Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya
Niyazi KARABULUT
YAZARIN TÜM YAZILARI

Özgürlük

Niyazi Karabulut

Günümüzde özgürlük, “istediğini yapabilme serbestliği” olarak anlaşılıyor. Yani kişinin her istediğini yapmakta serbest olması, kendisine sınır koyacak bir şeyin olmaması.

Bizim okuduğumuz yerlerde şöyle diyordu: kişinin özgürlüğü başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter. Benim özgürlükten anladığımı karşılamasa da güzel bir cümle. Modern anlayışta özgürlük, kişisel hazlara, sınırsız tüketime ve anlık tatminlere indirgeniyor. Modern dünya, insanı doyumsuz hale getiren, sürekli daha fazlasını istemeye teşvik eden bir sistem üzerine kurulu. Reklamlar, TV, kısaca gördüğümüz herşey bunu teşvik ediyor. Benim hayatım, benim bedenim gibi lafların benim mandalitemde karşılığı yok.

Benim düşünce sistemimde insanın kul olması hasebiyle özgürlükleri sınırlıdır. Her şeyin taleb edildiği bir dünya zaten aklen mümkün değil. Her şeyin mümkün olduğu bir dünyada, hiçbir şey yeterli gelmez. Her şeyin mümkün olduğu bir dünya insan için yaşanabilir bir dünya olmaktan çıkar.

Halbuki nefsin her arzusunu yerine getirmek özgürlük değil, bağımlılıktır: “Hevasını ilâh edinen kimseyi gördün mü?” (Furkan,43)

Limitsiz harcama, sınırsız dolaşma, her istediğini yapma özgürlük değil bağımlılıktır. Çağdaş insan bu zaviyeden bakınca özgür değil bağımlıdır. Bağımlılığı o derece fazladır ki hastalık seviyesindedir. Madde bağımlılığı uyuşturucu maddelerle sınırlı değil, bağımlılığın her türlüsü maddeye bağlanmak değil mi?

Tüketim kültürü, sosyal medya, popüler kültür, eğlence endüstrisi gibi unsurlar, insanlara sürekli “mutlu olmalısın”, “daha fazlasını istemelisin”, “kendini sınırsızca ifade etmelisin” mesajları veriyor. Bunun arkasında piyasayı elinde tutan güçler var. İnsanı bir tüketim canavarı gibi kodluyorlar.

Özgürlük adına atılan her adım, bir süre sonra nefse boyun eğme, dünyevi arzuların esiri olma, tatminsizlik ve huzursuzluk ile sonuçlanıyor.

Özgürlükten çok söz edilen çağımızda huzur azalıyor… Herşeyi yapabilme arzusu istikamet duygusunu zayıflatıyor. Helal haram dengesi gözardı ediliyor. Özgürlük çığlıklarıyla yoldan çıkılıyor ve insan kendini kaybediyor.

İnsanoğlunun ihtiyaçları sınırsızdır diye yanlış bir cümle kuruluyor. Halbuki insanoğlunun ihtiyaçları sınırlı; arzuları sınırsızdır. Modern zamanlarda ihtiyaçları ve arzuları karıştırıyoruz. Her arzu edilen şey ihtiyaç değildir.

Özgürlüğün en yüksek hali, nefsin esaretinden kurtulmak ve insanı yıpratan sınırsız arzuların ağırlığından arınmaktır. Arzularına sınır koyabilen insan gerçekten özgürleşmiştir. İşte tam da bu noktada, Allah’a kulluk, insana sınırlarını hatırlatır. Haddini bilmek insanı gerçek özgürlüğe kavuşturmaktadır.

Bir hadisi şerifle konuyu sonlandıralım: “Kimin derdi ahiret ise, Allah onun gönlünü zengin kılar. Dağınık vaziyetini bir araya getirip toplar. Dünya ona boyun eğerek gelir. Kimin derdi dünya ise, Allah onun fakirliğini iki gözünün arasına bırakır. İşlerini dağınık hale getirir. Kendisi için takdir edilen şeyler dışında dünyadan ona bir şey gelmez.” (Tirmizi, Kıyamet, 30/2465)

Özgürlüğü arzuların gerçekleşmesinde zannedenler, farkında olmadan zincirlerini ağırlaştırırken Allah’a kul olarak haddini bilenler her türlü esaretten azat olmanın huzuruna ererler.


YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER