Şair Ali Özdoğan
ALDANMA GÖNÜL
Aldanma gönül sanma vefâkarı bulursun
Hicranla yakan hâr-ı ateşbârı bulursun
Aşktan yana hiç şevkütarâb olmadı bülbül
Hep nağme-i zâr derde giriftârı bulursun
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
ÖMRÜN GÜNEŞİ
Ve gurûb eyleyecek gün gibi ömrün güneşi
Ne çıkar bahtıma bilmem ne söner aşk ateşi
Bilirim firkati cânâ ‘nefesin sırlı eşi’
Ne çıkar bahtıma bilmem ne söner aşk ateşi
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
NE OLURSAN OL!..
İster Brutüs ol istersen Sezar
Dünyâda kaçılmaz tek yer var; mezar
Mefûlü mefâîlün müstefilün
DİLEMMÂ
Bî vefâ der kimi görsem kime sorsam a gönül
Ye’si sevdâ ne acep hayra mı yorsam a gönül
Kime zul Mecnun olup kavruluyorsam a gönül
Ye’si sevdâ ne acep hayra mı yorsam a gönül
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
EĞER…
Ger pâk olursa sîret kalpten bakar basîret
Parlar da cism ü sûret hikmet saçar şu fânî
Mefûlü fâilâlün mefûlü fâilâlün
CENNETE YAR OLMAK
Dön kıbleye dön dön de huşû rûhunu sarsın
Sen Cennet’e yar Cennet’e yar Cennet’e yarsın
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
RESUL-İ KİBRİYA
Ol Resul-i Kibriyâ her dem rûhâ mihenktür
Sözlerinde hâli gör Hakk’ın emrine denktür
Fâilün mefâilün mefûlün feilâtün
MEZAR YAKIN
Âh ü zar eder hezâr sanki yakın der mezar
Derde döndü intizâr gonca kurur neylesin
Fâilâtü fâilün müfteilün müfteilün fâilün
ALDANAN İNSAN
Ağaçlar kulak verdi meğer cahil insanmış
Emânetle aldandı hayat kendinden sanmış
Feûlün mefâîlü feûlün mefûlâtün
DIŞ VE İÇ
Üstünde kıyâfeti zannetme letâfeti
Dilden yana afeti setretti zerâfeti
Mefûlü mefâaletün müfteilğn feûl
RUHLARIN GÖÇÜ
Ruhlar kaçtı çarşıdan akıl çekmiş ayağı
İnsan şerre döndü hey! O, nefs kalmış, bayağı
Mefûlün mefâilün feûlün müfteilün
ÇELİŞKİLER
İçinde kaybolduğum gaflet midür pandemi
Önümde kabrim durur gâyem safâhat demi
Mefâîlün fâilün müstefilün fâilün
LİYAKAT
Liyakat tardedilmiş sanki Hakk’tan evamir
Tecerrüd et akıldan çengiden eyle âmir
Mefâîlün feûlün fâilâtün feûlün
HANİ?
Hani lal renkli hayaller gibi gönlümce baharlar
Bana hasret demi cânâ nicedir leyl ü nehârlar
Hanidir nağme-i dem şevk u tarâb bestenigarlar
Bana hasret demi cânâ nicedir leyl ü nehârlar
Feilâtün feilâtün feilâtün feilâtün
TEZKİYE
Nush edilmez ‘nefs-i muammâ’ içün
Kabri görmez gözleri âmâ içün
İmtihandur rûh-i dilemmâ içün
Kaç uzak tut cân ü gönülden oğul
Fâilâtün müfteilün fâilün
EY ŞİVE-NÜMA
Rencîde olur nâz ü tegâfülde bıraksan
Ey şîve-nümâ dîl-i ateş bârıma baksan
Yetmez mi günah rûhumu bin ah ile yaksan
Ey şîve-nümâ dîl-i ateş bârıma baksan
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
GÖNÜL
Sen bahar bekle gönül ben şimdi kışlarlayım
Görmedim meyl-i safâ küskün bakışlarlayım
Kalmamış zerre ümîd âteş-i sûzan ile
Rûhu içten kavuran derd-nâk yakışlarlayım
Fâilâtün feilâtün fâilâtün feûl
YALANLAR
Kimse bilmez aşk nedir ah dilde kalmış söz, yalan!.
