Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya

İslam Medeniyet Merkezi (Müze) ve Özbekistan’da Üç Rönesans Anıtı

Prof.Dr. Ömer Akbuklut Yola çıkıyoruz. Turan ellerine, ata yurdunun merkezine

Prof.Dr. Ömer Akbuklut

Yola çıkıyoruz. Turan ellerine, ata yurdunun merkezine gidiyoruz. Yolumuz ipekten atlarımız çelikten. Yolumuz Maturidi mezhebinin kurucusu İmam Maturidi’nin diyarına, Muhammed Buhari’nin ve Muhammed Tirmizi’nin rahlesine doğrudur. Bütün savaşları zaferle taçlandırmış büyük komutan Emir Timur İmparatorluğunun öz devletine gidiyoruz. Büyük sufiler; Yûsuf Hemedâni, Abdulhâlik Gücdüvânî, Bahaûddin Naşibendi’nin dergahlarına koşuyoruz.  O ellerde Harezmi’nin, Biruni’nin, İbni Sina’nın ve Zemahşeri’nin mektepleri var.  Uluğbey’in matematik astronomi okulu orada, Büyük şair ve hükümdar Feruz,  Muhammed Rahim Han, Muhammmed Emin Han orada. Ali Şir Nevai’nin, Molla Nasreddin Efendi’nin de oralarda izi var. O diyarda EmirTimur’un Moğol asıllı hanımı Saray Mülk Hanım Bibi Hatun olarak anılıyor. Hazreti Hızır orada da yaşıyor. Hz. Muhammed Aleyhisselam’ın yüzünü en son gören sahabe Kusem (Hz Muhammed’in amcası Abbas’ın oğlu) orada metfun. Daha nice ulular, pirler, erenler orada. İşte oraya gidiyoruz. Ata yurdun merkezi Özbekistan’a gidiyoruz. Kırk kişilik bir grubuz.

Trabzon’dan kalkan uçağımız gece yarısı Özbekistan’ın başkenti Taşkent’e iniyor. Taşkent’ten sonra uçakla Ürgenç (Cürcaniye) üzerinden Hive şehrine geçeceğiz. Hive den sora yolculuğumuz otobüsle devem edecek.  Hive’den Kızıl Kum çölünü otobüsle geçerek Buhara’ya, oradan Semerkant’a, Semerkant’tan tekrar Taşkent’e döneceğiz. Bu yolculuğumuzda Özbekistan’da son durağımız da Taşkent olacak. Buradan Türkiye’ye Trabzon’a döneceğiz. Bu yolculuk 8-15 Temmuz tarihleri arası 8 gün 7 gece sürecek. Özbekistan’ın en sıcak ayları Temmuz ve Ağustos; sıcak zamanı seçmişiz.

Özbekistan iki defa sanki kıyameti yaşamış. İlki Moğol Hükümdarı Cengiz Hanın işgali. İkinci kıyamet ise Rusların Özbekistan’ı işgali. Taşkent 1865 yılında Çarlık Rusya’sı 1920 yılında ise Bolşevikler (Rus Sosyalist İşçi Partisi İktidarı) tarafından işgal ediliyor.

Malum Cengiz Han işgal ettiği İslam diyarlarında taş üstüne taş bırakmamış insanları katletmiş. Aynı şekilde Bolşeviklerde Özbekistan şehirlerinde büyük yıkım ve kıyım yaptılar.

Özbekistan 1991 yılında bağımsızlığına kavuşur. İslam Kerimov Cumhurbaşkanı seçilir. Rusların yakıp yıktığı tahrip ettiği, depo olarak kullandığı bütün İslami yapılar, camiler, mescitler, medreseler, hanlar, dergahlar vb. yapıların birçoğu İslam Kerimov döneminde asıllarına uygun olarak yeniden inşa veya restore edildi. İslam Kerimov’un 2016 yılında vefatından donra Cumhurbaşkanı seçilen Şevket Mirziyoyev de aynı şekilde Özbekistan’ın tarihine ve kültürüne sahip çıkıyor ve restore ediyor ve yenilerini inşa ediyor.

