Hasan Pir
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta son bir hafta içinde iki okulda yaşanan olaylar, millet olarak hepimizi derinden üzdü. İçimiz yandı, morallerimiz bozuldu.
Olaylarla ilgili medyada ve sosyal medyada binlerce yorum yapıldı ve yapılıyor. Olayların bir daha olmaması için çözüm önerileri sunuluyor.
Neden oldu? Niçin oldu? Sebep neydi?… Şöyle yapılsın, böyle yapılsın vb.
***
İnşallah bir daha olmamasını temenni ettiğimiz bu tür olaylar konusunda devletimizin önleyici kararlılığına her vatandaşımız inanmalı, güvenmeli.
Hiç umutsuzluğa gerek yok. Çocuklarımızın ve gençlerimizin üzerinde oynanan her türlü oyunu, her türlü kirli senaryoyu devletimiz önleyecek ve bu vatanın çocukları ve gençleri bir daha bu kirli tuzaklara düşmeyecektir.
Öncelikle Rabbimize güveniyoruz. Onun merhametine, lütfuna güveniyoruz. Daha sonra da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve onun ekibine güveniyoruz.
Okullarımızda başlattığı millî ve manevî dokunuşlarla öğrencilerimize yeni ufuklar açan Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin başta olmak üzere Cumhurbaşkanımızın bütün bakanlarına güveniyoruz ve alacakları kararları destekliyoruz.
***
Devletimiz, benzer olayların olmaması için kısa, orta ve uzun vadeli planlar yapıyor. Aynı şekilde biz anne ve babaların da çocuklarımızla ilgili kısa, orta ve uzun vadeli planları olmalı.
Biz ailelerin de çocuklarımız ile ilgili somut kararları olmalı. Bu kararların önünü “şefkatlerimiz” kesmemeli.
Bir iki örnek vermek isterim. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş olayları sonrası kaç anne baba, çocuklarının bilgisayar ve cep telefonlarında ne var ne yok diye kontrol etti? Kaç anne baba, çocukları ile bir sofra başında kaç gündür beraber yemek yemediklerinin farkına vardı?… Kaç anne baba, çocuklarının ne tür kitaplar okuduğunun takibini yaptı?
Biz anne babalar için iki şehrimizde yaşanan olaylar, ekranlarda haber seyretmelik olarak kalmamalı. Bu iki olay, aklımıza, vicdanımıza, ruhumuza, sorumluluğumuza açılan iki pencere olmalı. Bu iki pencereden kendi evimize, kendi çocuklarımıza bakmalıyız… Titreyip kendimize gelmeli ve masum çocuklarımızı şer güçlerin dijital oyun zehirleri başta olmak üzere her türlü telkinlerinden korumalıyız.
***
Belli ki dijital teknolojiyi eline geçiren batının şer güçleri, çocuklarımızı “çocukluk saflıkları, çocukluk heves ve oyun merakları” ile vurmak istiyor.
Öyle ise bu oyunu da biz devlet ve millet olarak bozmalıyız. Devletimizin konu ile ilgili görevlileri dijital tehlikeye karşı seferberlik ilan etmiş durumdalar. Biz de aileler olarak evlerimizde seferberlik ilan etmeliyiz.
***
İnşallah bu badireyi de kısa sürede atlatacağız. Başta da ifade ettiğimiz gibi güçlü bir devlet yapımız var. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve iradesi var. Milletimizin duasıyla biz bu tuzağı elbette en kısa sürede bozar, atar ve yolumuza devam ederiz.
Ümitvar olacağız. İstikbal inkılabı içinde en yüksek gür seda bizim olacaktır inşallah.
Güzel günler dileğiyle.
