Baba Hamit Yılmaz, Defin Yıldönümünde Şehit Evladı Necmettin Yılmaz’ı Anlattı - GÜMÜŞHANE'DEN HABER - Yerel Haber SitesiGÜMÜŞHANE'DEN HABER – Yerel Haber Sitesi

28 Temmuz 2021 / Kuruluş: 15 ŞUBAT 2012

Baba Hamit Yılmaz, Defin Yıldönümünde Şehit Evladı Necmettin Yılmaz’ı Anlattı

Son Güncelleme :

16 Temmuz 2021 - 9:40

GÜMÜŞHANE OLAY GAZETESİ RÖPORTAJI – 16.07.2021

Röportaj: Rüveyda Usta, Abuzer Yapar

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesine bağlı Çiftçibaşı köyü İlkokulu Öğretmeni Gümüşhaneli Necmettin Yılmaz; yaz tatili için ailesinin yaşadığı Gümüşhane’nin Torul ilçesi Demirkapı köyüne gelirken 16 Haziran 2017 Cuma günü Tunceli Pülümür Vadisinde hain terör örgütü PKK’nın eli kanlı teröristleri tarafından aracının kurşunlanıp yakılması sonrasında  şehit edildi.

Şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz’ın cesedi  uzun süren aramalardan sonra 12 Temmuz 2017 tarihinde Tunceli Pülümür çayında bulundu.

Şehit öğretmenimiz Necmettin Yılmaz, 16 Temmuz 2017 Pazar günü Torul ilçe merkezinde yapılan dini törenin ardından aynı gün ailesinin yaşadığı Torul Demirkapı köyünde defnedildi.

Defninin 4. sene-i devriyesi münasebetiyle Şehit Öğretmenimiz Necmettin Yılmaz’ın babası Hamit Yılmaz’ İle konuştuk.

OLAY GAZETESİ: Şehadetinden önce sizin oğlunuz olan, şehadetinden sonra ise Tüm Türk Milleti’nin  Şehit evladı olan Necmettin öğretmenimizin vefatının üzerinden 4 yıl geçti. Belki bu süre sizin için 400 yıl gibi oldu…  Dört yıl boyunca Türkiye’de bir şehit babasına örnek olacak bir duruş sergilediniz. Necmettin öğretmenimizin vefatından sonrasını bize değerlendirir misiniz?

BABA HAMİT YILMAZ: “Yaşadığımızın yaşanmadan anlaşılması mümkün değil. Necmettin’i yokluklar içinde okuttum. Bir yılı bir ayakkabıyla zor geçirdiği zamanlar oldu. Maddiyat sıkıntısını çok yaşamıştı. Onun da bir sızısı var içimizde. Necmettin öğretmen, Esma-ül Hüsna’yı, Allah’ın isimlerini ezbere bilen, kendini yetiştirmiş bir evladımdı. Allah onu ve bütün ölmüşlerimizi nurlar içinde yatırsın. Bizi çok derinden üzdü. Acısı tarif edilmiyor. Rabb’im herkese Necmettin evladım gibi evlatlar nasip etsin. Necmettin, anasına babasına asi bir evlat değildi. Onun için çok acıyoruz. Istırap içindeyiz ama takdir-i İlahi. İnsan aç susuz yaşar, vatansız yaşayamaz. Necmettin öğretmenin, oğlumun da kaderi şehadet şerbeti içmekmiş. Allah’a hamdolsun. En büyük şerbeti içti. İnşallah bize de nasip olur.”

