OSMAN BULUT
Sordum bir gassala; dünyanın sonu,
Dört metre bez, sımsıcak bir duş dedi.
Uzadı imama aksetti konu,
Üç beş kürek toprak, iki taş dedi.
***
Döndüm kabristanda açan çiçeğe,
Sustu dikkatimi çekti gerçeğe.
Sordum topraktaki börtü böceğe,
Öğrenirsin çukura bir düş dedi.
***
Sonra bir mevtayı çektim sorguya,
Methetti dünyayı düştüm kuşkuya.
Dalınca fark etmiş bu son uykuya
Koca ömür kısacık bir düş dedi.
***
Varsın yüz bin kişi olsun emrinde
Sanır mısın Azrail’in umrunda.
Izdırap çeken bir hasta; ömrün de
Ölümün de hayırlısı hoş dedi.
***
Mal mülk, para pul davası güdenin,
Hırsı biter dolmasıyla vadenin.
O sessiz gemiye binip gidenin,
Bak eli de avucu da boş dedi.
***
Yatağa düşüp de olmadan sefil
Gelsin karşılarım elde karanfil.
Haline epeyce güldüm, bir gafil
“Azrail peşinde hızlı koş” dedi.
***
Bir divane; “kalbim tertemiz” dedi,
“Kul hakkı haramdır” demedi, yedi.
Ne vacip ne farz borcunu ödedi,
Ha bire “İslam’ın şartı beş” dedi.
***
Dersler aldım yolda yoldaş buldukça,
Pirler gördüm derinlere daldıkça.
Kılıcın Hakk, zırhın iman oldukça,
Şeytan sana geçiremez diş dedi.
***
Kondun altmış üç senenin rantına,
Osman konuş dur sen kendi kendine.
Dikkat et yaklaştın yetmiş bandına,
Tuzun kuru lakin işin yaş dedi.
29.05.2026 Şirinevler / İstanbul
Rabbim tüm ölmüşlerimizin mekanını cennet eylesin.
