RUBAİ MISRALARINDA HİKMET DAMLALARI (67) - GÜMÜŞHANE'DEN HABER - Yerel Haber SitesiGÜMÜŞHANE'DEN HABER – Yerel Haber Sitesi

14 Nisan 2021 / Kuruluş: 15 ŞUBAT 2012

RUBAİ MISRALARINDA HİKMET DAMLALARI (67)

Son Güncelleme :

07 Şubat 2021 - 23:14

DEVLETİMİN YANINDAYIM

İster âlâm ister belâm velev gelsin kaht-ü galâm

Dönmem okunsa da salâm devletimin yanındayım

Edepsizi bozuk sütü kimi güya El ci bi ti

Arkasında fetö iti devletimin yanındayım

Kimi içte saklar haçı kimi başa koymuş kıçı

Zannetmeyin Boğaziçi devletimin yanındayım

DERDE DERMAN YOK MUDUR?

Derde dermân yok mudur ah yâr elinden yâre var

Çeşmi giryân derdi ummân bî sürûr bî çâre var

Bir vefâsız cevr’e düşkün şîveger mehpâreden

Çeşmi giryân derdi ummân bî sürûr bî çâre var

AH MECAZ!

Gir kalbimi gör gör de inan sanma yalancı

Ver gönlünü ver geçmeyecek ruhtaki sancı

Sevmez gibisin aşkıma sen sanki yabancı

Ver gönlünü ver geçmeyecek ruhtaki sancı

ÖLÜM

Kim kandırdı söylesin hani yok idi ölüm

Kapatıp gider bilmez kimi için son bölüm

Yazık berbad eyledik bu his ile hayatı

Al şu yat ile katı azrâil yapma gülüm

OL ŞAKİNİN CEZASIDIR

Ol şâkinün cezasıdur kendi bilür evvela

Ki alçaktur dime âlâ itiraftur iltimas

Pis şeytanla kurmuş temas sus ruhuyla inlesün

Zılgıt-ü vicdan dinlesün hak bilmez âsiye has

ASLI ÖBÜR TARAFTA

Kalksa fânîden şu göz dönse Allah’a sîret

Onun nuruyla baksa hikmet görse basiret

Ümid saklar ahiret basirete âyandır

Gafletli bakışını der hikmete dayandır

Korkma ey ruh bedendir sana fânide kafes

Hû de zikr rüzgarıyla ebed tarafına es

Burda hep nümûnedir aslı öbür tarafta

Nefsin tutmasın kanma aman durma arafta

Ah merak et aç da bak seni bekliyor Kur’an

Nasıl fayda eylesin okunmaz rafta duran

ÖLÜM

Soramadım kendime niçin ürkütür ölüm

Oysa ebed kapısı şenlik türküdür ölüm

Sonsuzluk ülkesine duyulan İlk heyecan

Ömrün kışında ya can ruhun kürküdür ölüm

YAR

Sevdalı gözlerinden yaş sel olup akan yar

Derd içre derde düşmüş firkat vü aşk yakan yar

Gamdan azâde olmaz nimet deyû bakan yar

Derd içre derde düşmüş firkat vü aşk yakan yar

DAVA ADAMI !..

Dava adamı güya dilinden düşmez Reis

Çıkar görürse satar ihanette yok beis

Bal tutar parmak yalar millet malı ganimet

Bir kendine değil ha yakınlara da nimet

Bilmem kaç kız damatla rekoru kırar kimi

Ben atandım aldım der var mıdır lam’ı cim’i

Pür istidâd! gençleri kaçırmaz belediye

Müdür babalarından kurumlara hediye

Kimi fason kamuda tutmuş yıllarca köşe

Peşkeş çeker gören yok nizamsız dosta eşe

Temiz adamlar susun sormayın ne şu durum

Dava fırsata dönsün ganimet binbir kurum

Adam arar kimisi alacak ya ihale

Def ol diyen az ise otur da ağla hâle

Kimi şarktan seçilmiş amma ters düşmüş şarka

Terketmiş kimliğini üst baş gavurdan marka

Sorsan cenahı sağdır hepsi Reise arka

Hallerini anlatsan kahkaha atar karga

AŞKI BUL

Binbir ismi cevelan’da bâkinin

Gönül sanma şemsi camda, aşkı bul

Hâlâ aklı ins-ü canda şâkinin

Ah aldanma sen ihsanda aşkı bul

Gel aldanma sen insanda aşkı bul

AŞK

Aşk bu değil sevgiliden tâ öte

Bir kapudur ah bakılan kudrete

Anla güzellikleri kim var eder

Aşk ki bu yoldur varılur cennete

KENDİNİ BİL RABBİNİ BİL

Bakma elâlem ne diyor sorma sus

Kendini bil Rabbini bil bâhusus

Hâl-i nebî şan ü şeref uy yeter

Yoksa elâlem seni eyler meyus

SEN

Bir nefestür ömr-ü zâil hû de zâyî itme sen

Ey gönül ol Hakka mâil nef’s peşinden gitme sen

Nef’s köpektür aldatur gör kalb ü rûh incitme sen

Ey gönül ol Hakka mâil nef’s peşinden gitme sen

AH MECAZ!