Özbekistan tarihi üç rönesans, üç altın çağ ile karakterize ediliyor. Bunlar:

1. Birinci Rönesans (9. – 12. Yüzyıl)/ Doğu Rönesansı

Bu dönem İslam’ın Altın Çağı olarak bilinir. Bu dönemde, Maveraünnehir ve Hârezm coğrafyası dünya biliminin merkezi olmuş. Bu dönemde malum, Harezmî cebir ve algoritma ilminin;  Birûnî astronomi ve coğrafya ilminin; İbn-i Sina tıp ilminin ve İmam Buharî  hadis ilminin zirve öncüleri olmuş bilim tarihinin temellerini atmışlar.

2. İkinci Rönesans (14. – 15. Yüzyıl / Timurlular Dönemi)

Bu dönem Emir Timur’un imparatorluğu ile başlayan ve torunu Uluğ Bey ile zirveye ulaşan dönemdir. Uluğ Bey’in Astronomi ve Matematik Okulu, Semerkant Gözlemevi, astronomi cetvellerinin hazırlanması (Zîc) emsalsiz mimari esrelerin inşası bu dönemdedir. Ali Şir Nevai’nin dil ve edebiyattaki çalışmaları ile Çağatay Türkçesi de bu dönemde zirveye ulaşır.

3. Üçüncü Rönesans (2020 ve Sonrası)

Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in liderliğinde “Yeni Özbekistan” inşasını hedefleyen güncel reform dönemidir.  Eğitim, hukuk vb. alanlarda reformlar yanında ve İslam medeniyeti mirasının yeniden canlandırılması hedeflenen bu dönem devam ediyor.

İlk gün; Taşkent:

Taşkent’te sabah yerel rehber (Melek Hanım) eşliğinde şehrin tarihi mekanlarını geziyoruz. Gezimize yenilenen bu mekanların en önemlilerinden biri olan “Bağımsızlık Meydanından” başlıyoruz. Meydanın girişinde “C” şeklinde iç içe üç halkadan oluşan bir simge eser var. Bu eser yukarıda çok kısaca özetlediğim Özbekistan’ın üç altın çağını simgeliyor. Sade bir eser. Halkaların simgesel karşılığını bilince eser anlam kazanıyor.

Önce Taşkent ismi nereden geliyor? Rehberin ifadeleri ile şehrin adı antik dönemde Çaç veya Şaş olarak biliniyor. Çinliler taş anlamına gelen “Şi” karakterini kullanmış. Türkler ise “taş” anlamını benimseyerek şehre Taşkent adını verirler.  Ancak şehirde taş ve taş yapı yok. Tarihte ve günümüzde mekanlar binalar kerpiç ve tuğla ile inşa edilmektedir. Şehrin sağlamlığına ve halkının mücadeleci ruhuna izafeten “taş” kelimesine mecazi olarak “metanetli ve güçlü” anlamları yüklenerek şehre Taşkent yakıştırması yapılmış.

Taşkent Özbekistan’ın başkenti. Timur İmparatorluğunun hükümdarı Emir Timur (Timurleng) Özbekistan’ın Keş (Şehrisebz) şehri yakınlarındaki Hoca Ilgar köyünde doğdu (1336). Emir Timur Özbeklerin en büyük tarihi kahramanı ve hükümdarı. Emir Timur’un bura da devasa bir heykeli var. Semerkant şehri Timur İmparatorluğu’nun başkenti ve merkezi. (Emir Timur ve Semerkant şehri hakkındaki izlenimlerimi Semerkant şehrini anlatırken özetleyeceğim.)

Şimdi biz 3. dönemin müşahhas bir göstergesi olan “İslam Medeniyet Merkezi’nin önündeyiz. Bu merkez aynı zamanda bir müze. Hz. Osman tarafından yazılan Kur’an’ı Kerimin aslı bu müzede. Müzeye randevu ile giriliyor. Müzeyi veya merkezi dışardan görüyoruz. Muhteşem bir görünüşü var. Süslemeler turkuaz renk çinilerle bezenmiş.  Dönüşte randevu alarak müzenin içini de gezmeyi düşünüyoruz.

