Rubai Mısralarında Hikmet Damlaları (75) - GÜMÜŞHANE'DEN HABER - Yerel Haber SitesiGÜMÜŞHANE'DEN HABER – Yerel Haber Sitesi

19 Mayıs 2022 / Kuruluş: 15 ŞUBAT 2012

Rubai Mısralarında Hikmet Damlaları (75)

Son Güncelleme :

20 Nisan 2022 - 22:05

ŞAİR ALİ ÖZDOĞAN

ÖMRÜM

Rüzgarla hazan yaprağının gittiği hızda

Geçmiş ya şu ömrüm onu geçmiş o da güzde

İster mi ebed sormalı rûhum niye nazda

Ah gayreti olmaz mı varıp dursa niyazda

GÖNÜL

Niye vuslat niye firkat niye hilkat a gönül

Unutup fâniye dalmak ne hamâkat a gönül

Çilelerden görünürmüş ya hakîkat a gönül

O’na yar ol o sadâkat ne sadâkat a gönül

DÖNERİM KIBLEYE

Giremez gönlüme ağyar O’na ben yar olurum

Dönerim kıbleye hû hû diyerek var olurum

Bilirim Rabb-i Rahîm der de ümitvar olurum

Dönerim kıbleye hû hû diyerek var olurum

CENNET

Artık yetişir rûha elem fânide yanmak

Cennet gibi bir tatlı ümit cenneti anmak

Aldanma yalan sürmeyecek aşka inanmak

Cennet gibi bir tatlı ümit cenneti anmak

AŞKA AŞIK OL

Ah ümitsiz derde düşmek aşk mıdır dur sevme sen

Aşka âşık ol murâdım Hakk’ı bulmaktır de sen

Gayrı firkat iftirak rüzgârıdır durmaz esen

Aşka âşık ol murâdım Hakk’ı bulmaktır de sen

ŞAŞILIR

Şaşılır mûcizedir ruh şaşılır mucize can

Şaşılır gasp ede insan ne ayıp der ne izan

Çekilir kabrine bir bir göremez haddi aşar

Şaşılır kibrine heyhat güya özgürce yaşar

BU NE CÜRET

Güneşin nûruna bir bak ne camındır ne suyun

Necisin sen ne ki âdem kötüdür böyle huyun

Bu ne sirkat ne cürettir sunarak Hakk malını

Bu benim der de durursun bitecek bitti oyun

O GÜZEL HATIRA

Yine geçmişte hayâlinle gönül şâd olacak

O güzel hâtıra bilmem nicedir yâd olacak

Soramam ah niye firkat niye feryâd olacak

O güzel hatıra bilmem nicedir yad olacak

SENİ BEKLER

Bilirim sönmeyecek dîldeki ümmîd-i nihan

Seni bekler de unutmaz yine döndükçe cihan

Açamaz kimseye mecnun diyerek hâlini an

Seni bekler de unutmaz yine döndükçe cihan

SEVDAYI FISILDAR

Cevretmedi ağyare bakıp kıymadı dildar

Duydum o benim kalbime sevdâyı fısıldar

Şenlendi gönül misl-i bahar sanki ışıldar

Duydum o benim kalbime sevdâyı fısıldar

USANDIM

Dur sevme gönül yetti firâkınla usandım

Ah yâreliyim sînemi çâkınla usandım

Sevda diyerek derde merâkınla usandım

Ah yâreliyim sînemi çâkınla usandım

SUS

Sus söyleme sus dîn-i mübîn halde ayandır

İhlası kuşan sen amelin Hakk’a dayandır

Bitmekte vakit kendini dürt dürt de uyandır

Ah geldi gelir saklı o an belki şu andır

MECNUN GİBİ SEV Kİ

Mecnun gibi sev sev ki gönül Hakk’ını bulsun

Leylâyı bırak lütfuna bak sen ona kulsun

Aç sîneni aç Hû de ilaç rûha sokulsun

Leylâyı bırak lütfuna bak Rabbine kulsun

GÜLÜCÜK

Olmaz mı hiç hediyen insanlara küçücük

