Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya

İnsan kanı kirlenir mi?

Kanın kendi başına kirli bir madde olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten

Kanın kendi başına kirli bir madde olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Gündüz Öztürk, “Bizim kanımız zaten temizdir. Vücutta meydana gelen atıkların toplanması ve uzaklaştırılması için vücudumuzu yaratan Allah, mükemmel bir sistem oluşturmuştur.” dedi.

Dr. Gündüz Öztürk, halk arasında kullanılan “kanın kirlenmesi” ifadesinin yanlış anlaşılabildiğine dikkat çekerek, kanın vücudun ihtiyaç duyduğu besin ve oksijeni hücrelere taşıdığını, aynı zamanda hücrelerde oluşan atıkları da toplayarak ilgili organlara ulaştırdığını söyledi.

Besinlerin vücutta enerjiye dönüştürülmesinin ardından bazı metabolik atıkların ortaya çıktığını anlatan Öztürk, bu maddelerin vücudun doğal işleyişi içerisinde ilgili organlara taşındığını ve dışarı atıldığını kaydetti.

Metabolik atıklar vücuttan nasıl uzaklaştırılır?

Vücudun besinlerden enerji elde ederken bazı atık maddeler oluşturduğunu belirten Dr. Öztürk, bu süreçte karbonun önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Karbon atomlarının oluşturduğu bağlarda enerjinin depolandığını ifade eden Öztürk, insanın düşünmesi, konuşması, hareket etmesi, kalbinin ve beyninin çalışması için gerekli enerjinin bu bağların parçalanmasıyla elde edildiğini anlattı.

Enerjinin kullanılmasının ardından ortaya çıkan karbon yükünün vücuttan uzaklaştırılması gerektiğini belirten Öztürk, bu noktada solunum sisteminin devreye girdiğini söyledi.

Oksijen kanın temizlenmesine nasıl katkı sağlar?

Solunum yoluyla alınan oksijenin akciğerlerden kana geçtiğini belirten Dr. Öztürk, oksijenin kandaki karbonla birleşmesi sonucunda karbondioksitin meydana geldiğini söyledi.

Oluşan karbondioksitin nefes verme yoluyla vücuttan dışarı atıldığını ifade eden Öztürk, bu sayede vücudun karbon yükünden kurtulduğunu kaydetti.

Öztürk, süreci şu sözlerle anlattı:

“Nefesle aldığımız oksijen kana taşınır. Oksijen karbonla birleşerek karbondioksiti oluşturur. Karbondioksit de nefes verdiğimiz sırada vücuttan dışarı çıkar. Böylece vücut ağır karbon yükünden kurtulmuş olur.”

Oksijenin vücuttaki diğer görevleri nelerdir?

Oksijenin yakıcı bir madde olduğunu belirten Dr. Öztürk, vücuda çeşitli yollarla giren mikroorganizmalarla ve toksik maddelerle mücadele süreçlerinde de oksijenin önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.

Yiyecekler, içecekler ve solunan hava yoluyla alınan bazı zararlı maddelerin kana ulaşabildiğini belirten Öztürk, vücudun bu maddeleri etkisiz hâle getirmek ve dışarı atmak için kendi doğal mekanizmalarını kullandığını söyledi.

Öztürk, oksijenin sağladığı bu hizmetler olmadan insan hayatının sürdürülemeyeceğini ifade etti.

İnsan kendi kanını temizleyebilir mi?

İnsanın kendi kanını dışarıdan gerçekleştirilen basit uygulamalarla temizleyemeyeceğini belirten Dr. Gündüz Öztürk, kanın ve vücudun temizlenmesinin doğal sistemler aracılığıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

İnsanların ağız, burun, göz, kulak ve bağırsak gibi organlarının temizliğine dikkat edebileceğini belirten Öztürk, safra ve bağırsak temizliği gibi bazı işlemlerin ise tıbbi tedavilerin bir parçası olabileceğini ifade etti.

Bu tür işlemlerin tıbbi bilgi, mesleki tecrübe ve uygulama becerisi gerektirdiğine dikkat çeken Öztürk, uzman olmayan kişiler tarafından yapılacak bilinçsiz uygulamaların insan sağlığına zarar verebileceğini vurguladı.

Risale-i Nur’da kan dolaşımı ve solunum nasıl anlatılıyor?

Dr. Gündüz Öztürk, açıklamasında Risale-i Nur Külliyatı’nın Sözler isimli eserinde yer alan kan dolaşımı ve solunum sistemiyle ilgili değerlendirmelere de yer verdi.

Eserde insan bedeninin düzenli bir şehre, damarların ise bu şehir içerisindeki iletişim ve su şebekelerine benzetildiğini hatırlatan Öztürk, alyuvarların hücrelere besin taşıdığı, akyuvarların ise hastalık gibi tehditlere karşı savunma görevi üstlendiği yönündeki anlatımları aktardı.