Merkezin ve rönesans simgelerin önünden geçip “Hazreti İmam Cuma Mescidine” yöneliyoruz. Mescidi hayranlıkla izliyor, içine giriyor, mescit ve şükür namazı kılıyoruz. Ardından bir başka müzeye giriyoruz.  Müzede el yazması eserler. Hz. Osman döneminde yazılan Kur’an’ın bir kopyası var. 

Bağımsızlık Meydanının peyzaj düzenlemesi yeni, yapılmış. Eskiden bu alanda Sovyetlere ait bazı tesisler ve evler varmış. Alan istimlak edilerek açılmış. Tarihi yapılar restore edildi ve tarih görünür hale getirildi. Meydandaki yaşlı ağaçlar Ruslar tarafından dikilmiş. Yaşlı ağaçlar arasına yer yer genç ağaçlar da dikilmiş ve çevre düzenlemesi mükemmelleştirilmiş. Gerçekten ismine yakışır çok güzel planlanmış ferah ve çok temiz bir meydan. Taşkent’te gezilip görülmesi gereken yerlerin ilki. Biz de gezimize buradan başladık.

Bağımsızlık Meydandan ayrılıp tarihi bir diğer mekân “Chorsu Pazarı’na varıyoruz. Orta Asya’ya özgü lezzetlerin ve her türlü tekstil, hırdavat vs. bulunduğu bir halk pazarı. Çarşının yakınında bir mescit var. Sıcaktan bunalınca mescidin maddeten serin, manen sıcak ve huzurlu atmosferine sığınıyoruz. Mescidin ön safı mümkün olduğu kadar uzun olan bir mimariye sahip. Öğlen namazını burada eda ediyoruz. Maddeten ve manen huzura kavuşuyoruz. Zira mescitte samimi ve genç bir cemaat vardı ve mescit hemen hemen dolmuştu. Mescitten çıkışta arkadaşlarla kısa bir değerlendirme yapıyoruz. Biz grup olarak cemaatin yaş ortalamasını yükseltmiş olabilirdik. Özbekistan gençliği ümit veriyor.

AVM kültürü artık evrensel. Burada da bizi bir AVM ye yönlendirdiler.  Bu AVM Türkistan Coğrafyası’nın en büyük AVM’si (Taşkent City Mal) unvanını taşıyor. Hava gerçekten sıcak, Karadeniz Bölgesinden gelen bizler için adeta ateş yağıyor. AVM’nin klimalı ortamında rahat ediyoruz.

Otobüsle kısa bir şehir turu yapıyoruz. Emir Timur’un muhteşem heykelini, televizyon kulesini biraz uzaktan izliyoruz ve Taşkent’teki ilk gün ziyaretlerimiz bitiyor.

Taşkent Doğu Havalimanından küçük bir uçakla Ürgenç’e (Cürcaniye) hareket ediyoruz. Yaklaşık 2.5  saatlik uçuş süresinin yarısı çöl üzerinde geçti. Uçak alçalınca Amu derya (Ceyhun) nehrinin ovadaki yayılışını, ekili dikili tarım alanlarını ve bulanık akan bir kanalı görüyoruz. Ürgenç havaalanından Hive şehrine geçiyoruz. Gezimize Hive şehri ile devam edeceğiz. Bir sonraki yazım. Harezm bölgesi ve Hive şehri hakkında olacak.  Sağlıkla kalın.

Not: Bu arada unutmayayım Özbekistan’ı gezen ve izlenimlerini Maarifinsesi.com’da yayınlayan yazar dostlarımız Prof. Dr. İdris Nebi Uysal ve Dr. Münir Tezcan arkadaşlarımızın makaleleri de okunmalı.

Temmuz 2026, Prof. Dr. Ömer AKBULUT

KAYNAK: https://www.maarifinsesi.com

KAYNAK KİNK:: https://www.maarifinsesi.com/islam-medeniyet-merkezi-muze-ve-ozbekistanda-uc-ronesans-aniti/