Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya

Aruz kalıplarında Hikmet Pırıltıları (28)

ŞAİR ALİ ÖZDOĞAN VİSALE ÜMİT VAR MI? Meyleyledi Leylâ gibi

ŞAİR ALİ ÖZDOĞAN

VİSALE ÜMİT VAR MI?

Meyleyledi Leylâ gibi bir gonca misâle

Dîl yâre ciğer sûz yine firkat kederinden

Hiç sormadı hiç var mı ümîd yâre visâle

Ah nâle vü efgânı gelir şimdi derinden

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

ALDANMA GÖNÜL

Bir fasl-ı hazandır bana aşk sînede harım

Kim derse yalan şimdi bahar şimdi baharım

Aldanma gönül neş’e değil bâis-i zârım

Kim derse yalan şimdi bahar şimdi baharım

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

SAFA SÜR

Yangın yeridir sîne-i sad pâre safâ sür

Bin bir sitem ü cevr ile mehpâre safâ sür

Dîl-hûn ederek rûhuma aç yâre safâ sür

Bin bir sitem ü cevr ile mehpâre safâ sür

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

İLKBAHÂRA HASRETİM BEN

Gâibim şu gün içinde zifr-i gündüzün içinde

Kaldığım güzün içinde ilkbahâra hasretim ben

Gel de gör melâl-i hâli ihtilâl-i dîl-i lâli

Söyle vasla ihtimâli ilkbahâra hasretim ben

Fâilâtü fâilâtü fâilâtü fâilâtün

CÂNÂ

Sevdâzedeyim sırrımı fâş eyleme cânâ

Gel eyle nigâh cânı hırâş eyleme câna

Rab nîmeti aşk kalbini taş eyleme cânâ

Gel eyle nigâh cânı hırâş eyleme câna

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

BİLMEDİM

Görmedüm zarâr-ı ömr sorsan güyâ tâcirüm

Bilmedüm ki tez geçer fânîde muhâcirüm

Acz ü fakr içinde can muhtaç fakir hâcirüm

Bilmedüm ki tez geçer fânîde muhâcirüm

Fâilün mefâilün mefûlü müstefilün

AŞK HAKK’A DÖNER

Vuslatta deniz, şevk ile mehtâbı kucaklar

Susmuş da sular nağme-i uşşâkını saklar

Seyreyle gönül hep kavuşup ayrılacaklar

Sevmek ne güzel amma firâk sînede oktur

Aşk Hakk’a döner, kulda onun lâyığı yoktur

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

NİMET

Sevdâ ile gelmez ki gönül neş’eli demler

Firkat yetişir rûhu sarar ye’s ü elemler

Nîmet mi kalır Hakk’a açılmaz ise eller

Firkat yetişir rûhu sarar ye’s ü elemler

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

YAN

Aşk u sevdâya düşüp bekle bahar güle yan

Yar deyû kavrularak şâre vü kâküle yan

İnle bülbül gibi gel nâz ü tegâfüle yan

Yar deyû kavrularak şâre vü kâküle yan

Fâilâtün feilün müfteilün feilün

EMEL

Ne solar aşka ümîdim ne söner dîlde emel

Gül emel dîde emel nağme-i zâvilde emel

O garip sîne-i bülbül o tegâfülde emel

Gül emel dîde emel nağme-i zâvilde emel

Feilâtün feilâtün feilâtün feilün

EY NEFİS

Birden gelir ol melek zannetme bakar yaşa

Feryâd figan içre can, gök kubbe çöker başa

Gâfil içün mâşukâ derler ya şu fâni’çün

Gel yâhu dön Hakk içün dön vurma başın taşa

Mefûlü müstefilün mefûlü mefâilün

HÂLİM

Rüzgarla gezen yaprağa benzer gibi hâlim

Güz mevsimi gelmiş nicedir dîlde melâlim

Ah çâre midir derdimi hiç sormadı zâlim

Güz mevsimi gelmiş nicedir dîlde melâlim

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

SUS SUS DEDİLER

Hep uykudalar kimse gelip vermedi talkın

Sus sus dediler ölmeyi yok saydı ya halkın

Sarhoş mu acep her birinin gayesi namdır

Bilmez gibi şol ömrü şikest olmada camdır

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

BUGÜN

İçtinâbından gönül hûn dîde giryandır bugün

Sûzinâkım ah ciğer sûz sîne biryandır bugün

Nîmetimdir amma sevmek eylesen binler cefâ

Sanma derdim aşka isyan aşka isyandır bugün

Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün

SAİD OLMAK

Âynadır bak cümle âlem anlayan sâid olur

Kim benimdir der demez nîmet kaçar bâid olur

Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün

AŞKTA ELEM VAR

Bin elem var ger seversen aşka düşmekten sakın

İftirâkından yanarsın çün firâk senden yakın

Susmuyor hiç bak ne söyler saçların her bir akın

