Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Cihan Canlı, 3 Ekim Cumartesi günü gerçekleştirilecek seçimler öncesinde Beyzade Restoran’da basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Canlı, bu buluşmanın yalnızca bir seçim sürecini konuşmak için olmadığını, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası’nın nasıl bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğuna ilişkin düşünceleri paylaşmak amacıyla düzenlendiğini belirtti. 3 Ekim Cumartesi günü üyelerin sandık başına gideceğini hatırlatan Canlı, bu süreci hiçbir zaman yalnızca bir seçim yarışı olarak görmediklerini vurguladı.
Canlı, basın mensuplarına yaptığı konuşmada şunları söyledi:
Değerli basın mensupları,
Bugün sizlerle yalnızca bir seçim sürecini konuşmak için değil, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası’nın nasıl bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğuna ilişkin düşüncelerimizi açıkça paylaşmak için bir aradayız.
3 Ekim Cumartesi günü üyelerimiz sandık başına gidecek. Biz bu süreci bugüne kadar yalnızca bir seçim yarışı olarak görmedik.
Bizim için asıl mesele, seçimden sonra Gümüşhane iş dünyasının nasıl daha güçlü temsil edileceğidir. Çünkü Gümüşhane’nin ticareti birkaç kişinin değil, yüzlerce işletmenin emeğiyle ayakta duruyor.
Her işletmenin farklı bir hikâyesi, farklı bir problemi, farklı bir beklentisi var.
O nedenle bizim çıkış noktamız çok net:
- Önce dinleyeceğiz.
- Sonra konuşacağız.
- Sonra çözüm için çalışacağız.
Kıymetli arkadaşlar,
Biz “700 üyeyi tek tek dinleyeceğiz” derken bir slogan ortaya koymuyoruz. Bir çalışma yöntemi tarif ediyoruz.
Gümüşhane merkez, Torul ve Kürtün’de bulunan 700’ün üzerindeki üyemizin tamamına ulaşmayı hedefliyoruz. Yaklaşık 10’ar kişilik gruplar halinde üyelerimizi dinlemek istiyoruz.
Bu çalışma 70-80 haftalık bir sürece yayılsa bile bundan kaçınmayacağız.
Çünkü bir başkanın görevi yalnızca kürsüye çıkıp konuşmak değildir. Bir başkanın görevi gerektiğinde saatlerce dinlemek, bir üyenin iş yerinde karşılaştığı problemi anlamak, bir işletmenin neden büyüyemediğini sorgulamak, bir girişimcinin neden yatırım yapamadığını öğrenmek ve bütün bunları ilgili kurumların önüne koyabilmektir.
Bizim anlayışımız budur.
Ben kendim için özellikle şu ifadeyi kullanıyorum: “Konuşan değil, dinleyen başkan.”
Çünkü Gümüşhane’nin daha fazla konuşmaya değil, daha fazla dinlenmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Üyemiz odaya gelemiyorsa biz onun yanına gideceğiz. İş yerinde ziyaret edeceğiz. Çayını içeceğiz. Sorununu dinleyeceğiz. Notumuzu alacağız. Ve o sorunun çözümü için gereken adımları takip edeceğiz.
Bunu yaparken de “Ben söyledim, oldu” anlayışıyla değil; “Biz konuştuk, ortak akılla ne yapabiliriz?” anlayışıyla hareket edeceğiz.
Ortak akıl bizim için sadece söylenecek güzel bir söz değildir. Gümüşhane’nin ekonomik geleceği tek bir kişinin masasında şekillenemez.
Sanayicinin söyleyeceği başka, esnafın söyleyeceği başka, genç girişimcinin söyleyeceği başka, kadın girişimcinin söyleyeceği başka, hizmet sektörünün söyleyeceği başka şeyler vardır.
Biz bütün bu farklı sesleri aynı masada buluşturmak zorundayız.
Hedefimiz; üyelerin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlandığı değil, yönetim sürecinin her aşamasında sözünün dinlendiği bir oda anlayışını ortaya koymaktır.
