BİLGE İNSAN MUSTAFA KUTLU’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A MEKTUP - GÜMÜŞHANE'DEN HABER - Yerel Haber SitesiGÜMÜŞHANE'DEN HABER – Yerel Haber Sitesi

7 Mayıs 2021 / Kuruluş: 15 ŞUBAT 2012

BİLGE İNSAN MUSTAFA KUTLU’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A MEKTUP

Son Güncelleme :

29 Aralık 2016 - 20:09

Risale Haber-Haber Merkezi

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülleri töreninde Edebiyat alanında ödüle layık görülen Türk edebiyatının önemli isimlerinden Mustafa Kutlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a seslendi. Ödül törenine katılamayan Kutlu, düşüncelerini oğlu Murat Kutlu aracılığıyla iletti.

Kutlu mesajında, din, ahlak ve iman esasına vurgusu yaparken, cemaat ile ferdin münasebetine yönelik düşüncelerini aktardı.

Kutlu’nun mektubu şöyle:

Sayın Cumhurbaşkanım
Değerli misafirler

Kırk sekiz yıldır yazıyorum.

Hak ve halk için yazdım. Açık, anlaşılır, gürbüz bir dili tercih ettim. Karanlık, anlaşılmaz ifade bana göre değil. Milletin derdi ile dertlendim, onun sevinci ile sevindim. Bu anlamda toplumcu bir yazarım.

Sanat hakikate giden yolda bir duraktır. Bu yol akıl ve fikir ile başlar. Ardından felsefe gelir. İşin içine kalp ve ruh girince sanat dünyasına ulaşırız. Sanat hakikat için kalbimizi açar, ruhu kanatlandırır.

Son durak dindir. Dine varınca dalgalar diner, savaş yerini barışa bırakır.
Sanatçı elbette hür olmalıdır. Burada hürriyetten ne anladığımızı açıkça söylemeliyiz. Hürriyet ancak Cenab-ı Hakk’a kul olunca kazanılır. Hakk’a kul olan fert başka hiçbir güce boyun eğmez.

Din ile bir ahlak kazanırız. Dinsiz ahlak olmaz. Olursa ona “Menfaat ahlakı” denir. Cenab-ı Hakk’a inanmayan, ahirete inanmayan, Mahkeme-i Kübra’ya inanmayan için ne ahlak vardır ne de hukuk.

Hukukun temeli ahlaktır. Ahlaksız bir hukuk ancak “gücün hukuku” olabilir. Ahlaksız bilim adamı, siyaset adamı, asker ve sanatçı on para etmez. İsterse ağzı ile kuş tutsun.

Cemaat ile ferdin münasebeti yine ahlak ve adalet dairesinde olmalıdır. Fert cemaate hükmederse, bu istibdat olur. Cemaat ferdi ezerse bu kimlik kaybına yol açar. İkisi de birbirini beslemelidir. O zaman ortaya şahsiyet çıkar. İşte bizim için önemli olan da budur.

Birey kavramı böyle oluşur. Aksi halde “ben” diye ortalıkta dolaşmanın bir anlamı yoktur. Zaten bizde ben demek terk-i edeptir.

Bu ödülü Sayın Cumhurbaşkanımızdan almak benim için bir onurdur. Çünkü:
O, milletin bağrından çıkmış bir kahramandır.
O, mazlumların umududur.
O, İslam âleminin parlayan yıldızıdır.
Cumhurbaşkanımızın lütfen kıymetini bilelim.

Son olarak bu ödülü vatan uğruna şehit düşen asker ve polislerimizin aziz ruhlarına armağan ediyorum.

Saygılarımla.
Mustafa Kutlu

(Kaynak: Risalehaber )

 

image_print