Kim demiş hayran bakar hülyâya dalmış göz, yalan!.
İftiraktan kavrulurmuş sîne sûzan köz, yalan!.
Kim demiş hayran bakar hülyâya dalmış göz, yalan!.
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün
CÜMLE AŞIK
Hem-avaz eylerdi Mecnun andelib dem-sâzına
Zâyeder gör nevbârın hem kavuşmaz yâzına
Sanki bilmez gonca gâib lâle hasret her gönül
Pür-hevestür cümle âşık mürg-i dîl pervâzına
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün
15 TEMMUZ İHANETİ
Dünyaya tâlib imiş bahâne etti dini
Ayan eyledi rezil dininden önce kini
Konuşmaya ne hâcet partilerde pişkini
Ben millete bakarım derim elzem teyakkuz
Memleket tarihinde mîlattır 15 temmuz
TEN VE RUH
Zannetme beden ten ruh ile kâim
Ten fâni imiş ah ruh ise dâim
Ukbâya bakarmış asl-ı mesâim
Gördüm ki bu dünya gayreti boştur
Sus nefs-i rezîlim ahrete koştur
Mefûlü mefâîlün feilatün
MASKELİ SURAT
Suratında maske var insan olamaz zirâ
Yalan üretir durur sermâyesi iftirâ
Satılık kalem oğul, Hans’tan ödenir kirâ
Sana bin tuzak kurar senden görünür vira
Feilün mefâilün mefûlü mefâilün
ÖLÜM
Karinedir sanki heyhat zann-ı galip; ‘yok ölüm’
Lisânı hal susmuyor hiç ; var ki talip, çok ölüm
Mefâilün fâilâtün fâilâtün fâilün
ÖMÜR
Bitermiş şu bâki sandığım ömür
Hayallerle aşkı andığım ömür
Seraptan turâba bir rüyâ imiş
Vefâsız elinde yandığım ömür
Mefâîlü fâilâtü fâilün
ESFEL-İ SAFİL
Şuursuz zerreler baş başa verdi
Akıllar serdeden ruhlara erdi
Tesadüfmüş hayat hop oluverdi
‘Bilim’ der hokkabaz, bilmeye gâfil
Güyâ çağdaş imiş esfel-i sâfil
Mefâîlün mefâîlü feûlün
GEL
Kavruldu gönül âteş-i firkatle yanar gel
Ah yâre-i aşk sanki şu sînemde kanar gel
Bilmem ki neden meyl-i cefâkârı anar gel
Ah yâre-i aşk sanki şu sînemde kanar gel
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
GELMESE
Sevdâda gönül, geçmese pür-neş’eli anlar
Ah gelmese hiç gelmese mevsîm-i hazanlar
Bir mûcize say sanki umuttur yaşananlar
Ah gelmese hiç gelmese mevsîm-i hazanlar
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
KİN SAHİBİNE
Şaşarum kimdendür edebin oğul
Nicedür İslam’çün bu kinin utan!..
Dilerim ıslah ol ya kusup boğul
Görünür arkandan yularun tutan
Feilün mefûlün feilün feûl
HASET
Bende benim neyim var ki, kıskanan..