“Rabbim evlat acısını kimseye yaşatmasın.  Bu da hayatın bir gerçeği… Bu savaş Habil ile Kabil’in savaşı gibi devam ediyor.  Kötülerle iyilerin savaşı. Gümüşhaneliler topyekün yanımızda durdu. Her kesim bizim yanımızda oldu. Tüm halkımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Rabbime hamt ediyorum bana şahadet şerbeti içen bir evlat nasip etti. Evladım kendini yetiştirdi, yetiştirmenin ve şahadetin bedavadan olmadığını gördüm. Rabbim ona ikramda bulundu. Esmaül hüsnasını ezberleyen oğlumu mükâfatlandırdı diye düşünüyorum. Tunceli Pülümür deresinde berrak sulara Rabbim orucunu açtırdı oğluma. Rabbim evlat acısını kimseye tattırmasın. Allah tüm şehitlerimizin ailelerine de sabırlar versin. Şehitlerimiz canlarını feda ediyorlar ve biz sokaklarımızda rahat bir şekilde gezebiliyoruz. Şu an görev yapan askerlerimize, polislerimize, idari amirlerimize dua ediyoruz, iyi ki varlar…”

OLAY GAZETESİ: Necmettin kardeşimiz şahadeti ile ay yıldızlı barağımıza kanının rengini veren şehitlerimizden biri oldu… Türk milleti ve Gümüşhaneliler olarak bayrağımızı gördüğümüzde Necmettin öğretmenimizi ve şehitlerimizi görüyoruz. Bir baba olarak bu ulvi makam için duygularınızı öğrenebilir miyiz?

BABA HAMİT YILMAZ: Bir şehit babası olarak “Bayrağımda da benim bir damla kanım oldu” diyorum. Ne mutlu bize, Allah bize bunu ikram etti. Ayyıldızlı bayrağımızın altında ilelebet payidar yaşayabilmemiz için elbette yüreğimiz yanacak, ayağımız taşa değecek ve belki kalbimiz sızlayacak… Bu vatanın evladı olmak kolay değil… Ayakta kalmak için, vatan, devlet, bayrak, millet, ezan, bağımsız ve hür yaşamak bir diyet ister. Diyetlerin de en şereflisi Şehitliktir. Rabbim oğlumla bize bu şeref madalyasını bahşetti.  Oğlum Necmettin’in şu anda Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.v.) ve şehitlerin rehberi Hazreti Hamza Efendimizle beraber olduğuna inanıyorum.

OLAY GAZETESİ: Üç yıldır bir şehit babası olarak milletimize davranışınızla, konuşmalarınızla hep moral verdiniz. Birlik mesajları vererek üzüntü ve yılgınlık göstermediniz. Bu konudaki düşünceleriz nelerdir?

BABA HAMİT YILMAZ: Biz aziz öğretmenlerimizi örnek aldık. Bu olaya bir imtihan olarak bakıyoruz. İmanımız bize bunu gösteriyor. Öğretmenlerimiz bize ışık oldu, onların yolunda gitmek bize nasip oldu. Bu vesile ile tüm öğretmenlerimize sevgi ve şükranlarımı sunuyorum. Eğitim camiasının içinde olmaktan şeref duyuyorum. Eğitim camiası bizi kabullendiği için şeref duyuyorum.

Eğitim camiası bizi kabullendi. Bu milletin üstün bir millet olduğunu gördüm. Bizi Türkiye’nin her noktasından davet ettiler, bunların yüzde 40’ına katılamadım. Edirne’den Tunceli’ye kadar Türkiye’nin her yerinden davetler aldık fakat hepsine katılamadık. Bizleri davet eden kurumlarımıza teşekkür ediyorum.

Türkiye’nin hemen hemen her yerinden oğlumun ziyaretine geliyorlar. Eğitim camiasından, sivil vatandaşlarımızdan. Kısa bir süre önce Erzincan’dan bir inşaat işçisi kalbi güzel kardeşimiz ailesi ile geldi. Çocukları ile birlikte Necmettin öğretmenin mezarına gideceğim diyerek yola düşmesi bizi çok duygulandırdı. Bu kalbin bir kişi de atmadığını tüm milletimizde attığını hissettim. Çok mutlu oldum. Allah onlardan ve aziz milletimizden razı olsun.

