Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya

Mevlüd ve Süleyman Çelebi

S. Vedat Karaarslan Arkeolog- Elektronik Müh. (MSc.) Yedi bölümden (bahr)

S. Vedat Karaarslan Arkeolog- Elektronik Müh. (MSc.)

Yedi bölümden (bahr) oluşan ve Vesîletü’n-Necât (Kurtuluş Vesilesi-Mevlüd) adıyla bilinen ve peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) in doğumundan vefat edene kadar hayatını anlatan Mevlüd-i Şerif, Bursa Ulu Cami baş imamı olan ve Bakara Suresi 185. ayetin yanlış tefsiri üzerine Süleyman Çelebi tarafından 1409 yılında yazılmıştı.

Bu yedi bölüm hamd ve dua ile başlayan Münâcat (Giriş), en ünlü ve büyük bir şevk ile söylenen Amine hatun Muhammed anesi ile başlayan ve doğumu müjdeleyen Velâdet, peygamberlik vasfının kazanıldığı Risâlet dönemi, cennet ve cehennem tanımlarını bulunduğu göğe yükseliş olarak Mi’rac, Mekke’den Medine’ye göçü anlatan Hicret, efendimizin Vefat etmesi (rıhlet) ve son olarak Ümmeti- Muhammed için Dua ile sona erer.

Velâdet bahrinde Hz. Muhammed’in doğum anının canlandırılışı; ayağa kalkış, kıbleye dönüp kıyâma geçiş, kadınların sırt ve bellerinin sıvazlanması, Amine Hatun’un sırtını sıvazlayan melekler gibi temsili doğum anının salât ve selâm cümleleriyle canlandırılışı Mevlüd’ün en görkemli sahnesi olarak bilinir.

Osmanlı padişahı Sultan I. Murat’ın vezirlerinden olan Ahmet Paşa’nın oğlu Süleyman Çelebi İslâm’ın beşinci en büyük mabedi [1] olarak bilinen 1396-1400 yılları arasında yapılan Bursa Ulu Camii’nin imamı olarak görev yapmaktaydı.

bursa ulucami: Ulucami'nin vav'ları

Ulu Camii Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezıd Han’ın 1396 yılında Niğbolu Zaferi sonrasında söz vermesi nedeniyle Bursa’da yapılmıştı. Bursa Ulu Camii ile özdeşleşen anne karnında cenin duruşu, kulun namazda secdede duruşu ve Allah’ın tekliğini bildiren ‘vâhid’ gibi bir vasfa sahip olan ‘vav’ harfi ile İslam dininde adeta bir sembol haline gelmişti. Yavuz Sultan Selim’in bizzat elleriyle temizleyerek camiye vakfettiği Kâbe’nin örtüsünün hâlâ görülebildiği ibadethane olarak büyük bir Allah’ın tekliğini simgeleyen ’vav’ harfinin de asılı olduğu camide Hızır Aleyhisselam’ın namaz kıldığına inanılır.

Timur’un 1402 yılında Çubuk ilçesinde Ankara Savaşı ile Yıldırım Bayezıd’ı esir aldığı fetret ve Mehdilik ve Mesihlik iddiasında bulunanların da kol gezdiği dönemde bütün bunlara karşı olarak Vesîletü’n-Necât adlı eseri yazan Süleyman Çelebi (1351-1422) Bursa Ulu Camii’de baş imamlık görevini yapmıştı. Çelebi adı ile bilinmesi O’nun ârif ve kâmil bir kişi olduğuna delil teşkil eder. Bu görevi yaparken camiye gelen yabancı bir vaizin Bakara Suresi 285. Ayeti üzerine söylediği yanlış sözleri üzerine Vesîletü’n-Necât adlı günümüze kadar ulaşan ve birçok başka versiyonları da bulunan Mevlüd’ü yazmıştı. Rebîülevvel ayının 12. Gecesi olan Doğum gecesi ilk kez 10. Yüzyılda Fatimiler zamanında kutlanmaya başlandıysa da Osmanlılar döneminde Mevlüd, 16. yüzyılda II. Selim zamanında kandil olarak resmen kutlanmaya başlanmıştı.

Kanuni zamanında saray geleneği haline gelen ve III. Murat zamanında ise resmi olarak kurulan ‘Mevlud alayları’ hangi camiide mevlüd okunacaksa başta padişah olmak üzere camiye kadar büyük bir merasimle gidilir ve kısa vaazlardan sonra Vesîletü’n-Necât okunurdu

Günümüzde peygamberimizin doğum geceleri yanında doğum, ölüm, sünnet, evlenme, askere gitme durumlarında da okunan Vesîletü’n-Necât diğer adıyla Mevlüd, 768 beyit ve on altı babdan oluşur.

Peygamber sevgisiyle günümüzde okunmakta olan Mevlüd’ü yazan Süleyman Çelebi, 1422 de vefat eder.

Kabri Bursa’da Çekirge yolunda, Eski Kaplıca yakınlarındaki Yoğurtlu Baba Zâviyesi önünde bulunan türbesi harap bir durumdayken 1952 yılında Bursa Eski Eserleri Sevenler Kurumu aracılığıyla onarılmıştır.

Allah rahmet eylesin.

ARKEOTEKNO

[1] Diğer mabedler Mescid-i Harâm (Mekke / Suudi Arabistan), Mescid-i Nebevî (Medine / Suudi Arabistan), Mescid-i Aksâ (Kudüs / Filistin) ve Emevî Camii (Şam / Suriye) dır.

[2] Bu yazının yazılmasında TDV yayınlarından yararlanılmıştır.

***

KAYNAK LİNK: https://www.arkeotekno.com/pg_919_mevlud-ve-suleyman-celebi