ŞAİR ALİ ÖZDOĞAN
GÖNÜL
Say gönül yâre uzak ânı keder gamla say
İnle mehtâba çıkıp nağme-i hüzzamla say
Ah edip lâl-i hayâlinde bu akşamla say
İnle mehtâba çıkıp nağme-i hüzzamla say
Fâilün müfteilün müfteilün fâilün
SAÇLARDAKİ AKLAR
Yine göz yaşlı, gönül âşığa âlâmını saklar
Geçti güz mevsimi, kış demleri saçlardaki aklar
Sarıyor rûhumu artık bana özlemli uzaklar
Geçti güz mevsimi, kış demleri saçlardaki aklar
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
SENİ BEKLER
Açılıp tâlih-i şeydâ gülemez gülmedi dîl
Şu benim lâne-i kalbim seni bekler seni bil
A benim serv-i revânım yine gel eşkimi sil
Şu benim lâne-i kalbim seni bekler seni bil
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
VİRAN GÖNLÜM
Ne kelâma hâcet var ne dilimde fer kaldı
Nicedir viran gönlüm sana sanma yer kaldı
Bana aşk serâbından bu elem eser kaldı
Nicedir viran gönlüm sana sanma yer kaldı
Feilâtü mefûlün feilâtü mefûlün
KAL
Gönülde, çıkmaz adın sözün neydi tutmadın
Cefâyı unutmadın vefâsızlığınla kal
Serâbı sevdâ sanan, benim aşka aldanan
İçimde sönmez yanan vefâsızlığınla kal
Mefâilün fâilün mefâîlü fâilün
AŞÛRELİK
Var etti bırakmamış seni Rabbülâlemin
Cürmün ile yakmamış seni Rabbülâlemin
Her ânı aşûre bil şu hayatın tatlana
İkram-ı Kerîm’i gör ki huzûrun katlana
Mefûlü mefâilün feilâtün fâilün
CANA
Severim cân ü gönülden bana nev-âfet-i cansın
Şu benim kalb-i derûnum sana hasretle mi yansın
Nicedir derd ile cânâ yüreğim taş mı dayansın
Şu benim kalb-i derûnum sana hasretle mi yansın
Feilâtün feilâtün feilâtün feilâtün
YARATILIŞ TESADÜF DEĞİLDİR
Ne tesâdüf atom olmuş, demir olmuş her zerre
O akılsız şuursuzdan ilim çıkmış bin kerre
Gülüyor kargalar, derler; ‘şu iz’ansız insanmış’
Gözü âmâ, beden ruhsuz, hayat hikmetsiz sanmış
Feilâtün mefâîlün mefâîlün mefûlün
KIRIK KALP
Her bahardan arda kalmış pür melal bir sonbahar
Yâr elinden yârelenmiş sûz-ciğer rûhumda har
Ah kırık kalp bergüzârım kaldı bir tek bende kâr
Bî karârım nâr-ı sevdâ yaktı cânâ bî-karar
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün
SEN BAŞA TACSIN
Bülbül gibi bir nağme-i pür şevk ile açsın
Sevdâsını dildâre deyip ‘sen başa taçsın’
Aşk nîmetidir sevdi gönül kim niye kaçsın
Sevdâsını dildâre deyip ‘sen başa taçsın’
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
AH ÇARESİ YOK
Derdiyle yanarken şu gönül nâr-ı firâkın
Görmez gibi yar hâlini hiç sîne-i çâkın
Ah çâresi yok sönmeyecek bu ihtirâkın
Görmez gibi yar hâlini hiç sîne-i çâkın
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
AÇMADI HİÇ DERDİNİ
Meyletti görüp kalbe giren gülce simâya
Ah açmadı hiç derdini ol şîvenümâya
Benzer şu gönül aşk ile gülzâr-ı hümâya
Ah açmadı hiç derdini ol şîvenümâya
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
NERDESİN
Cevri kaddinden aşan kâmet-i bâlâ nerdesin
Nerdesin rûhumda hoş nîmet-i âlâ nerdesin
Gör yerin kalbimde bir kasr-ı muallâ nerdesin
Nerdesin rûhumda hoş nîmet-i âlâ nerdesin
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün
HUZUR BULMUŞ
O kâmildür ne gâfildür ne bâhildür ne nâdan
Nevâsından huşû duymuş huzur bulmuş cumâdan.
Dönüp Hakk’tan rızâ ister geçüb şol mâsivâdan
Nevâsından huşû duymuş huzur bulmuş cumâdan.
Mefâîlün mefâîlün mefâîlün feûlün
NİCEDİR?
