Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya

Kürtün Kabaktepe Şehitliği İçin Tarihî Adım, Tarihî Toplantı

Gümüşhane Valisi Cevdet Atay başkanlığında gerçekleştirilen Kürtün Kabaktepe Şehitliği Koordinasyon

Gümüşhane Valisi Cevdet Atay başkanlığında gerçekleştirilen Kürtün Kabaktepe Şehitliği Koordinasyon Toplantısı’nda, şehitliğin mevcut durumu ile bölgede yapılması planlanan çalışmalar değerlendirildi. Toplantı, Birinci Dünya Savaşı’nın Gümüşhane’deki en önemli mücadele alanlarından biri olan Kabaktepe’nin tarihî ve manevi değerinin gelecek nesillere aktarılması bakımından önemli bir başlangıç olarak değerlendiriliyor.

Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde bulunan ve Birinci Dünya Savaşı’nda Harşit Savunması’nın en kritik noktalarından biri olarak kabul edilen Kabaktepe Şehitliği için önemli bir koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi.

Gümüşhane Valiliği’nde düzenlenen toplantıya Vali Cevdet Atay başkanlık etti. Toplantıda Kabaktepe Şehitliği’nin mevcut durumu, bölgede yapılması planlanan çalışmalar, kurumlar arasında kurulacak koordinasyon ve bundan sonra izlenecek yol haritası ele alındı.

Toplantıya 3. Ordu Harekât Kurmay Yarbaşkanı Tuğgeneral Erhan Kılıçaslan, 17’nci Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Burak Yılmaz, vali yardımcıları ile Gümüşhane merkez ve Kürtün ilçesindeki ilgili kamu kurumlarının yöneticileri katıldı.

Toplantıda, şehitliğin tarihî ve manevi dokusunun korunması, ziyaret şartlarının iyileştirilmesi, bölgede bulunan savaş mevzilerinin tespit edilmesi ve Kabaktepe’nin kapsamlı bir tarih alanına dönüştürülmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

HARŞİT SAVUNMASININ EN KRİTİK NOKTALARINDAN BİRİ

Kabaktepe Şehitliği, Kürtün ilçesine bağlı Güvende Yaylası bölgesinde, deniz seviyesinden yaklaşık 2 bin 308 metre yükseklikte bulunuyor. Bölgenin coğrafi konumu, Kabaktepe’yi Birinci Dünya Savaşı yıllarında askerî açıdan son derece önemli ve stratejik bir hâkim nokta hâline getirdi.

Birinci Dünya Savaşı’nın Kafkas Cephesi’nde Rus kuvvetlerinin Doğu Karadeniz üzerinden batıya doğru ilerleyişini durdurmak amacıyla gerçekleştirilen Harşit Savunması’nın en önemli mücadele alanlarından biri de Kabaktepe oldu.

Harşit Savunması, ortaya konulan büyük mücadele ve fedakârlık nedeniyle resmî programlarda ve tarihî değerlendirmelerde “Kafkasların ve Karadeniz’in Çanakkale’si” olarak nitelendiriliyor. Kabaktepe ise bu büyük savunmanın kahramanlıkla abideleşen en önemli noktalarından biri olarak kabul ediliyor.

YÜZBAŞI MEHMET VE ALTI KAHRAMAN ASKER

Tarihî kaynaklara göre Yüzbaşı Tosyalı Mehmet Efendi komutasındaki yedi kişilik Türk birliği, Kabaktepe’de konuşlanan Rus kuvvetlerine karşı gece baskını düzenledi.

Rus karargâhına gerçekleştirilen bu harekât sırasında Yüzbaşı Mehmet Efendi ile beraberindeki altı kahraman asker şehit oldu. Ancak gerçekleştirilen baskın, Rus birliklerinin geri çekilmesine ve Harşit Savunması’nın seyrinin değişmesine önemli katkı sağladı.