OLAY GAZETESİ: 84 Milyon Türk evladı Necmettin Öğretmenimizi bağrına bastı. Her okulda, her ile adının anıldığı bir eser var. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

BABA HAMİT YILMAZ:  Necmettin şehit olana kadar bizim evladımızdı, şu anda ve bundan sonra da 84 milyon Türk milletinin evladı. Onlar gereği gibi anıyorlar. Allah razı olsun, Necmettin unutulmuyor. Bütün kalplerde, gönüllerde, okulların kütüphanelerinde anılıyor evladımız. Gerçekten Türk milletinin bir ferdi olmaktan şeref duyuyorum. Ne mutlu ki Allah bizi bu asil milletin bir evladı olarak yarattı. Rabb’im milletimizi payidar etsin. Her insan bir gün vuslata erecek ve ölümü tadacak. Rabb’im ölünce arkamızdan hayır dua ile yad edilecek bir emare buyurup öyle göçmeyi nasip etsin. Rabbime bana Necmettin gibi bir evlat verdiği için ne kadar şükretsem azdır. Hiçbir zaman, bir an bile aklımdan çıkmıyor. Her yerde bir anısı var. Her şey onu hatırlatıyor. Bizimle her şeyde yaşıyor. Türkiye’nin her tarafında Necmettinler var. Allah Türk milletini var etsin.

OLAY GAZETESİ: Necmettin öğretmenimizin şehadetinden  bugüne 4 yıl geçti. 4 yıl boyunca devlet yetkililerimizin sizi hiç yalnız bırakmadığını biliyoruz.

BABA HAMİT YILMAZ: Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu ve dönemin Tunceli Valisi Sayın Tuncay Sonel’e teşekkür ediyorum. Evladımı katledenlere hak ettikleri cezayı verdiler. Bütün güvenlik güçlerine sevgi ve selamlarımı yolluyorum. Bu millet tek bir millet. Allah aziz milletimizi korusun. Bayrağımızı vatanımızda ilelebet dalgalandırsın. Biz 1071’den beri bu toprakların üzerindeyiz, Allah’ın izni ile ilelebet de olacağız, ha üstünde gezmişiz ha altında yatmışız fark etmiyor. Bu vatan bizim. İnsan bir gün ölecek. Allah onurlu ve şerefli ölümü herkese nasip etsin. Rabb’imize boyun eğdik. Sizlerin vesilesi ile bizi hiçbir zaman yalnız Bırakmayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’ya, Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk’a, Gümüşhane Valimiz Sayın Kamuran Taşbilek ile Torul Kaymakamımız Sayın Ömer Said Karakaş başta olmak üzere devletimizin bütün yetkililerine, çok değerli Gümüşhaneli hemşerilerime ve bütün milletime teşekkür ediyorum. Hepsinden Allah razı olsun.

Oğlum Necmettin’in toprağa veriliş günü olan 16 Temmuz tarihinde her yıl Torul ilçesi Demirkapı köyündeki kabri başında Torul Kaymakamlığı’nca resmi anma töreni yapılıyor. Kur’an okutuluyor, dualar yapılıyor. Bunun içinde değerli büyüklerime ayrıca teşekkür ediyorum.

Geçen yıllar Milli Eğitim Bakanımız bizi davet etti. Cumhurbaşkanımız Erdoğan bizi Külliye’de ağırladı. Cumhurbaşkanımız ailesi ile birlikte bizimle ilgilendi. Cumhurbaşkanımızın dirayetli konuşması bizi çok duygulandırdı. Savunma Bakanlığımıza ve Milli Eğitim Bakanlığımıza bizi hatırladıkları için onlara ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Milli Eğitim Bakanımız bizimle bizzat ilgileniyor, onlardan Allah razı olsun.

Bu bayrak dalgalanıyorsa benim ve bu aziz milletimizin tüm ferdi ile birlikte dalgalanıyor. Bu aziz milletin her ferdi, bu bayrağın dalgalanması için mücadele etmektedir. İstiklal marşını okurken tüylerim diken diken oluyor. Akif, “Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı, Düşün altında binlerce kefensiz yatanı” diyor. Çok duygulanıyorum. Bu millet bu bayrağı bırakmaz, Allah milletimizden razı olsun.

OLAY GAZETESİ: Hain PKK teröristlerinin sonu gelmek üzere. Necmettinlerimizin intikamını Mehmetçiklerimiz alıyor.