Beklerim hep sormuyorsun ah nedir derdin bana

Bir rüyadır sanki gördüm sen ki gül verdin bana

Duysa kıskanmaz mı aşıklar gönül verdin bana

Bir rüyadır sanki gördüm sen ki gül verdin bana

LEYLA

Cemal senin gibi sundun yalancısın sen ey Leyla

Müstahaksın musîbete boştur eyleme vâveylâ

AŞK VE VEFA

Ah aşk nedir sen bilmedin düştün gönülden bir defa

Ey nâzenin ben söyleyim elbet vefa elbet vefa

Zanneylemek binler hatâ kim der şu aşk sürmek safâ

İster cefâ ister safâ illâ vefâ illâ vefâ

NEBİ ZİŞAN

Senin’çün can fedâ olsun adın düşmez ki dillerden

Salat olsun selam olsun Nebî zîşan gönüllerden

Gelen hoş râyihâ senden baharlar içre güllerden

Salât olsun selâm olsun Nebî zîşan gönüllerden

EY DİLRÜBA

Kaldın uzak ellerde yar senden haber gelmez bana

Ey dilrübâ ruhumda hâr sensiz devâ olmaz bana

Sensizliğim kıştır inan vuslatta kışlar yaz bana

Ey dilrübâ ruhumda hâr sensiz devâ olmaz bana

EY GÖNLÜM

Geçer sandım da fânîden şu can geçmez nedir derdi

De ey gönlüm de ey cânâ mesut göçmüş mü bir ferdi

Alan olmuş mu sor dünya meğer bir zerre nur verdi

De ey gönlüm de ey cânâ mesut göçmüş mü bir ferdi

CEFAN OLSUN

Safâ isterdi gönlüm geçti aşkından safân olsun

Duyulsun şimdi vâveylan günahımdan cefan olsun

Gönül vermek nedür öğren ki âhımdan vefân olsun

Duyulsun şimdi vâveylan günahımdan cefan olsun

DİNE HİZMET

Ah zaaftan kıl tecerrüd öyle hizmet eyle sen

Gör riyakar hal’dedir din dille olmaz söylesen

Bil şu âlî dîne hizmet nefsi yıkmaktan geçer

Nefsi baştâcın edersen ah zarardır neylesen

DİNE HİZMET

İçtinâbdan bî haber kim ânı tut sen uz gönül

Dine hizmet eyleyenler baş büküp el bağlamaz

Halka dönmüş ücret ister eyle elzem buğz gönül

Hak yolundan şaşmayanlar maddiyat’çün ağlamaz

SOR YİĞİT

Sor yiğit sor ayna söyler okkasından kim nedür

Sor ki kendin dağ sananlar görsün orda zerredür

Ah şu âdem bin meraktur hiç mi bitmez pis riyâ

İmtihandur görse âmâ şol hayat bir kerredür

SUS

Sus sanki konuşmak yaraşır ah sana aşktan

Cevrin seni vermiş ele eyvah yana aşktan

Sen sevme güzel sevmeyiver ahde vefan yok

Nimet bilirim ben diyemem vah bana aşktan

AŞK NİMETİ

Dildar’a sitem eyleyemem cevri safâdır

Aşk nîmetidir Rabbi Rahim sev diye vermiş

Binlerce ezâ kalbe sezâ sanma cefâdır

Sevgiyle bakan gözlere bak göklere ermiş

EY GÖNÜL

Senindir sanırsın bu dünya senin

Pürüzsüz buruşmaz demirden tenin

Gelir ânidendir o âh ü enin

Uyan ey gönül gel rüyâdan uyan

SARİK

Kimi sârik gizli tutar faş eylemez sirkatin

Nâs-ı nâdân kaftan eder sunar sırtta bin caka

Bilmez bütün vâveylası şol sirkatten firkatin

Ver bakalım der Azrail ah bozulur fiyaka

AŞKIN MANASI

Mânâsı da değişti ne yazık aşkın

Sebebi cam’a meftun ah bunca şaşkın

Güneşi camda görür cam’a bağlanır

Kırılır feryâdından yürek dağlanır

Ağlama be hey âşık ağlama cam’a

Bak güneş hep yerinde gel düşme gam’a

KALBE KOYANI SEV

Yar unutur sende kalır yâresi

Kalbe koyan kim a gönül ânı sev

Ayine hep goncası mehpâresi

Ah yaratan kim de O Rahmânı sev

image_print