RUBAİ MISRALARINDA HİKMET DAMLALARI (46) - GÜMÜŞHANE'DEN HABER - Yerel Haber SitesiGÜMÜŞHANE'DEN HABER – Yerel Haber Sitesi

16 Nisan 2024 / Kuruluş: 15 ŞUBAT 2012

RUBAİ MISRALARINDA HİKMET DAMLALARI (46)

Giriş Tarihi: 15 Haziran 2020 - 12:36

Son Güncelleme: 15 Haziran 2020 - 12:36

AŞK ÜÇ GÜN MÜ?

Ah ne aşktur ne de âşuk

Hevâ vû nef’stür bulaşuk

Atılmaz ânınla aşuk

Aşkı bil yaradanadur

Şol kalbine koyanadur

***

Aşk üç gün mü ah can fâni

Nerde Mecnun Leylâ hani

Ayine kılmış ol Sânî

Aşkı bil yaradanadur

Şol kalbine koyanadur

TESELLİ

Vuslat neşesindesin ah iftirakın hüzün

Dilara-i bî misal dur asılmasın yüzün

Bin şu gece gündüzün hayali kanadına

Uç fânî inadına sonrası ebed güz’ün

EFENDİM (SAV)

Ruha derin nakşeylemiş aşkını Rabb-i Rahîm

Âşıkâna aşk eylemiş aşkını Rabb-i Rahim

Âb-ı gönül eşk eylemiş zikr-i ismin meşk eylemiş

Şol ümmete aşk eylemiş aşkını Rabb-i Rahîm

AŞKTAN AĞLAMA

Derd ederken cevr-ü ağyâr cevr eden hep yâr olur

Ah tegâfül nazda derken yar döner ağyar olur

Küsme aşk nîmet de gönlüm gel de aşktan ağlama

Ağlayan kim aşkı bilmez bilse bahtiyâr olur

MİZAN RESUL (SAV) DÜR

Esir-i nefs sanma velî pis benlikten olmuş deli

Kapıldığı riyâ seli günahtan bükülmüş beli

Elzem mihenk elzem iz’an Bak Resul’e (sav) düzelt hizan

Elbet emirdür hüsn-ü zan yasak eylenmiş sû-i zan

Sorulmaz mı nedür nîzan be hey mukallit lafazan

Elzem mihenk elzem iz’an Bak Resul’e (sav) düzelt hizan

AH GÖNÜL

Güneş misali ümîd bilmez kaderdir gurûb

Meğer firak’a uçar aşk diye kanat vurup

Ah gönül deli gönül bir düşünmez ki durup

Meğer firak’a uçar aşk diye kanat vurup

HEBA ETME…

Sermest olan kendi zâtı kınar sermest’e biâtı

İşlediği binbir katı dünya müskirat değil mi

Ah şu fani âdiyâtı eder mi ebed fiyatı

Hebâ etme o hayatı dünya müskirat değil mi

CAN

Ne heveste ne seste can

Fani tende nefeste can

Ah pis nefsle kafeste can

Artık uyan artık uyan

Gaflet içinde uyuyan

***

Ah hayat’cün dilbestesin

Ebed midir âhestesin

Sınandın ya vârestesin

Artık uyan artık uyan

Gaflet içinde uyuyan

UYAN ARTIK

Dile gelmiş O’nu söyler nakşedilen binler sanat

Nasıl duymaz ah görmezsin hâşâ Esmâya mı inat

Bu ne gaflet bu ne isyan uyan artık duy müslüman

Vahdeti an zerrâtından seni bekler şu kâinat

KİRİNİ TEMZİLEMEZ BİN HAMAM

Şu cazgırın kirini temizlemez bin hamam

Gel gör hizmete talip ah sevsinler kıyamam

Anladık yüzsüz tamam kim neni seçsin senin

Sandın kudret kese’nin ne riyakâr ihtimam

AŞK İÇİN CAN FEDA

Gönül sever ya edâ

Ah Aşktan gelse sedâ

Aşk içün can da fedâ

Amma niçün bu vedâ

***

İmtihan düşme gamma

Tez çözülür muamma

Gel aşık olma cama

Aşk içün can da fedâ

Anla niçün bu vedâ

***

Güzellik zâtındandır

Ol Cemâl katındandır

O’nun hayatındandır

Aşk için can da fedâ

Ânın içün bu vedâ

RÜYAYI HAYAT SANDIM

Ölüm, kapısı imiş o ebedi vuslatın

Rüyayı hayat sandım n’olur beni ıslatın

Ta uyanıp göreyim kalksın gözdeki perde

Beden dünyada kalan ruhun işi ne yerde

KANMA

Müptelâ-yı yâd-ı àvâm teveccüh-ü nâs’a pek râm

Sermest her dâim riyâdan kanma dilinde fazilet

Bilmez bilinmektür illet ânın içün çeker zillet

Göçer elde kalmaz kıllet kanma dilinde fazilet

GÖNÜL

Hû de eyle nezâret bîgane kaldın gönül

İz’ansızlık hasâret serâba daldın gönül

Gel hazer et hazer et ah mucizedür beden

Kimdendür bu ruh neden ateşe saldın gönül

AĞLA SEN

Gel hezârın nağmesinden sırr-ı gülzar anla sen

Tez geçen demler ki aşktır gül-i zara ağla sen

İntizar et bir bahar’çün leyl nehara bağla sen

Tez geçen demler ki aşktır gül-i zâra ağla sen

GÖNÜL

Geçti sevdadan bakışlar tarumar olmuş gönül

Goncalar solmuş da gülden har umar olmuş gönül

Gam’da görmüş şol gülistan ah humar olmuş gönül

Goncalar solmuş da gülden har umar olmuş gönül

AŞKTA TUZAKLAR

Lezzetinden gam çeken âşık ne bilsin aşk nedür

Git velîden evliyâdan ârifandan ânı sor

Yetti nef’sten şol tuzaklar cümle aşık tendedür

Hû diyen Allah diyenden dinle sen iz’anı sor

image_print

HABERLER