BABA HAMİT YILMAZ: Dış güçlerin desteklediği hain PKK terörist sürüsü ile devletimiz baştan beri mücadele ediyor. Özellikle Necmettin öğretmenimizin şahadetinden sonra Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanımız Sayın Hulusi Akar başta olmak üzere tüm devlet yetkililerimiz;   PKK ve FETÖ başta olmak üzere tüm teröristlerle canla başla mücadele ediyorlar. Duamız her zaman onlarla. Allah yardımcıları olsun.

Asalaklar hayat boyu gülmemiştir, gülecek diye de ummasınlar. Bunları bizim ülkemizin bir asalağı olarak görüyorum. Onlar bir gün yok olacak ve onların katli vaciptir. Güçlü ordumuzla birlikte Rabbim onları cehennemine gönderiyor. Ben insansız hava araçlarını ebabil kuşlarına benzetiyorum. Ebabiller ile birlikte onların hakkında geliyoruz. İslam’ın sancağı ve bayrağımız ilelebet dalgalansın diye dua ediyoruz.

OLAY GAZETESİ: Bir şehit babası olarak milletimize ve Gümüşhanemize son olarak ne söylemek istersiniz?

BABA HAMİT YILMAZ: Allah hepsinden ayrı ayrı razı olsun. Allah, bütün kötülükleri ülkemizden uzak eylesin. Yüce Allah’ım terörden de, afetlerden de, hastalıklardan da ve salgınlardan da ülkemizi muhafaza etsin

Olay Gazetemiz vasıtasıyla bütün milletimden son isteğim de şudur: Değerli hemşerilerimizden ve tüm vatandaşlarımızdan başta iki cihan serveri Perygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.v.)’un ruhu şeriflerine ve oğlum Necmettin’le beraber tüm şehitlerimizin ruhlarına hediye edilmek üzere bir Fatiha okumalarını istiyorum. Ruhları için El Fatiha.

*****

ŞEHİT ÖĞRETMEN NECMETTİN YILMAZ KİMDİR?

Necmettin Yılmaz, 14 Aralık 1993’te Gümüşhane’nin Torul ilçesi Demirkapı köyünde ailesinin 4 çocuğundan ikincisi olarak dünyaya geldi.

İlkokul eğitimini Demirkapı İlköğretim Okulu, ortaokulu Gümüşhane Yatılı Bölge Ortaokulu, liseyi ise Gümüşhane Ali Fuat Kadirbeyoğlu Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Artvin Çoruh Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu.

Meslek hayatına 2015-2016 eğitim öğretim yılında Torul’un Altınpınar İlkokulu’nda ücretli sınıf öğretmenliği yaparak başladı. 2016’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Çiftçibaşı İlkokulu’na atandı.

8 aylık öğretmen olan ve öğrencilerince çok sevilen Necmettin Yılmaz, 16 Haziran 2017’de yaz tatilini geçirmek için Şanlıurfa’dan memleketi Torul’a dönerken, PKK’lı teröristlerce Tunceli-Erzincan kara yolunun Pülümür ilçesi kesiminde aracı yakıldıktan sonra kaçırıldı.

Genç öğretmeni arama çalışmaları 27 gün boyunca aralıksız sürdü. Necmettin Öğretmen’in naaşı, 12 Temmuz 2017’de Tunceli’deki Pülümür Çayı’nda bulundu.

Necmettin Yılmaz’ın cenazesi, 16 Temmuz 2017’de Torul ilçe merkezinde düzenlenen törenin ardından baba ocağı Demirkapı köyündeki aile kabristanına defnedildi.

Şehadetinin ardından Necmettin Yılmaz’ın adı, Milli Eğitim Bakanlığı’nca Siverek’teki görev yaptığı okul, Torul’daki imam hatip lisesi ile yurdun çeşitli yerlerindeki okullara, kütüphanelere ve dönemin Tunceli Valisi ve şimdiki Ordu Valisi Tuncay Sonel tarafından  Tunceli’de bir bulvara verildi.

KAYNAK: GÜMÜŞHANE OLAY GAZETESİ – 16.07.2021

image_print