Kanın genel olarak iki önemli görevinin bulunduğunu belirten Öztürk, bunlardan birinin hücrelerde meydana gelen tahribatın onarılmasına katkı sağlamak, diğerinin ise hücrelerin oluşturduğu atıkları toplayarak vücudun temizlenmesine yardımcı olmak olduğunu söyledi.

Öztürk, eserde temiz kanı vücuda dağıtan damarlar ile hücrelerin atıklarını toplayarak kanı akciğerlere taşıyan damarların görevlerinin de ayrıntılı biçimde anlatıldığını kaydetti.

Solunumla alınan oksijenin kandaki karbonla birleşerek karbondioksite dönüştüğü ve nefes yoluyla dışarı atıldığına dikkat çeken Öztürk, bu sistemin hem kanın tasfiyesine hem de vücudun doğal ısısının korunmasına katkı sağladığını ifade etti.

“Bilinçsiz uygulamalar sağlığa zarar verebilir”

Kanın temizlenmesi konusunda ortaya atılan ticari söylemlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Dr. Gündüz Öztürk, hacamatın herkese ve her şartta uygulanabilecek sıradan bir işlem olmadığını söyledi.

Hacamat, kan bağışı ve vücudun temizlenmesine yönelik diğer uygulamalarda kişinin yaşı, cinsiyeti, kan değerleri ve mevcut hastalıklarının göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hacamattan amaç kanı temizlemek değildir. Amaç, uygun kişilerde kandaki fazla demiri azaltmaktır. Kanımızı ve vücudumuzu temizleyen, yaratılışımıza yerleştirilen mükemmel sistemdir. Tıbbi müdahale gerektiren işlemler ise mutlaka bilgi, beceri ve uzmanlıkla yapılmalıdır.”

EMEKLİ TABİP ALBAY İÇ HASTALIKLARI UZMANI DR. GÜNDÜZ ÖZTÜRK KİMDİR?

Uz. Dr. Gündüz Öztürk, 1960 yılında Gümüşhane’de doğdu. Lise öğrenimini Kuleli Askerî Lisesi’nde tamamladı. 1978-1983 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde, ardından 1983-1985 yılları arasında GATA Askerî Tıp Fakültesi’nde eğitim gördü. İç Hastalıkları ihtisasını ise 1988-1992 yılları arasında GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi’nde tamamlayarak İç Hastalıkları Uzmanı oldu.

Meslek hayatı boyunca askerî sağlık kurumlarında ve özel sağlık kuruluşlarında çeşitli görevlerde bulunan Dr. Gündüz Öztürk, 1992-1996 yılları arasında İstanbul Gümüşsuyu Asker Hastanesi’nde İç Hastalıkları Uzmanı ve Klinik Şefi olarak görev yaptı. 1996-1997 yıllarında Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesi’nde İç Hastalıkları Uzmanı ve Klinik Şefi olarak çalıştı. 1997-1999 yılları arasında ise Elazığ 8. Kolordu Komutanlığı’nda Sağlık Şube Müdürü olarak görev yaptı.

1999-2004 yılları arasında İstanbul’da serbest hekimlik yapan Öztürk, 2004-2006 döneminde Kızılay Altıntepe Tıp Merkezi’nde, 2006-2012 yılları arasında ise Özel Afiyet Hastanesi’nde İç Hastalıkları Uzmanı olarak görev yaptı. 2012-2013 yıllarında Özel Meditepe Tıp Merkezi’nde Başhekimlik görevini üstlendi. 2013 yılından itibaren meslek hayatını serbest hekim olarak sürdürdü.

İngilizce bilen Uz. Dr. Gündüz Öztürk; İstanbul Tabip Odası, İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği ve Türkiye Sigarayla Savaş Derneği üyesidir.

Bilimsel çalışmalar da gerçekleştiren Dr. Öztürk’ün, özellikle kronik karaciğer hastalıkları, portal hemodinami, kanser tedavileri, hematolojik hastalıklarda enfeksiyonlar ve sitomegalovirüs enfeksiyonlarına ilişkin çeşitli araştırmaları tıp dergilerinde yayımlanmıştır. 1991-1994 yılları arasında Endoskopi Dergisi, GATA Bülteni, ANKEM Dergisi, Turkish Journal of Cancer, Marmara Medical Journal ve Gastroenteroloji dergisinde çeşitli bilimsel makaleleri yayımlanmıştır.

https://gumushanedenhaber.com/dertler-mi-once-yaratildi-yoksa-devalar-mi/

https://gumushanedenhaber.com/dr-gunduz-ozturk-hacamattaki-asil-amaci-anlatti/