Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya

Dr. Gündüz Öztürk, Hacamattaki Asıl Amacı Anlattı

Kanın kirlenip kirlenmediği, hacamatın hangi amaçla yapıldığı ve oksijenin vücudun

Kanın kirlenip kirlenmediği, hacamatın hangi amaçla yapıldığı ve oksijenin vücudun doğal temizlenme sistemindeki rolü hakkında açıklamalarda bulunan Emekli Tabip Albay İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Gündüz Öztürk, insan kanının hacamatla temizlenmediğini belirterek, bu uygulamadaki temel amacın vücutta biriken fazla demirin azaltılması olduğunu söyledi. Öztürk, vücudun metabolik atıkları uzaklaştırmak için yaratılıştan gelen düzenli bir detoks sistemine sahip bulunduğunu ifade etti.

Kanın temizlenmesi konusunun çeşitli vesilelerle, çoğu zaman da ticari amaçlarla gündeme getirildiğini belirten Dr. Gündüz Öztürk, konunun doğru anlaşılabilmesi için öncelikle “Kandan neyi temizleyeceğiz?” sorusuna cevap verilmesi gerektiğini söyledi.

Hacamat kanı temizler mi?

Hacamatın doğrudan damardan gerçekleştirilen bir kan alma yöntemi olmadığını ifade eden Öztürk, bu uygulamada deri altındaki kılcal damarlar aracılığıyla bir miktar kanın vakumla dışarı alındığını anlattı.

Hacamatın bazı çevrelerde “kanı temizleyen bir yöntem” olarak sunulduğunu belirten Öztürk, bu yaklaşımın doğru olmadığını söyledi.

Öztürk, “Hacamatın amacı kanı temizlemek değildir. Bu uygulamadaki asıl gaye, tıbben uygun kişilerde vücutta birikmiş olan fazla demirin azaltılmasıdır” ifadelerini kullandı.

Hacamat neden ortaya çıktı?

Hacamatın tarihî şartlar içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Öztürk, yaklaşık 1400 yıl önce bugünkü anlamda damara girme ve damardan kan alma tekniklerinin bulunmadığını ifade etti.

Bu nedenle kılcal damarların kontrollü olarak açılması ve vakum uygulanması yoluyla vücuttan bir miktar kan alındığını kaydeden Öztürk, günümüzde ise modern damar yolu ve kan alma tekniklerinin bulunduğuna dikkat çekti. Hacamat, Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (a.s.v) ın bir sünnetidiir. Dolayıısyla bugünkü gelişmiş ilmi usullerle kan alınması da bir hacamattır. Ve Peygamber Efendimizin bir sünnetidir. Kan vermeye giderken hacamata niyet etmek, sünneti işlememiz için yeterli ve gereklidir.

Öztürk, sağlık durumu uygun olan kişilerin kan bağışında bulunmasının da vücuttaki fazla demirin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ve aynı zamanda güzel bir niyetle sünnetin de yerin getirilmiş olacağını belirtti.

Kandaki fazla demir neden önemlidir?

Demirin insan vücudu için gerekli bir madde olduğunu ancak fazlasının vücutta biriktiğini ifade eden Öztürk, demirin idrar, safra veya bağırsak yoluyla kolaylıkla dışarı atılamadığına dikkat çekti.

Vücutta sürekli biriken demirin zamanla oksidasyona neden olabileceğini savunan Öztürk, bu durumu halk arasında bilinen “paslanma” benzetmesiyle anlattı. Kandaki oksijenle temas eden fazla demir oksitlenmiş bir halde dolaşırken temas ettiği bir çok elementi ve uğradığı pek çok fizyolojik reaksiyonları da oksitleyerek hücrenin dolayısıyla organların hayati görevlerini akamete uğratarak, hastalıklara ve erken yaşlanmaya sebep olacaktır.

Bunun gözle görülen örneği yaşlılık lekeleridir. Fazla demir ve hürelerin kullanmayı sevmediği ucuz sıvı yağlar birleştiği zaman lipofuscin denilen zararlı bir madde halinde organlarımızda ve dolayısıyla cildimizde birikerek artan yaşla birlikte artan miktarlarda görünür hale gelmektedir.

Yaşlanmanın bir anda gerçekleşmediğini belirten Öztürk, tansiyon, şeker, romatizma ve unutkanlık gibi günümüzde çok yaygın kronik sağlık sorunlarının zaman içerisinde ortaya çıkabildiğini söyledi.

Hacamat kadınlara ve erkeklere aynı şekilde uygulanabilir mi?

Doğurganlık dönemindeki kadınların her ay belirli miktarda kan kaybettiğini hatırlatan Dr. Öztürk, hacamatın kadınlar ve erkekler bakımından aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Öztürk, doğurganlık dönemindeki kadınlara hacamat önerilmediğini, orta yaş grubundaki kadınlarda da bu uygulamanın gelişigüzel yapılmasının uygun olmadığını söyledi.

Menopoz dönemindeki kadınlarda ise kan değerleri ve genel sağlık durumu değerlendirilmeden hacamat yapılamayacağını belirten Öztürk, kronik damar rahatsızlığı, şeker hastalığı veya böbrek problemi bulunan kişilere bilinçsizce yapılacak uygulamaların zarar verebileceği uyarısında bulundu.

Öztürk, “Her gelen kişiye gelişigüzel hacamat yapılamaz. Kişinin yaşı, kan değerleri ve kronik hastalıkları mutlaka değerlendirilmelidir” dedi.

Erkekler fazla demiri nasıl azaltabilir?

Günümüzde doğrudan damardan güvenli biçimde kan alma tekniklerinin bulunduğunu belirten Dr. Gündüz Öztürk, sağlık durumu uygun olan erkeklerin kan bağışında bulunabileceklerini söyledi.

Kan bağışının ihtiyaç sahiplerine fayda sağlayacağını ve bağış yapan kişinin vücudundaki fazla demirin azalmasına katkıda bulunabileceğini ifade eden Öztürk, işlemlerde niyetin de önemli olduğunu dile getirdi.

Öztürk, “Hacamattan gaye kandaki fazla demiri azaltmaktır. Amaç kanı temizlemek değildir. Günümüzde modern damar teknikleri vardır. Sağlık şartları uygun olan kişiler kan bağışında bulunabilir” diye konuştu.