Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya

Haliç’teki Mevlan Kurtıshi Konseri İstanbul’u Büyüledi

Av.Fehmi Atay Ekim ayının son gecesinde, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde

Av.Fehmi Atay

Ekim ayının son gecesinde, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İnşirahın Sesi” temalı programı izledim.

Dünyaca tanınan ilahi ve tasavvuf musikisi sanatçısı Mevlan Kurtishi’nin yer aldığı konser, tasavvuf musikisinin manevi iklimini Haliç’in tarihî atmosferinde sanatseverlerle buluşturdu.

Bu programı yalnızca bir müzik etkinliği olarak değerlendirmek eksik kalır. Çünkü tasavvuf musikisi, dinleyene güzel ezgilerin yanı sıra sevgi, merhamet, sabır ve kardeşlik gibi değerleri de hatırlatır. İlahiler bazen bir teselli, bazen içten yükselen bir dua, bazen de insanın kendi gönül dünyasına dönmesi için bir vesiledir. Programın adı da gönüllere ferahlık veren İnşirah Suresi’ni çağrıştırıyor; müziğin insana huzur ve umut verebilen yönünü düşündürüyordu.

Konserin insani boyutunu öne çıkaran unsurlardan biri, Mevlan Kurtishi’nin Filistin halkı için hazırladığı özel eserdi. Konser öncesinde bu eserin İstanbul’da ilk kez seslendirileceği duyurulmuştu. Filistin’de yaşanan acıların musikinin diliyle gündeme taşınması, sanatın toplumsal sorumluluğu üzerine de düşündürüyor. Sanat yaşananları tek başına değiştiremez; ancak acıyı görünür kılabilir, vicdanlara seslenebilir ve insanları ortak bir duyarlılıkta buluşturabilir. Filistin için hazırlanan eser de konserin anlamını müziğin ötesine taşıyarak barış ve merhamet çağrısını öne çıkarıyordu.

Kurtishi’nin sanatında Allah sevgisi ve Peygamber Efendimiz’e duyulan muhabbet önemli bir yer tutuyor. Anadolu’dan Balkanlar’a, Ortadoğu’dan farklı coğrafyalara uzanan ilahi geleneği de bu manevi ortaklığın göstergesi. Diller ve kültürler farklı olsa da insanın huzur arayışı, sevgiye duyduğu ihtiyaç ve merhamet beklentisi ortak. İlahilerin farklı ülkelerde dinleyici bulması, tasavvuf musikisinin bu ortak duygulara seslenebilmesinden kaynaklanıyor.

Haliç’teki buluşmanın bir başka anlamı, geleneksel ilahi musikisinin çağdaş sahne düzenlemeleriyle yeni kuşaklara da ulaştırılabileceğini göstermesiydi. Burada önemli olan, yeniliğin geleneğin özünü gölgelememesi; onun taşıdığı anlamı daha geniş kitlelere duyurmasıdır. “İnşirahın Sesi” programı, bu yönüyle geçmişten gelen manevi mirasın bugünün sanat diliyle nasıl buluşabileceğini de düşündürdü.

Mevlan Kurtishi’nin İstanbul’da yer aldığı konser, musikinin insanları bir araya getiren gücünü yeniden hatırlattı. Savaşların ve ayrışmaların yaşandığı bir dönemde sevgiye, merhamete ve kardeşliğe yapılan çağrılar daha da kıymetli. Haliç’te yankılanan ilahilerden geriye de bu düşünce kaldı: Güzel sesler kulaklarda yankılanır; gönülden yükselenler ise kalplerde yaşamayı sürdürür.