binlerce birimiz var belki bir kaç gayrılık

Ey dost uyma nefs içün caiz mi hem ayrılık

Ne büyük hazînen var birikmiş on dört asır

Her asrın velileri çölde ruhlara kasır

Ne olur bil şeytandan kardeşine adavet

Dinle nebi-yi zîşan eder birliğe davet

BEDEN RUHA KAFES

Turâbından kopar kopmaz feryâdı nefes nefes

Ah der fanidir şu Dünya der beden ruha kafes

Üfle nâyi susmasın ses belki buz nefsim erir

Kalbe binler şevk verir ah döner ebed’e heves

image_print

HABERLER