Saracak yok mu acep yâreli göynüm nicedir
Anlamaz derdimi dildar dili bilmem necedir
Kim demiş aşka kolay sanki o bir tek hecedir
Anlamaz derdimi dildar dili bilmem necedir
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
NİGAH ETMEDİ
Bir nigâh etmedi dildar şu gönül rencîdedir
Ah o feryâd ile giryan yine pür hûn dîdedir
Şol gülistan kurumuş cümle hezâr şûrîdedir
Ah o feryäd ile giryan yine pür hûn dîdedir
Fâilâtün feilâtün feilâtün fâilün
EY SABA
Yok zamânım vasl-ı dildardan haber ver ey sabâ
Kalmamış dermân ü hâlim bâdının ümmîdi var
Geçti aylar geçti yıllar eylenir ömrüm hebâ
Bergüzârıymış kalan tek goncadan rûhumda hâr
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün
AY SANDI
Ay sandı görüp aksini deryâdaki nurda
Seyreyleyeyim ey mehitâbım seni dur da
Aşkınla safâ buldu gönül ân-ı huzurda
Seyreyleyeyim ey mehitâbım seni dur da
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
AVARE GÖNÜL
Âvâre gönül aşkını hiç anma revâdır
Ümmîdi bırak sanma devâ sanma devâdır
Âşıklara bak hep bi-nevâ hep bi-nevâdır
Ümmîdi bırak sanma devâ sanma devâdır
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
ALDANMAYACAKTIN
Hiç sevmeyecek kanmayacak yanmayacaktın
Cevretse bile yar diye aldanmayacaktın
Leylâ diyerek ismini hiç anmayacaktın
Cevretse bile yar diye aldanmayacaktın
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
EY GONCA MİSAL
Gönlümde doğan solmayacak nûr-u güneşsin
Ey gonca misâl rûhuma eş rûhuma eşsin
Nîmet bilirim cevrini ben sanma ateşsin
Ey gonca misâl rûhuma eş rûhuma eşsin
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
HİÇ BİLMEDİ
Hiç solmayacak, kalb-i derûnumdaki yerde
Bir gonca misal bilmedi hiç bilmedi nerde
Bülbül gibi gör düştü gönül aşk ile derde
Bir gonca misal bilmedi hiç bilmedi nerde
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
GELMESİN KIŞLAR SANA
Geçmesin hiç nevbahârın gelmesin kışlar sana
Güllerin her goncasından neş’eyâb ol âfitab
Hep özensin gıpta etsin aşkı anmışlar sana
Rûha gel şevkutarâb ol mâhitâb ol âfitab
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün
UZAK
Yar uzak ümmid uzak ah çâre-i vuslat uzak
Dîlharâbım dîde giryan tatlı hayâlat uzak
İftirâkın âteşinden neş’eli hâlât uzak
Dîlharâbım dîde giryan tatlı hayâlat uzak
Fâilâtün Fâilâtün müfteilün fâilün
ACIDIR
Acıdır hâtıralar neşve-i tâbın acıdır
Seni firkat ile yakmış mehitâbın acıdır
Yâre ilk aşk dediğin tatlı hitâbın acıdır
Seni firkat ile yakmış mehitâbın acıdır
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
CANA
Ne bahar umdu gönül ah ne de güz kasveti var
Seni sevmiş seni cânâ sana çok hasreti var
Nice aydan nice yıldan beridir gurbeti var
Seni sevmiş seni cânâ sana çok hasreti var
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
AŞKI BİLEN YOK
Saklandı gönül sevmeyecek aşkı bilen yok
Aldanmayacak lâyık olup dîde silen yok
Mecnun gibi sevdâya düşüp hiç sevilen yok
Aldanmayacak lâyık olup dîde silen yok
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
ALLAH’I BİLMEK İSTER
Bin türlü vesileyle sunup kendini göster
Tahlîl-i beden eyleyegör zerre de eştür
Vallahi şu ruh Hâlık’ı kim bilmeyi ister
Gayr elde kalan tende çürür belki ateştür
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
EY VEFASIZ
Sevmedin hiç sevmek nedir bilme git
Ah dü çeşmim giryân edip silme git
Ey vefâsız güldürmedin gülme git
Ah dü çeşmim giryân edip silme git
Fâilâtün müstefilün fâilün
DİKKAT…
Kırdı mü’min kalbi kıldı harâbe
Bilmiyor cehl içre yıktığı Kâbe
Fâilâtün fâilâtü feûlün
RUHLA BEDEN
Bin şerli Siyon sahneye bir ferdini sürdü
Zannetti vurup kırdıracak Türk ile Kürd’ü
Ah ayrılamaz ruhla beden can ile ten hey
Sus kuklanın ardındaki şeytansı rezil şey
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
İZLER
Hiç solmayacak kalb-i derûnumdaki izler
Ümmîdini saklar şu gönül hâlini gizler
Mehtap çağıran hüzn ile hasrette denizler
Ah sanki onun derde düçâr hâlini gizler
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
SAKLIDIR
Saklıdır kalbimde aşkın hâtıran hep saklıdır
Kanma cânâ iftirâkın sanki ağyar aklıdır
Zannedersin hal-i Mecnun’çün şu Leyla haklıdır
Kanma cânâ iftirâkın sanki ağyar aklıdır
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün
İMTİHAN
Ne âşikar imtihan gafil rûh içün nihan
Serâb-ı fânî cihan aldanmak teselli mi
Geçerse bomboş ömür gör elmas olur kömür
Şu cân ü ten sanma hür aldanmak teselli mi
Mefâilün fâilün mefûlün mefâilün
BİLMEZ
Benlik esîri olmuş bilmez ki ucub nedir
Meylüttahakkümünden bilmez taaccüb nedir
Cehl içre hâce heyhât nefsiyle etmiş beyat
Dîn hizmetinde hoyrat bilmez tahabbüb nedir
Mefûlü fâilâlün mefûlü müstefilün












