Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO Çocuk Gelişimi ve Gençlik Hizmetleri Bölüm Başkanı Dr. Adem Arslan’ın son günlerde okullarımızda meydana gelen olaylara ilişkin yaptığı değerlendirme ve açıklama şöyledir:
“Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta eğitim ortamlarında yaşanan son şiddet olayları, Türkiye’de çocuk güvenliği konusunda ciddi bir tartışmayı yeniden Kahramanmaraş’ta eğitim ortamlarında yaşanan son şiddet olayları, Türkiye’de çocuk güvenliği konusunda ciddi bir tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Okulların güvenli alanlar olması gerekirken, çocukların doğrudan hedef haline geldiği bu tür olaylar, yalnızca yerel değil, ulusal düzeyde değerlendirilmesi gereken bir sorun olarak öne çıkıyor.
Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Hizmetleri MYO Çocuk Gelişimi ve Gençlik Hizmetleri Bölüm Başkanı Dr. Adem Arslan, yaşanan gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, olayların tek bir nedene bağlanamayacağını vurguladı. Arslan, çocuklarda şiddet eğiliminin; aile içi iletişim sorunları, sosyal dışlanma, duygusal ihmal, kontrolsüz dijital içeriklere maruz kalma ve yetersiz psikososyal destek gibi çok sayıda faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını ifade etti.
Ailelerin bu süreçteki rolüne dikkat çeken Arslan, çocukların davranışlarında meydana gelen ani değişimlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Çocuklarla kurulan iletişimin niteliğinin belirleyici olduğunu vurgulayan Arslan, “Çocukların kendilerini ifade edebildikleri, yargılanmadıkları ve anlaşıldıklarını hissettikleri bir aile ortamı, şiddeti önlemede en güçlü koruyucu faktörlerden biridir” dedi.
Okulların yalnızca akademik başarıya odaklanan kurumlar olmaktan çıkarılması gerektiğini belirten Arslan, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin kritik önemde olduğunu ifade etti. Risk altındaki çocukların erken dönemde tespit edilmesi ve desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, öğretmenlerin de bu konuda donanımlı hale getirilmesinin önemine işaret etti.
Toplumsal boyutta ise milli ve manevi değerlerin çocukların gelişimindeki rolüne dikkat çeken Arslan, sevgi, saygı, merhamet, adalet ve sorumluluk gibi temel değerlerin erken yaşlardan itibaren kazandırılmasının şiddeti önlemede önemli bir koruyucu unsur olduğunu ifade etti.
Çözüm Önerileri:
- Aile içinde açık, güvene dayalı ve yargılamayan iletişim ortamları güçlendirilmelidir.
- Çocukların duygusal gelişimi desteklenmeli; öfke ve stres yönetimi becerileri erken yaşta kazandırılmalıdır.
- Okullarda psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri yaygınlaştırılmalı ve etkinliği artırılmalıdır.
- Risk altındaki çocukların erken tespiti için sistematik izleme ve değerlendirme mekanizmaları kurulmalıdır.
- Öğretmenlere, şiddet eğilimlerini fark etme ve doğru müdahale yöntemleri konusunda düzenli eğitimler verilmelidir.
- Okullarda değerler eğitimi programları (sevgi, saygı, empati, adalet) uygulamalı ve sürdürülebilir hale getirilmelidir.
- Dijital medya kullanımı denetlenmeli; çocukların şiddet içerikli ve zararlı içeriklere maruziyeti azaltılmalıdır.
- Medya kuruluşları, şiddeti normalleştiren ve sansasyonel dil kullanımından kaçınmalıdır.
- Yerel yönetimler tarafından çocuklara yönelik sosyal, sportif ve kültürel faaliyetler artırılmalıdır.
- Aile-okul-toplum iş birliğini güçlendirecek ortak projeler ve bilinçlendirme çalışmaları yaygınlaştırılmalıdır.
Arslan; açıklamasının sonunda çocukların güvenliğinin yalnızca ailelerin ya da okulların değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, milli ve manevi değerlerle güçlendirilmiş bir eğitim anlayışının, sağlıklı nesiller yetiştirilmesinde temel bir rol oynadığını ifade etti.
Kaynak: Gümüşhane Üniversitesi – 16.04.2026
