ALACAK VERECEK ve BORÇ SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNDE KUR’AN’DAKİ ÖNEMLİ EMİR - GÜMÜŞHANE'DEN HABER - Yerel Haber SitesiGÜMÜŞHANE'DEN HABER – Yerel Haber Sitesi

3 Ağustos 2021 / Kuruluş: 15 ŞUBAT 2012

ALACAK VERECEK ve BORÇ SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNDE KUR’AN’DAKİ ÖNEMLİ EMİR

Son Güncelleme :

01 Nisan 2018 - 17:59

Kur’an-ı Kerim’in Bakara Sûresi’nin  282. Ayetinde borç ve alacak – verecek konularında insanların neler yapması gerektiğini Allah(c.c.) anlatmaktadır.

Asr-ı Saadet hariç, tarih boyunca insanların yaşadığı en önemli problemlerden biri olan kişiler arasındaki borç ve alacak verecek sorunları günümüzde de en büyük toplumsal sorunların başında gelmektedir. Borçlarını inkâr eden, aldığını vermeyen, dolandırıcılık yapan kişiler yüzünden pek çok aile yıkılmış perişan olmuştur.

İnsanların birbirleriyle güven içinde yaşamaları birbirleriyle olan münasebetlerinde sözünde durmama, hile, yalan, dolandırıcılık gibi güveni zedeleyen hastalıkların olmamasına bağlıdır.

Yaratıcımız Yüce Allah(c.c), imtihan için dünyaya gönderdiği insanların fıtratını en iyi bilen olduğu için, Bakara Suresi’nin 282. Ayetinde kullarının dikkatini çekip, alış veriş ve borç alma verme konularında nasıl davranılması gerektiğini anlatmıştır.

Bakara Suresi’nin 282. Ayetine içeriği nedeniyle “Müdayene” ayeti de denilmektedir. Müdayene kelimesi “Borç alıp vermek. Ödünç almak ve vermek” anlamlarına gelmektedir.

Diğer taraftan; “Noterlik” müessesesinin görevlerini de ortaya koyduğu için bu ayete;  “Noterlik ayeti” de denilmektedir.

Bu ayet aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’in en uzun ayeti olup bir sayfa boyundadır.

Her konuda olduğu gibi toplumsal ve kişisel huzurumuz için insanlar arası ekonomik münasebet ve iş ve işlemlerde de Allah’ın emirlerini yerine getirirsek hem dünyada hem de ahirette mutlu oluruz.

Bakara Suresi’nin 282. Ayeti hiç değilse bundan sonraki hayatımızda, ekonomik iş ve işlemlerimizde bize rehber olmalı. Alacak verecek konularını mutlaka yazı ve imza altına almalı ve şahitlendirmeliyiz.

Borç almada ve vermede veya benzeri her işte akitlerimizi yazmak bu ayet gereğince aynı zamanda Allah’ın bir emrini yerine getirmek olduğu için ibadet sayılır. Hem ibadet sevabını almak, hem de işlerimizi düzenli yapmak hepimizi mutlu eder.

Aslında yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim ve onun ilk tefsiri olan Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.v)’ın hadis-i şerifleri hem dünyada hem de ahirette “mutlu hayat”ın birer rehberidir. Bu nedenle Mukaddes kitabımız Kur’an’ı ve Peygamberimizin hadislerini çok okuyup hayatımıza tatbik etmeliyiz.

BAKARA SURESİ’NİN 282. AYETİNİN ASLINI ve TÜRKÇE MEALİNİ SİZLERLE PAYLAŞIYORUZ.

(BAKARA SURESİ 282. AYET)

BAKARA SURESİ 282. AYET MEALİ

(Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an-ı Kerim web sitesinden alınmıştır)

“Ey iman edenler! Belirlenmiş bir zamana kadar bir borç ilişkisi kurduğunuzda bunu yazın. Aranızdan bir kâtip bunu adaletle yazsın. Kâtip Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın. Artık o yazsın, borçlu da yazdırsın; Rabbi olan Allah’tan korksun ve borçtan hiçbir şeyi eksik bırakmasın. Eğer borçlu akılca zayıf veya eksik yahut kendisi yazdıramaz durumda olursa velisi adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki şahidi de tanık tutun. Şahitler iki erkek olmazlarsa, rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkekle -biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için- iki de kadın olsunlar. Çağrıldıklarında şahitler gelmezlik etmesinler. Borç küçük olsun büyük olsun vadesini belirterek onu yazmaktan üşenmeyin. Böyle yapmanız Allah katında daha adaletli, şahitlik için daha destekleyici ve şüpheye düşmemeniz için daha uygundur. Borç ilişkisinin, aranızda alıp vererek bitirdiğiniz peşin ticaret olması müstesnadır; onu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Alış veriş yaptığınızda şahit tutun. Kâtip de şahit de zarar görmesin. Eğer zarar verirseniz şüphesiz bu sizin yoldan çıkmanız demektir. Allah’tan korkun, Allah size öğretiyor, Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir. (282)”

 

 

image_print