Şol hasedin Kerîm mülkü gaspıdır
Ayna görüp güneş aynanın sanan
Kul olanın bu isyânı az mıdır
Müfteilün mefâîlü fâilün
AŞKA UYANDIM
Neş’eyle gülen çeşm-i siyeh nûruna kandım
Mehtâbı unutmuş geceden aşka uyandım
Bilmezdi gönül sevmeyecek sevmedi sandım
Mehtâbı unutmuş geceden aşka uyandım
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
ÖMÜR
Ömür ipi elde mi söyle ey nefs-i nâdan
Biter bu safâ demi iç şu câm-ı fenâdan
Unutma ki âdemi eylemez fâni şâdan
Biter bu safâ demi iç şu câm-ı fenâdan
Mefâaletün feilün mefâîlü fâlün
YAŞ AKAR
Yaş akar görmez misin sen hûn olur şol dîdeden
Ah uzak durmak yaraşmaz dîl harâb rencîdeden
Geçmiyor gönlüm ne yapsam şîveger nâdîdeden
Gel uzak durmak yaraşmaz dîl harâb rencîdeden
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün
ALDANDI
Vasl-ı dildar umdu ammâ kandı bin aldandı gör
Yandı şol efsûn-i aşktan dîl-i şeydâ yandı gör
Ah serâb-ı âfıtâbın sandı Leylâ sandı gör
Yandı şol efsûn-i aşktan dîl-i şeydâ yandı gör
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün
ÖMÜR
Aç oturdum şu fâninin başına
Doymadım hiç meğer tadımlığimiş
Söyle rûhum dönüp mezar taşına
Geçti ömrüm koşar adımlığimiş
Fâilâtün mefâilün feilün
EYYAM-I HAZAN
Eyyâm-ı hazan geldi, gönül kandı bahâre
Vah eyleyecek, kalmadı ah kalmadı çâre
Bülbülde figan gül kuruyan sînede yâre
Vah eyleyecek, kalmadı ah kalmadı çâre
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
FİRAK HANÇERİ
Saklarım gül gibi rûhumda bahardan beridir
O güzel hâtıranın lâne-i kalbim yeridir
Unutur sanma a cânâ sana meftun ya gönül
Koparan sînemi bir tek şu firak hançeridir
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
GAMLI GÖNÜL
Bir fasl-ı bahar neş’esi rûhumda uyansa
Ah gamlı gönül şûh-i sitemkârını ansa
Firkatle solan aşka ümîd şûlesi yansa
Hasrette geçen ömr-i perîşâne dayansa
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
ÖMÜR
Bir lâhza imiş n’oldu ömür n’oldu da gitti
Zâyoldu yazık soldu ömür soldu da gitti
Gel ağla gönül mâziye bak hâtıralarla
Ah doldu ömür doldu ömür doldu da gitti
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
İNSANLAR
Göçüp gider de canlar gafletle geçer anlar
Hayal-i câhâ dalmış aldandı şu insanlar
Mefâilün mefâîlün müfteilün fâlün
İZAN
Ne mâzî var ne âtî yaşa der sen âna bak
Behîmî bir teâtî hele gel izâna bak
Feûlün fâilâtün feilün mefâilün
KAVRULUR DİL
Kavrulur dîl ah melal-i hâlimin bir yâdı var
Bî-vefâdan yârelenmiş pür hüzün feryâdı var
Sanki Leylâ zulmu görmüş çâresiz Mecnun gibi
Sevdi ammâ firkatinden sûz gönül nâşâdı var
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün
GÖNÜL
Çekmesin derdini hiç kalmasın darda gönül
Sanki Leylâ gibi yar şîvekâr var da gönül
Aşkı firkatle sarar âh ü zar har da gönül
Sanki Leylâ gibi yar şîvekâr var da gönül
Fâilâtün feilün fâilâtün feilün
BOŞA ALDANMA
Sevmedi hiç bî vefâ, sevemez miydi
Aşk yazıdır hem cefâ, bilemez miydi
Dîde kanar bir defâ, silemez miydi
Sen de bırak ey gönül unutup yanma
Derde salan yar değil boşa aldanma
Müfteilün fâilün feilâtün fâ