ŞEHİTLİK, 2007 YILINDA BUGÜNKÜ HALİNE GETİRİLDİ

Kabaktepe Şehitliği, dönemin Gümüşhane Valisi Enver Salihoğlu’nun talimatı ile Kürtün İlçe Özel İdare Müdürü Mahir Küçük’ün özel takibi ile oluşturuldu. Kabristan ile şehitliğin yanında bulunan mescit 2007 yılında tamamlanarak 30 Ağustos 2007 tarihinde düzenlenen törenle hizmete açıldı.

Aradan geçen yaklaşık 19 yıllık sürede Kabaktepe Şehitliği, şehitlerin hatırasının yaşatılmasına, anma programlarının düzenlenmesine ve bölgenin tarihî öneminin kamuoyuna anlatılmasına hizmet etti.

HABERE YORUM / HASAN PİR

Gümüşhane Valisi Cevdet Atay başkanlığında bugün yapılan koordinasyon toplantısı, Kabaktepe Şehitliği’nin geleceği adına son derece önemli ve umut verici bir gelişmedir.

Çünkü Kabaktepe, yalnızca yedi kahraman askerimizin ebedî istirahatgâhı değildir. Kabaktepe; Birinci Dünya Savaşı’nın Kafkas Cephesi’nde verilen büyük mücadelenin, Harşit Savunması’nın, Gümüşhane halkının direnişinin ve Türk askerinin vatan uğruna gösterdiği fedakârlığın canlı şahididir.

Kabaktepe şehitliğini bizzat ziyaret eden Gümüşhaneli Hemşerimiz Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel Paşa’nın da konu ile bizzat yakından ilgilendiği biliniyor.

Kabaktepe Şehitliği ve çevresindeki savaş alanları, Çanakkale’deki şehitlikler ve tarihî alanlar örnek alınarak kapsamlı bir planlamayla ele alınmalıdır. Türkiye Yüzyılı’na yakışan, şehitlerimizin aziz hatırasına yaraşır ve ziyaretçilere tarihî hadiseleri doğru biçimde anlatacak büyük bir proje hazırlanmalıdır.

Kabaktepe için hazırlanacak projede peyzaj mimarları, şehir plancıları, sanat tarihçileri, askerî tarihçiler, mimarlar, arkeologlar ve alanında uzman teknik ekipler birlikte görev yapmalıdır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin arşiv uzmanları ile Birinci Dünya Savaşı, Kafkas Cephesi ve Harşit Savunması üzerine akademik eserler ortaya koymuş, bilim dünyasında kabul gören tarihçilerden oluşan bir bilim kurulu kurulmalıdır.

Son yıllarda bölgede yüzey taraması yaparak özellikle mevzilerin tespiti konusunda çalışmalar yapan Gümüşhaneli araştırmacıları da bu ekiplere dahil etmek gerekir. Bu kurul tarafından hazırlanacak rapor doğrultusunda şehitlerin kimlikleri, bölgede görev yapan birlikler, çatışmaların yaşandığı noktalar ve savaşın seyri mümkün olan en doğru bilgilerle ortaya çıkarılmalıdır.

Kabaktepe Şehitliği için yapılacak her çalışma, yalnızca Kürtün’e veya Gümüşhane’ye yapılmış bir yatırım olmayacaktır.

Bu çalışma, vatanı için canını feda eden şehitlerimize karşı milletimizin vefa borcunun yerine getirilmesi olacaktır.

Kabaktepe’nin tarihî kimliğine kavuşturulması; aynı zamanda Gümüşhane’nin tarih, kültür ve inanç turizmine büyük katkı sağlayacak, Harşit Savunması’nın ulusal düzeyde tanınmasının önünü açacaktır.

Vali Cevdet Atay başkanlığında gerçekleştirilen koordinasyon toplantısının, bilimsel araştırmaya dayanan, kurumların iş birliği içerisinde hareket ettiği ve aşamalı olarak hayata geçirilecek büyük bir projenin başlangıcı olmasını temenni ediyoruz. Çünkü milletler, şehitlerini ve tarihî mücadele alanlarını korudukları müddetçe güçlü kalırlar.

Kabaktepe, Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir şehitlik ve tarih alanına kavuşturulmalıdır. Bu, bir tercih değil; aziz şehitlerimize, tarihimize ve gelecek nesillerimize karşı taşıdığımız millî bir sorumluluktur.