Bin paradan kıymetli minicik bir gülücük

AZAR

Hakk’a döner halka dönük şol nazar

Bakmayı öğrenmeyeceksin gözüm

Hikmete bak kudrete bak Hakk yazar

Gayrı çürür görmeyeceksin gözüm

NİCEDİR

Çıkıyor dağlara efgânı hezârın nicedir

Gecedir ah şu bahar gelmedi hâlâ gecedir

Susamaz hiç şu garîbim dili bilsem necedir

Gecedir ah şu bahar gelmedi hâlâ gecedir

GİBİYİM

Ne yaşım kaldı gözüm hun batacak gün gibiyim

Nicedir ağlayacak dîl yine üzgün gibiyim

Severim amma şu firkat ile küskün gibiyim

Nicedir ağlayacak dîl yine üzgün gibiyim

AŞK

Sarıyor rûhumu hasretle yakan kor mu ki aşk

Bilemem söyle a cânâ bu kadar zor mu ki aşk

Kimi dertmiş kimi derman kimi doktor mu ki aşk

Bilemem söyle a cânâ bu kadar zor mu ki aşk

ÖMÜR

Bakarım ömrüme bir gül gibiyim soldu solan

Ne bahar kaldı ne yaz ah kışı var kalbe dolan

Sorarım kendime bilmem ne şu olmakta olan

Ne bahar kaldı ne yaz ah kışı var kalbe dolan

HAYRET

Yine hasret mi çekersin yine güller mi kanar

Nicedir âhını duymak sine büryan mı yanar

Sana benzerdi o Mecnun ne Kerem senden ırak

Ki seven hıçkırarak hıçkırarak aşkı anar

EZELDEN BERİ VARDIR

Can sevdi gözünden sakınır rûhuma yardır

Vardır bilirim aşkı ezelden beri vardır

Sevdâda gönül hep mi bahar hep mi bahardır

Vardır bilirim aşkı ezelden beri vardır

BAHAR

Varsın ağaran saçlarımın karları tutsun

Gel tatlı bahar sen bana en tâze umutsun

Bilmem şu gönül goncayı bir lahza unutsun

Gel tatlı bahar sen bana bir tâze umutsun

ÜMİD

Hastadır cânâ inan dîl hastadır senden ırak

Bilmedin bükmüş şu boynum inletir hep iftirak

Nerdesin bilmem ki ümmîdim durur hâlâ benim

Bir ışık yak durma n’olur yandı ruhum yandı bak

KÖR İNAD

Nef’s ırak tutar oyalar ah aniden olur icâd

Gör Ahmetten Selametten cenazeye döner de ad

Hâlâ bilmez nedir murâd nedir hayat niye ölüm

Bekler durur çözer bilim ah kör inad ah kör inad

YETER

Görün ilimde mâhirim revaçtadır zevâhirim

Mühim olan şu zâhirim içim görünmesin yeter

Libaslarımla tâhirim benim olur mefâhirim

Uyandırır mı âhirim içim görünmesin yeter

YA RABBİ

Usulden oldu aldandım güyâ dünyâ deyû yandım

Meğer cammış güneş sandım kulun affeyle ya Rabbi

GONCA-İ RÂNA

Yetişir gonca-i rânâ kanatır ruhumu har

Yine ümmîd yine firkat yine geçmiş şu bahar

Sorarım ah ederek gönlüme bilmem ne arar

Yine ümmîd yine firkat yine geçmiş şu bahar

GÖNÜL

İnliyor hem geçmiyorsun ah neden hâlâ gönül

Firkatinden etme feryâd sev pekâlâ sev gönül

Ağlayıp aşktan yanarken eylemezdin aşkı yâd

Firkatinden etme feryâd sev pekâlâ sev gönül

KAR KÂRDIR

Heyhat şu gönül lânesi bin derd ile nardır

Yağsın ki şu kar belki benim yâreme kârdır

Ümmîdi sarar ardı bahar ardı bahardır

