Yusuf Kullukçu, Gümüşhane’nin Şevket Ustası’nı Anlattı

YUSUF KULLUKÇU Bazı insanlar vardır; bu dünyadan göçtüklerinde sadece bir insanı değil, bir değeri uğurlarız. Gümüşhane’nin Şevket Ustası, Ethem Şevket Köprülü, 18 Nisan 2026 tarihinde 81 yaşında hayata gözlerini yumdu. 19 Nisan 2026 Pazar günü, doğduğu ve yaşadığı Gümüşhane Merkez Yukarı Alıçlı Köyü’nde toprağa verildi. Bir ömür, bir tabutun içine sığdı belki… Ama o tabutun […]

YUSUF KULLUKÇU

Bazı insanlar vardır; bu dünyadan göçtüklerinde sadece bir insanı değil, bir değeri uğurlarız. Gümüşhane’nin Şevket Ustası, Ethem Şevket Köprülü, 18 Nisan 2026 tarihinde 81 yaşında hayata gözlerini yumdu. 19 Nisan 2026 Pazar günü, doğduğu ve yaşadığı Gümüşhane Merkez Yukarı Alıçlı Köyü’nde toprağa verildi.

Bir ömür, bir tabutun içine sığdı belki… Ama o tabutun ardında yürüyenlerin yüreğinde koskoca bir hayat, büyük bir emek ve derin bir saygı vardı. Onu uğurlarken aslında bir ustayı değil; sabrı, azmi ve onurlu bir duruşu uğurladık.

Onunla ilk tanışmam 1970’li yıllara dayanır. Babamın arkadaşıydı. Daha çocuk yaşlarda, tezgâhının başındaki halini izlerken anlam veremediğim bir şey vardı: Sessizdi ama sanki çok şey anlatıyordu. Gözlerinde bir sükûnet, içinde saklı fırtınalar vardı. O gün fark etmesem de bugün anlıyorum; bazı insanlar konuşarak değil, yaşayarak iz bırakır. Şevket Usta da işte öyle bir insandı.

Engeline Boyun Eğmeyen Bir Hayat

Hayat, ona baştan kolay bir yol çizmedi. Doğuştan sakattı. Birçok insan için bu durum hayata küsmek için bir sebep olabilirdi. Ama o, kaderine küsmedi; kaderiyle konuştu, onunla barıştı.

Yürüyemedi belki… Ama pes etmedi. Herkesin “zor” dediği yerde sabırla yol aldı. Herkesin “olmaz” dediğini, alın teriyle “olur”a çevirdi. Engeline göre hayatını değil, hayatına göre engelini şekillendirdi.

Kendi tezgâhını, kendi makinelerini kendine göre kurdu. Ve öyle bir söz söyledi ki yıllar geçse de unutulmadı:  “İş bana göre ayarlanmayacak, ben kendimi işe göre ayarlayacağım.”  Bu söz, bir cümleden çok daha fazlasıydı; bir hayat felsefesiydi.

Şevket Usta, küçükken geçirdiği bir hastalıktan dolayı yürüyemiyordu. Sağ ayağını kullansa da Sol ayağını eliyle taşıyarak, yerde oturur pozisyonda ilerliyordu. Çalışırken de böyle çalışıyordu. Ama bu durum, onun üretmesine asla engel olmadı. Önce üç tekerlekli bir bisiklet yaptı. Daha sonra buna motor taktı. Ardından bir otomobil aldı. Ehliyeti vardı. Kullandığı aracın tüm sürüş sistemlerini kendi ihtiyaçlarına göre yeniden düzenledi.

Üreten Bir Zihin, Öğreten Bir Usta

Şevket Usta’nın zihni, bedeninin sınırlarını çoktan aşmıştı. Onu tanıyanlar iyi bilir; o sadece bir usta değil, aynı zamanda bir fikir adamıydı. İmkân verilseydi, belki bugün gururla konuştuğumuz birçok teknolojik ürünü yıllar önce ortaya koyabilecek kapasiteye sahipti.

Kendi imkânlarıyla tasarladığı araçla İran’a ve Almanya’ya kadar gitti. Bu bile onun azminin ve zekâsının en somut göstergesiydi. Gümüşhane esnafı için Şevket Usta bir isim değil, bir semboldü.

Beş çocuk büyüttü. Ama bir gün bile hayata küsmedi. Sabretti, tevekkül etti, düşündü, çalıştı ve yaptı. “ben yapamam” demedi. Yardım istemeyi değil, çalışmayı seçti. Belki de en büyük mirası buydu: Onurlu dimdik duruş….

Her insan sanatkâr olabilir… Ama her insan esnaf olamaz. Şevket Usta, Gümüşhane için bir akil insan… Hem sanatkar, hem esnaf,  hem de âhi olan nadir bir şahsiyet…

Bir Hatıra, Bir Duruş

2015 yılında dönemin Gümüşhane Valisi Yücel Yavuz, Sanayi Sitesi’ni ziyarete gelmişti. Biz de kendisini Şevket Usta ile tanıştırdık. Daha sonra Şevket Usta, iade-i ziyarette bulunmak istedi. Randevu aldım ve birlikte Valilik makamına gittik.

Vali Bey, Şevket Usta’ya bir isteği olup olmadığını sorduğunda, o şu cevabı vermişti:
“Sayın Valim, ben bugüne kadar kimseden bir yardım istemedim. Hiç talebim olmadı. Devletim var olduğu sürece ben de var olurum. Ben sizden bir şey istemiyorum. Bir devlet büyüğümüz olarak iade-i ziyarete geldim. Allah devletimize ve size zeval vermesin.”

Ziyaretten ayrıldık. Daha sonra Valimiz, Şevket Usta’nın köyündeki ev yolunun sorunlu olduğunu öğrenmiş ve bu yolu yaptırmış. Bunu duyduğunda Şevket Usta’nın ne kadar mutlu olduğunu unutamam.

Ardında Bıraktığı İz

Dünya ona ayaklarıyla yürümeyi nasip etmedi… Ama biz inanıyoruz ki şimdi Rabbim ona en güzel yürüyüşleri nasip etmiştir. İnşallah bu dünyada atamadığı adımları şimdi atıyordur. Belki de artık özgürce yürüyordur.

Şevket Usta gitti… Ama içimizde büyük bir boşluk bırakarak gitti. Tezgâhının sesi, dükkânının kokusu, o derin bakışları artık yok. Ama bıraktığı iz silinmez.

Çünkü bazı insanlar bu dünyadan giderken yok olmaz; kalplere emanet olur.

Şevket Usta da artık Gümüşhane’nin hafızasında, dualarında ve en çok da yüreğinde yaşamaya devam edecek.

Mekânın cennet olsun Şevket Ustam.


Exit mobile version