ŞAİR ALİ ÖZDOĞAN
BİLİRİM
Sen de eller gibi bak bu garip halde bırak
Derd-i firkat ile yak yine nîmet bilirim
Umduğum çâre ırak anarak hıçkırarak
Sevme git ağlatarak yine nîmet bilirim
Fâilâtün feilün feilâtün feilün
AZRAİL
Niçün gayret-i imtiyaz Allah’adır gâfil iyâz
Kaşın düşmüş saçın beyaz vermez ki Azrâil haber
Unutmuşsun namaz niyaz eğlence saz eğlence saz
Gözün görmez başın ayaz vermez ki Azrâil haber
Mefâîlün mefâilün müstefilün müstefilün
SÖYLE A GÜL
Kahr ü perîşan edersin nedir ki bâis-i zârı
Söyle a gül söyle artık ne inletirsin hezârı
Nerde güzel hâtırâlar hüzün müdür bergüzârı
Söyle a gül söyle artık ne inletirsin hezârı
Müfteilâtün mefâîlü fâilâtün feûlün
HABER GETİRMEDİ
Bâd-ı sabâ esti ammâ haber getirmedi yardan
Kalmadı şevk ü tarâbım bi-tâb gönül bu diyardan
Âteş-i sûzânı firkat erişti vakt-i bahardan
Kalmadı şevk ü tarâbım bi-tâb gönül bu diyardan
Müfteilâtün mefâîlü fâilâtü feûlün
SEN
Bin gamla geçen ömrüme sen nîmet-i Hakk’sın
Gönlüm seni sevmiş ne revâ âhı bıraksın
Baksın a güzel aşka düşen göz göze baksın
Gönlüm seni sevmiş ne revâ âhı bıraksın
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
ERMİŞ
Gün rengi çiçeklerle güneş el ele vermiş
Bir tatlı sabah saklı bahar rûhuma ermiş
Gül mevsimi ümmîdini gülzârına sermiş
Bir tatlı sabah saklı bahar rûhuma ermiş
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
AŞK ATEŞİ
Pek sevdi gönül cevr ile etvârına bakmaz
Ah sanki bu aşk âteşi hiç kimseyi yakmaz
Zannetme güzel kalbi perîşan sana akmaz
Ah sanki bu aşk âteşi hiç kimseyi yakmaz
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
GEL BANA
Ucuz düşer sırtındaki elbise
Temiz niyet kalbin ile gel bana
Seven gönül aldansa da telbise
Samîmiyet bilmez kişi el bana
Mefâilün mefûlü mefâilün
GENÇLİĞİM
Ömür dökülmüş ömür saçlarda hâlâ gözüm
Uçup gider gençliğim, durmaz mı geçmez sözüm
Niçin unuttum niçin Hakk’tan emânet özüm
Uçup gider gençliğim durmaz mı geçmez sözüm
Mefâilün fâilün müstefilün fâilün
GURBET
Özüm Hakk’tan yanaymış meğer kendimde gurbet
Kesilmiş ney misâlim meğer kendim de gurbet
Temâşa eyle nefsim temâşa-yı gurûb et
Kesilmiş ney misâlim meğer kendim de gurbet
Mefâîlün feûlün mefâîlün feûlün
SIR MIDIR?
Ol fâni’çün merak edip dedim nedir muhtevâ
Firkat, firâk ü iftirak, içinde binbir hevâ
Ah sır mıdır nedir devâ niçün bu hâl-i melâl
Hep bî-nevâ vü bî-nevâ meğer sebep mâsivâ
Müstefilün mefâilün mefâilün fâilün
FİRKAT
Ne çıkar ismi gönülden ne de bir çâresi var
Ah o firkat ki o firkat ne derin yâresi var
Kanayan hâtıralardan o ciğerpâresi var
Ah o firkat yine firkat ne derin yâresi var
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
DERTLİYİM
Dinmiyor hiç gözyaşım ah dertliyim bî-çâreyim
İftirâkından ciğer-suz sûzidil pür yâreyim
Ey dilârâ bî-misâlim âşık-ı âvâreyim
İftirâkından ciğer-suz sûzidil pür yâreyim
Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün
SEVDA BU MU?