Yağsın ki şu kar belki benim yâreme kârdır

VEFA YOK

Ey kalbime sevdâsı giren bende vefa yok

Bilmez gibisin ah şu solan tende vefa yok

Güz mevsimidir goncâ-i terden de vefa yok

Bilmez gibisin ah şu solan tende vefa yok

GÖNÜL

Ne derin yârelerin dertlere battın a gönül

Severek kendini âteşlere attın a gönül

Bilirim ah o belâ firkati tattın a gönül

Severek kendini âteşlere attın a gönül

ŞU GÖNÜL

Ah sînemi sûzân ile kor eyledi derdi

Bir zerre-i sevdâ diledim âhını verdi

Susmaz şu gönül söyleyecek goncâ-i terdi

Bir zerre-i sevdâ diledim âhını verdi

SIRRIMI FAŞ EYLEDİ

Yıllar geçiyor kalbe hüzün saldı firaklar

Ben söylemedim sırrımı faş eyledi aklar

Bir gizli ümîd rûhuma nur sanki kucaklar

Ben söylemedim sırrımı faş eyledi aklar

A GÖNÜL

Ayrılmayacak varsa değer aşk diye sakla

Sev sen o zaman sev a gönül yoksa yasakla

Feryada koşar sanki seven sığmıyor akla

Kim kalbi veren bul a gönül yoksa yasakla

AĞLA EY DİL AĞLA

Sorma Leylâ aşkı bilmez aldanır hep âşıkan

Anla ey dîl anlamazsan gel dayan Mecnun gibi

Âhıdır sûzan-ı firkatten çıkıp dağlar yıkan

Ağla ey dîl ağla sevdin sen de yan Mecnun gibi

BİTTİ Mİ ŞUBAT

Kimi geçti zanneder bitti mi şimdi Şubat

Evet binler yıl sürer o alçakça tahribat

Asla unutamam ben yarası derin hâlâ

Müsebbib’çün duamdır kahretsin Hakk teâlâ

YETER EY

Dîl yârelidir vurma aman gonca-i ter ey

Aşktan da ferâgat edemem kırma yeter ey

Ümmîdimi sevdim bakamam el de ne der ey

Aşktan da ferâgat edemem kırma yeter ey

DERTLİ GÖNÜL

Gizler gibi gözler ne o yaşlarla akan sır

Kır dertli gönül kır şu ümîd sanma bahardır

Ah açmayacak açmayacak goncada hardır

Kır dertli gönül kır şu ümîd sanma bahardır

NE REZİLLİK BU

Arşa ulaştı zulmün tiksindi senden fezâ

Zalim köpeği misin mazluma bunca ezâ

Ne rezillik bu âdem hem kör oldun hem sağır

Uykun ne kadar ağır yaklaşan yevm-ül cezâ

ANLA CÂNÂ

Anla cânâ söylemem tâ içredür feryâd-ı dîl

Mecnunun hâlindedür sır gör nedür feryâd-ı dîl

Nakşedilmiş rûha sandın tendedür feryâd-ı dîl

Mecnunun hâlindedür sır gör nedür feryâd-ı dîl

AH GÖNÜL

Vah nideyim vah seni sarmış sızı

Sevme demem sev de demem ah gönül

Yâreni sormaz o gönül hırsızı

Gah bilirim gah bilemem ah gönül

Nur mu sanırsın ışıyan yıldızı

Gah gülerim gah gülemem ah gönül

AŞKA VAKİT AZ MI

Geçmiş mi bahar kupkuru bir yaz mı a gönlüm

Ah Aşka vakit az mı biraz az mı a gönlüm

Sâzendeye hasret o kırık saz gibisin sen

Ah Aşka vakit az mı biraz az mı a gönlüm

GÖNLÜM

Ne güzdür ah ne kış gönlüm sever sevmez bahar gönlüm

Usanmaz hiç cefâ etsen demez leyl ü nehâr gönlüm

Firâkından eder feryâd gülistan har hezâr gönlüm

Usanmaz hiç cefâ etsen demez leyl ü nehâr gönlüm

image_print