Değerli basın mensupları,
Bir başka temel meselemiz ise şeffaflık.
Üyelerimizin kendi odasında ne olup bittiğini bilmesini istiyoruz. Hangi sorun gündeme getirildi? Hangi kurumla görüşüldü? Hangi konuda çalışma yapılıyor? Hangi talep hangi aşamada? Bunların takip edilebilir olması gerektiğine inanıyoruz.
Çünkü şeffaflık yalnızca bilgi vermek değildir. Şeffaflık aynı zamanda hesap verebilmektir.
Bizim yönetim anlayışımızda başkan ulaşılabilir olacak, yönetim ulaşılabilir olacak ve üye kendisini kapının dışında hissetmeyecek.
Kapımız açık olacak. Telefonumuz açık olacak. Masamız açık olacak.
Gümüşhane’nin iş dünyasının daha fazla konuşulması gerektiğine inanıyoruz.
Bu şehirde önemli bir üretim ve girişimcilik potansiyeli var. Bu potansiyelin daha fazla konuşulması, tanıtılması ve ilgili kurumların gündemine daha güçlü şekilde taşınması gerekiyor.
Ticaret ve Sanayi Odası’nın da burada önemli bir sorumluluğu bulunuyor. Biz odayı yalnızca evrak işlemlerinin yürütüldüğü bir kurum olarak görmüyoruz.
Oda;
- Üyelerinin sorunlarını gündeme taşımalı,
- Kurumlar arasında köprü kurmalı,
- Yatırım ve üretim konusunda fikir üretmeli,
- Şehrin ekonomik gündemini takip etmeli,
- Üyelerinin taleplerinin sonuçlanması için süreci takip etmelidir.
Bütün bunların merkezinde ise üye olmalıdır.
Kıymetli arkadaşlar,
Bugün sizlerle bir araya gelmemizin bir başka nedeni de yerel basının önemine olan inancımızdır.
Gümüşhane’nin sorunlarını kamuoyuna taşıyan sizlersiniz. İş dünyasının sesini duyuran sizlersiniz. Yanlış gördüğünüzü eleştiren, doğru gördüğünüzü kamuoyuna aktaran yine sizlersiniz.
Biz eleştiriden rahatsız olan değil, eleştiriden faydalanan bir yönetim anlayışını önemsiyoruz. Çünkü güçlü kurumların güçlü bir basınla iletişim içerisinde olması gerektiğine inanıyoruz.
Değerli basın mensupları,
3 Ekim Cumartesi günü üyelerimiz kararını verecek. Biz bugüne kadar ortaya koyduğumuz düşünceleri açıkça anlattık. Bundan sonra da aynı açıklıkla konuşmaya devam edeceğiz.
Bizim ortaya koyduğumuz yönetim anlayışı açık:
- Üyeyi dinleyeceğiz.
- Üyeye ulaşacağız.
- Ortak akılla hareket edeceğiz.
- Şeffaf olacağız.
- Ulaşılabilir olacağız.
- Ve verilen her sözün arkasında duracağız.
Çünkü bizim için bu süreç bir makam meselesi değildir. Bu süreç, Gümüşhane iş dünyasının geleceğiyle ilgili bir sorumluluk meselesidir.
Ben bugün burada bulunan bütün basın mensuplarına teşekkür ediyorum. Bugüne kadar bize kulak veren, sorularını soran, eleştiren ve görüşlerimizi kamuoyuna taşıyan bütün gazetecilere teşekkür ediyorum.
3 Ekim’e kadar da düşüncelerimizi anlatmaya, üyelerimizi dinlemeye ve Gümüşhane’nin ekonomik geleceği üzerine konuşmaya devam edeceğiz.
- Bizim söyleyecek sözümüz var.
- Dinleyecek insanımız var.
- Ve Gümüşhane için konuşulması gereken çok konu var.
Hepinize teşekkür ediyorum.