Ne güneş açtı gönülden ne eser bâd-ı sabâ
Nicedir bahtıma küsmem bu mu sevdâ acabâ
Gör hebâ oldu yazık ah şu ömür oldu hebâ
Nicedir bahtıma küsmem bu mu sevdâ acabâ
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
AŞK HEVASI
Serâb imiş meğer şu aşk hevâsı
Seven bilir ki vaslı iftiraktır
Bulunmuyor bulunmuyor devâsı
Şifâsı yok, safâsı çok ıraktır
Mefâilün mefâilün feûlün
KADER SEÇER
İçimde aşkının ümîdi hâlâ
Duâlarımda sen dilimde yâdın
Kader seçer gönül sever pekâla
Benim şu kalbimin hayâtı şâdın
Mefâilün mefâilün feûlün
ÇÖZÜLMEDİ
Sevinci huzûru seninle tattı
Gönül sana aşkı ümîde kattı
Ne çâre erişti şu iftirâkın
Çözülmedi sırrı nedir firâkın
Leyâli nehârı bahârı sendin
Bu âlem-i fânide vârı sendin
Sabâ ile bestenigârı sendin
Ne çâre erişti şu iftirâkın
Çözülmedi sırrı nedir firâkın
Mefâaletün mütefâilün fâ
BÎ VEFA
Hüznüyle geçen günlerimin âhına yansın
Ansın bi-vefâ âh ederek hep beni ansın
Hâlâ şu gönül kendisinin aşığı sansın
Ansın bi-vefâ âh ederek hep beni ansın
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
AŞKA DÜŞEN
Cânâ yetişir bil ki sitem sînede oktur
Cevretme yeter aşka düşen ben gibi yoktur
Vallâhi geçer ah şu zeman sanma ki çoktur
Cevretme yeter aşka düşen ben gibi yoktur
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
BEN
Şerh edemem hâl-i perîşânımı ruhsâre ben
Sırrımı fâş eyleyemem şûh-i sitemkâre ben
Yâreliyim yâreliyim yâreli bî-çâre ben
Sırrımı fâş eyleyemem şûh-i sitemkâre ben
Müfteilün müfteilün müfteilün fâilün
GÖNÜL
Çeşm-i siyehinle bak âteş-i aşkınla yak
Âhiri firkat firâk Mecnûn’a sor gör gönül
Sevgili her dem ırak vuslat ümîdin bırak
Kor gibidür iftirâk vallâhi zor zor gönül
Müfteilün fâilün müstefilün fâilün
LEYL-İ REGÂİB
Fikr ü zikirden tut eyleme gâib
Cennete dâvettür Leyl-i Regâib
Müfteilâtün fâ müftelün fâ
SIRRI NEDİR?
Yetişir gamda bırak beni Hüzzam’da bırak
Bana sevdâ da ırak soramam sırrı nedir
Susarım hıçkırarak yine kalbim kırarak
Bilirim aşkı ırak soramam sırrı nedir
Feilâtün feilün feilâtün feilün
ÜMİD-İ BAKİ
Vallahi gidersin senden de kaçmaz
Şol fâni çiçekler rûhunda açmaz
Kim derse ölümdür aklımda açmaz
Kalbinde ümîd-i bâkîyi göster
Mefûlü feûlün mefûlü fâ’lün
YARELİ KUŞ
Gel yâreli kuş kalbime konmuş gibi çağla
Gülden yana dert yan bana sen ben gibi ağla
Gelmezse bahar yoksa ümîdin kara bağla
Gülden yana dert yan bana sen ben gibi ağla
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
BİLMEZ Mİ GÖNÜL
Sevdâya uzak aşka uzak rûha uzaksın
Bilmez mi gönül sevmeyecekken niye baksın
Ah kahr ü perîşân edecek derdi bıraksın
Bilmez mi gönül sevmeyecekken niye baksın
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
SÖYLE NOLUR?
Söyle n’olur rûhumun hasret-i zerâfeti
Derde düşmüş gönlümün sevdâsı mı âfeti
Onda gördüm onda bir tek hâlet-i letâfeti
Derde düşmüş gönlümün sevdâsı mı âfeti
Fâilün müstefilün mefûlü mefâilün
TÖVBE
Bir tövbe vakti var yok ey nefs-i ömr-i zâil
Gaflet içinde hâlât fânîye olmak mâil
Hâlâ ümîd-i dünyâ taşsın demirsin hâşâ
Etmez misin temâşâ sormaz gelir azrâil
Müstefilün mefâîlün fâilâtün fâlün
AVARE GÖNÜL
Âvâre gönül kâm arıyor hatıralardan
Bin yâresi var sanki hezar ayrı bahardan
Ah sevdi firak kıldı ırak sohbet-i yardan
Bin yâresi var sanki hezar ayrı bahardan
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
BİR ÜMİD ARARIM
Hâtıranla geçer inan her günüm
Sûzinâka döner yanar mızrabım
Bir ümid ararım uzar sürgünüm
Hasretinle kanar kanar mızrabım
Fâilâtü mefâilün fâilün
ÇARE OL DERDİME
Hastadır gönlümü gel şifâyab et
Çare ol derdime gör ne harâbım
Kılma Mecnun gibi kılma hicâb et
Sanma firkat ile şevkutarâbım
Fâilâtün feilâtü feûlün
SAÇIMDA AKLAR
Yine derdinleyim saçımda aklar
Ararım saklanır kaçar sokaklar
Şu gönül aşkı hep derinde saklar
Sana sevdâlıdır nevâsı sensin
Delidir gönlümün devâsı sensin
Feilâtün mefâilün feûlün
LİYAKATSİZ
Hak sormazdı alırdı liyâkatsiz maaşı
Öğlen sonrası kalktı musallâdan naaşı
Bilmezmiş gibi gitti bilinmez miydi acep
Görmüşler mi sorulsa kefenden çıktı mı cep
Mefûlün feilâtü feûlün müfteilün
EY SEVGİLİ
Varsın şu gönül aşka küsen ahdini bozsun
Ey sevgili mehtâbıma nur hoş yakamozsun
Coşsun sana sevdâ ile bir bir daha coşsun
Ey sevgili mehtabıma nur hoş yakamozsun
Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün
BAHTIM KARADIR
Bir bahar geçse gönülden bana bin hâtıradır
Kimi gün neş’esi var ah kimi demler yaradır
Nideyim hâlimi aşktan yana bahtım karadır
Kimi gün neş’esi var ah kimi demler yaradır
Feilâtün feilâtün feilâtün feilün