İftirâkından yanarsın çün firâk senden yakın

Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün

BEN DEMEK FİTNEDİR

Acz içinden ben deyûben dermeyan itmek nedür

Fitnedür vallâhi âdem ben demek bir fitnedür

Nîmetün çok bilmedün hem kulların Vedud’u var

Hem unuttun Ol Vedud’un âteş-i bî dûdu var

Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün

ZÂLİM

Bilmiyor sevdâyı zâlim gör bî-mar eyler beni

İnletir feryâdı duymaz târ ü mâr eyler beni

Sevdi göynüm sevdi ammâ bin bî-zar eyler beni

İnletir feryâdı duymaz târ ü mâr eyler beni

Fâilün müstefilâtün mefûlün müstefilün

BÎ MECALİM

Bî mecâlim cevr-i cânandan gönül giryan bugün

Nâle vü feryâdı duymaz ah nedir hâlim benim

Pür ateştir ye’si sevdâ sûz ciğer biryan bugün

Derde salmış sanki hâlim duymamış zâlim benim

Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün fâilün

NEFS-İ NADAN

Lezzetinden kâm arar dünyâya meftun mesti gör

Gel de bak ey nefs-i nâdân kabr’içün derdesti gör

Zanneder bitmez hayatlar aklı kıt sermesti gör

Azrâilden bî- haberken kabr’içün derdesti gör

Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün

BULAMAM DERDİNE DERMAN

Yetişir bülbül-i şeydâ çıkacak cân ü tenin

Hâr-ı firkat mi yakar ah nicedir âh ü enin

Bulamam derdine dermân bulamam ben de senin

Hâr-ı firkat mi yakar ah nicedir âh ü enin

Feilâtün feilâtün feilâtün Feilün

GÖNÜL

Nakş oldu huzur rûhuma pür- nağme-i sazdan

Bir nebze safâ buldu gönül sanki hicazdan

Ah geçmedi bülbül gibi hiç geçmedi yazdan

Bir nebze safâ buldu gönül sanki hicazdan

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

SIRRI NEDİR?

Ve değişmez ise hâlâ şu hayâtın niyeti

Çıkacak ruhlarımızdan bu vebâlin diyeti

Fâninin hasreti düşmüş yüreğin her birine

Unutup sırrı nedir HİLKATİ, MEVCUDİYETİ

Feilâtün feilâtün feilâtün feilün

CEVRETME

Göz yaşlı gönül âteş-i hicrâne mi yansın

Cevretme aman taş mı o, taştan mı dayansın

Gel şîvenümâ nağme-i demler seni ansın

Cevretme aman taş mı o taştan mı dayansın

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

BÎÇARE GÖNÜL

Gözyaşları şol sîne-i sâd pâreme aksın

Bî-çâre gönül ağlayarak aşkı bıraksın

Baksın o yalan sevgiliden hâline baksın

Bî çâre gönül ağlayarak aşkı bıraksın

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

SEN

Sen tâze baharlar gibisin rûha revâsın

Ey hüsn-i cemal derde devâ derde devâsın

Hoş nağmelerin göyne hevâ mürg-i nevâsın

Ey hüsn-i cemal derde devâ derde devâsın

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

İNCİNME GÖNÜL

İncinme gönül yar dediğin aşkını bilmez

Ah yâre açar yârelenen kalbe eğilmez

Bin derde giriftâr ederek çeşmini silmez

Ah yâre açar yârelenen kalbe eğilmez

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

CÂNÂ

Bin nazla tegâfüldeki güller gibi hâlin

Mehtap ve deniz kıskanıyor çehre-i lâlin

Gitmez ki gözümden a güzel lâl-i hayâlin

Gül nesli o gül goncasısın rûhuma cânâ

Vallâhi değişmem seni bil, bil ki cihana

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

KARIŞIK DUYGULAR

Dilimde mülk-i ebed rûhum fânîde mahpus

Vefâ arar gözlerim kendimden gayra mahsus

Sözüm nasîhat eder hâlim duymaz ne çâre

Görünmeyen sarhoşum dünyâ içmiş avâre

Mefâîlün fâilün mefûlâtün feûlün

KUL VEFASIZLIĞI

Bir devr-i safâ ahde vefâdan yana kul yok

Terk eyleyemez fâni hevâ hastaya zul yok

Ölmüş mü ölüm söyle gülüm ah bu ne haldir

İnsan görünür hâli melâl dil ise lâldir

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün

AŞK YAĞMURU

Sen nakş-ı kaderden şu benim gönlüme ağsın

Aşk yağmuru hoş nağmelerin rûhuma yağsın

Geçmem geçemem ayrılamam dîde-çerağsın

Aşk yağmuru hoş nağmelerin rûhuma yağsın

Mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün